Tuncer Altunbulak

Tuncer Altunbulak

HUZURSUZ İSYANKARLAR

HUZURSUZ İSYANKARLAR

Hiçbir insan yeryüzüne ressam yazar filozof ya da şair Ozan olarak doğmuyor içine doğduğu hayatın hengamesi kimini şair kimini yazar kimini Ozan kimini de ressam haline getiriyor hayat dediğimiz şey bugüne kadar tam olarak ne olduğu bilinmişte değil yani sıkıntılarımızı sanat ve edebiyat dediğimiz duygularla dışa vuruyoruz sanatın özünde yoksulluk acı büyük dertler doğayla olan çelişkilerimiz vardır kimimiz farkında olmasak da hayat dediğimiz şey kumarcıların iskambil kağıtlarını karıştırıp masaya serdiği gibi hayat da biz insanları birbirimize karıştırıp harmanlayıp yeryüzüne serpiştiriyor yazar fleubertin hayatta nelerin yaşandığını anlatan bir öyküsü var bu öyküde bir cüzamlı sağlıklı birinin aynı yatakta yatıp sağlıklı olanın cüzamlıyı ısıtmak için ona sıkıca sarıldığını anlatır öyküyü okuyunca önce irkilmiş sonrada o sağlıklı adama özenmiştim işte iyi insan dediğimiz bunun gibi insanlar olmalı diye düşünmüştüm hayatta kötü şeyler yaşanıyor ama böyle güzel şeyler de yaşanıyor içerik yönünden müthiş bir öyküdür hayata farklı bir bakış açısı getiriyor bu tür öykülere romanlara sanat eseri deniyor yani sanat eseri hayata yeni bir yorum ve yeni bir bakış açısı getiriyorsa sanat eseri olarak kabul ediliyor sokaklarda görürüz kalabalığın içinden kadının biri feryat ederek yanındaki adamı göstererek bu adam bana hakaret etti yılışmışım yaptı diye saçını başını yolar ağlar sızlar çevresindeki insanlar ya da başka bir yerde bu olayı anlattığı insanlar bu kadının davranışlarından etkileniyorsa o kadının davranışları yaptıkları sanat eserine uyar diye düşünürüz buna gerçeklik deniyor işte büyük yazarların romanlarında anlattıkları bu gerçeklikten dolayı sanat eseri kabul ediliyor mesela ünlü yazar stefan zweigin satranç isimli kitabını okurken kendimi satranç oyuncusu gibi hissederim eserdeki oyuncuların heyecanını bende onlarla yaşarım müthiş bir eserdir bu işte Van goghun büyük bir ressam ya da Tolstoy’un Dostoyevski’nin büyük bir yazar Beethoven’in büyük bir bestekar olmasının altında yatan ve bu eserlerin dünya insanını etkilemesinin özünde sanat eserleri olması vardır bu büyük insanları bu hale getiren yaşamın içindeki çektikleri büyük acılar sıkıntılar ve yoksulluklardır yazdıkları eserler yoluyla da yaşadıklarını dışarı vururlar köroğlunu ortaya çıkaran Bolu beyinin zalimliğidir mecnunu delirten sevgili okurlarım ne sizsiniz ne de benim dünyanın en çirkin kadınlarından biri olan Leyladır . Bir zamanlar İbrahim Tatlıses Urfa’da üniversite vardı da biz mi okumadık diyerek devlete isyan etmişti içindeki yoksunluğu bu sözlerle dışarı vurmuştu sistem Tatlısesi içine alarak söylediği sözleri kısırlaştırdı benim tımarhaneye düşmemin nedenlerinden biri ne yazık ki eşimin babasıdır beni aşağılaması kendine sık sık bana kendine bakmadan benim kızımı nasıl istersin nerde görülmüş böyle bir adaletsizlik tam yedi yıl süründürdü beni cahil insanlar için kibir tatminden de öte başka bir şeydir hiçbir yara kibrin yarası kadar acı vermez insana sonunda eşimin babasının kibrini yendim yerle bir ettim onu ve sonunda kızını aldım işte şimdi o günlerdeki aşağılanmalarımı yazarak dışa vurup rahatlamaya çalışıyorum aşkta huzur var mı derseniz yoktur sözünü ettiğim o büyük edebiyat ve sanat insanlarının birçoğu da aşk yüzünden büyük romanlar yazmış besteler ortaya çıkarmışlardır aşk olmasaydı bugünkü söylediğimiz şarkılar türküler olmazdı hayatta çekilmez bir hal alırdı bir akrabam sevdiği adamla evlenmişti evliliklerinden bir süre sonra ne yazık ki adam öldü eşine üzülmeyen hanımına annem çok kızmış neden öyle davrandığını sorunca o da ben o adamın çatık kaşlarından buruşmuş yüzünden ve aşağılayıcı sözlerinden başka bir şey görmedim demiş kendini savunmuştu uzmanlar Mikalenjelonun eserlerinde kötülükten kurtulmaya çalışan endişeli sıkıntılı ve isyankar köleler gördüklerini söylerler demek ki üstad içindeki acıları ve sıkıntıları böyle dışarı vuruyormuş kim bilir hayat ona ne kadar büyük acılar ve yoksunluklar yaşatmıştır bir şair yuvasını dağıttığı fareye minik korkak titrek farecik senden çok özür dilerim nolur affet beni çok mutsuzum büyük azap çekiyorum diye yalvarır şiirinde .

Bu yazı toplam 14346 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tuncer Altunbulak Arşivi