Nail Çiler
Nail Çiler ile ne zaman tanıştığımı tam hatırlamıyorum. Ama büyük ihtimalle çocukluk yıllarımda, Eski Çarşı’daki Gözde Kırtasiye’ye gidip geldiğimiz günlerde tanışmış olmalıyım. Yani bundan yaklaşık 35 yıl önce.
O yıllarda okul sezonu yaklaşınca herkesin yolu oraya düşerdi. Defter, kitap, kalem… Ne lazımsa oradan alınırdı. Yerde paket paket okul malzemeleri dururdu. İçerisi sürekli hareketliydi. Doğan abi vardı, minibüsleriyle kitap defter almaya gider gelirdi. O dönemin telaşı, emeği ve çalışma disiplini hâlâ aklımdadır.
Bir şeyi çok net hatırlıyorum: Nail Çiler o zaman da çalışıyordu. Hem de gece gündüz.
Sonra Eşrefbey tarafına taşındılar. Sadece adres değiştirmediler, vizyon değiştirdiler. Dükkanın ilk açıldığı günleri de hatırlıyorum. Eşi Sevgi Hanım da işin içindeydi. Hiç yalnız bırakmadı. Hâlâ da bırakmaz. Başarı hikâyelerinde çoğu zaman görünmeyen emekler vardır; bazen en büyük destek, vitrinde değil arka plandadır.
Sonra işi daha da büyüttüler, plazaya taşıdılar. Benim ilk hatırladığım günden bugüne kadar Nail Çiler’i hiç boş dururken görmedim. Hiç aktif olmadığı bir güne denk gelmedim.
Ticaret hayatındaki yükselişini, Gebze Ticaret Odası süreci izledi. Uzun yıllar İbrahim amcanın yardımcılığını yaptı. Sonra belli ki kalıplar dar gelmeye başladı. Başkanlığa aday oldu ve kazandı. Aslında isminin Gebze genelinde daha güçlü duyulması da o dönemden sonra başladı.
Ticaret Odası onun zamanında daha popüler hale geldi. Daha görünür oldu. Daha çok konuşuldu. Ayrıca oda yönetiminde Gebze esnafının daha fazla yer bulduğu bir dönem yaşandı. Öncesinde sanayici ağırlığı daha fazlaydı. Bunun iyi mi kötü mü olduğu tartışılır. Ben o kısmına girmem. Bana göre her şeyde denge olmalı. Bir taraf fazla ağır basarsa, diğer taraf kendini dışarıda hisseder.
Konumuz da zaten bu değil.
2009’dan 2023’e, milletvekili olana kadar çalışma temposunu hiç kaybetmedi. Hatta bazı dönemlerde belediye başkanlarından daha popülerdi desem abartmış olmam. Çünkü Gebze büyük bir şehir gibi görünse de aslında küçük bir yerdir. Çoğu kişi birbirini tanır. Kim ne yapıyor, kim nasıl yaşıyor, kim çalışıyor, kim sadece konuşuyor… Bunlar bilinir.
Oda seçimleri de onun döneminde kıyasıya rekabet içinde geçti. Gençlerden yükselen isimler oldu. Sonra neden vazgeçtiler, neden araları açıldı bilmiyorum. Kadrolar değişti. Açıkçası bazı insanların bu kadar hırslanmasını da anlamam. Bana göre çok önemli değil. Ama demek ki bazıları kendini orada mutlu hissediyor. Saygı duyarım. Sonuçta o kurumları da birileri yönetecek.
Yazıyı yazarken aklıma bir anı da geldi.
Bir gün rahmetli Görkem ile Galatasaray-Beşiktaş maçı çıkışı karakola götürülmüştük. Gece 3’e kadar Bomonti Karakolu’nda bekledik. Sonra Fırıncı Kenan ile gelip bizi çıkardılar, sağ olsunlar. Meğer o saate kadar seçim listesi çalışıyorlarmış. Yoksa daha erken de gelebilirlerdi. Biz de boşuna saatlerce beklemiş olduk.
Anlatmak istediğim şey şu:
Nail Çiler’i kim sever, kim sevmez bilmiyorum. Ama ben seviyorum.
Ve ne yaparsa yapsın başarılı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bazı insanlar başarıyı makamdan değil, karakterinden alır.
Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Gebze için yaptığı konuşmaları dinliyorum. İl olması için verdiği mücadeleyi görüyorum. Bu şehrin meselelerini gündeme taşımasını önemsiyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi iktidara gelir mi bilmiyorum. Gelirse kendisine bakanlık yakışır diye düşünüyorum. Ama benim gözümde gelecekteki en güçlü rolü başka olabilir: Gebze Belediye Başkanlığı.
Çünkü bugün daha iyisini göremiyorum.
Nail Çiler’in yönettiği bir Gebze’nin bugünkünden daha vizyoner, daha akılcı ve daha planlı yönetileceğine inanıyorum.
Düşünsenize… 1994’ten beri ağırlıklı olarak sağ ve muhafazakâr partiler tarafından yönetilen bir şehirde yaşıyoruz. Bir damla yağmur yağınca sokakları su basıyor. Şehirleşme sorunlu. Plansızlık hissediliyor. İnsanlar memnun değil.
Altyapıdan başlanmalı. Kalıcı sorunlar çözülmeli. Yeni imar planlarıyla kasvetli görüntü değişmeli. Az da olsa kalan tarihi alanlar restore edilmeli. Yeni modern merkezler kurulmalı. Festivaller yapılmalı. İnsanlar yaşadığı şehirle gurur duymalı.
Ben Nail Çiler’e güveniyorum.
Ve gelecekte kendisinden bu şehrin daha fazla faydalanması gerektiğini düşünüyorum.