Gebze Ticaret Odası
Gebze Ticaret Odası seçimleri yaklaştıkça adaylar da yavaş yavaş netleşmeye başladı. Çarşamba günü, Oğuz Şerifalioğlu'nun aday tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Aynı saatlerde tesadüfen toplantının yapıldığı otelin önünden geçtim. İçeride nasıl bir atmosfer vardı bilmiyorum, ancak dışarıdaki yoğun araç trafiği ve kalabalık dikkatimi çekti. Açıkçası bu kadar yoğun katılımlı bir organizasyon beklemiyordum.
Oğuz Şerifalioğlu'nu, uzun yıllardır Ticaret Odası'nın çeşitli kademelerinde görev yapmış, kurumun işleyişini bilen ve tecrübe sahibi bir isim olarak tanıyorum. Kendisiyle sadece bir kez sohbet etme fırsatım oldu. Çok yakından tanıdığımı söyleyemem, ancak etrafında topladığı kalabalık ve oluşturduğu heyecanın göz ardı edilemeyecek bir tablo ortaya koyduğu da bir gerçek.
Mevcut Başkan Abdurrahman Aslantaş'ın ismini ise başkan seçilmeden önce çok duymamıştım. Daha sonra, elektrik taahhüt işleri yapan bir mühendis olarak başarılı çalışmalara imza attığını öğrendim. Kendisi de başkan olmadan önce uzun yıllar Ticaret Odası'nın çeşitli görevlerinde bulunmuş bir isim. Görünen o ki başkanlık görevini sevmiş ve bir dönem daha üyelerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Aslında burada kişilerden bağımsız olarak bir yönetim anlayışını konuşmak gerekiyor.
Ben, herhangi bir kurumda başkanların çok başarısız olmadıkları sürece en fazla iki dönem görev yapmaları gerektiğini düşünüyorum. Birinci dönem; kurumu, sistemi ve sorunları öğrenme dönemi olmalıdır. İkinci dönem ise edinilen tecrübeyi kalıcı hizmetlere dönüştürme, kurumu geliştirme ve kendisinden sonra göreve gelecek yöneticilere daha güçlü bir yapı bırakma dönemi olmalıdır.
Çünkü kurumlar kişilerden büyüktür. Asıl başarı, koltuğa uzun yıllar oturmak değil; görev süresi sonunda daha güçlü, daha kurumsal ve daha vizyoner bir yapı bırakabilmektir.
Önümüzdeki süreçte Gebze iş dünyasının nasıl bir tercih yapacağını hep birlikte göreceğiz. Ancak kim kazanırsa kazansın, beklenti nettir: Daha fazla proje, daha fazla temsil gücü ve Gebze'nin ekonomik potansiyelini daha ileriye taşıyacak bir vizyon.
Kimin kazanacağından bağımsız olarak benim nacizane tavsiyem ise şudur; yapay zekâ ve veri merkezleri konusunu sürekli gündemde tutsunlar ve bu alandaki yatırımları teşvik etsinler.
Dünya yeni bir sanayi devriminin eşiğinde. Nasıl ki bir dönem demiryolları, limanlar ve organize sanayi bölgeleri ülkelerin kaderini değiştirdiyse, önümüzdeki dönemde de yapay zekâ ve veri merkezleri ülkelerin ve şehirlerin rekabet gücünü belirleyecek.
Ülkemiz ne yazık ki birçok alanda olduğu gibi bu konuda da geç kalmış durumda. Ancak hâlâ vaktimiz var. Gebze; sanayisi, lojistik gücü, enerji altyapısı ve yetişmiş insan kaynağıyla bu dönüşümün merkezlerinden biri olabilir.
Yeter ki bugünün seçimlerini değil, yarının dünyasını konuşabilelim.