Yeni Ekonomik Program
İnanılmaz günlerden geçiyoruz.
Kırk yıllık, elli yıllık firmalar birer birer ya batıyor ya iflas ediyor ya da konkordato ilan ediyor. Bunlar sıradan işletmeler değil; yarın elinizde para olsa yeniden kuramayacağınız, yılların emeğiyle büyümüş dev firmalar.
Sadece yerli firmalar da değil. Uzun yıllardır bu ülkede üretim yapan yabancı firmalar da artık yatırımlarını çekme kararı alıyor. Yani ülkenin yıllar içinde biriktirdiği imalat gücü, büyük bir hızla eriyor.
Bunun sonucunda ne olacak?
Elbette işsizlik artacak. Üretim azalacak. Yan sanayi daralacak. Tedarik zincirleri bozulacak. Piyasada güven daha da zayıflayacak.
Bütün bunlar tesadüf değil. Bugün yaşadıklarımız, uygulanan ekonomi politikalarının doğal sonucudur.
Elbette bir şeyleri düzeltmek için bazı şeylerden vazgeçmek gerekebilir. Enflasyonu düşürmek, bütçeyi toparlamak, piyasayı dengelemek kolay işler değildir. Fakat bazı sorunlar sadece faizle, kurla, vergiyle, krediyle çözülemez.
Çünkü mesele sadece ekonomi meselesi değildir.
Güven meselesidir. Hukuk meselesidir. Öngörülebilirlik meselesidir. Üretime verilen değer meselesidir. Devletin, sanayicinin, esnafın ve vatandaşın geleceğe aynı pencereden bakıp bakamadığı meselesidir.
Ben kişisel olarak ekonomide kalıcı bir düzelme beklemiyorum. Çünkü kalıcı bir düzelme için sadece rakamların değil, yönetim sisteminin de değişmesi gerektiğini düşünüyorum.
Seçimler ne gösterir bilinmez.
Bana göre Türkiye’nin topyekûn bir değişime ihtiyacı var.