1. YAZARLAR

  2. Tuncer Altunbulak

  3. BEN DELİ MİYİM 4
Tuncer Altunbulak

Tuncer Altunbulak

Yazarın Tüm Yazıları >

BEN DELİ MİYİM 4

A+A-

Bizim köye zaman zaman herkesin deli olarak bildiği birisi gelirdi. Bütün çevre köyleri dolaşırdı, köylüler onu çok severdiler. Gittiği her köy onu yedirir, içirir, giydirirdi ve misafir ederdiler.

Onunla ilk kez muhtarın evinde karşılaşmıştım, onunla konuşurken içeri bir köylü girdi. Deliyi görünce  bu delinin ne işi var burada, muhtar akılıları bıraktın şimdi delilerle mi iş yapıyorsun? Muhtar çok kızdı  ona bu deli senden çok daha akıllıdır.

Deliye hadi bize İstanbul’un alınışını anlat köyü o ne anlar İstanbul’dan muhtar o zaman sen anlat adam yere baktı baktı işim gücüm var dedi çekti gitti. Deli bize önce İstanbul’un alınışını sonrada kurtuluş savaşını bir güzel anlattı o anlatırken inanın Fatih Sultan Mehmet’i yanımda otururken hissettim müthiş bir anlatım üslubu vardı.

İnsanları birbirlerinden gösteren ölçü zekaları iyi olan iyi insan olmak zekamızı güzel işler için kullanmaktır. Bütün deliler zekalarını insanlığın gelişmesi için kullanmışlardır. Orta çağda, Avrupa da  halktan insanlar ruhsal hastalıkları günahların bedeli yada şeytan işi olduğuna inanırmışlar.

Mesela Mısırlılar deliliğin kalpten geldiğine, Babiller karaciğerden ve kötü hava şartlarından geldiğine inanırmışlar. Asırlar sonra bu konuda en sağlıklı bilgileri ünlü Psikoanalist Freud veriyor.

Freud aklını ve vücudunu bu konu için kullanıyor ve zamanının büyük bir bölümünü bu konu için kullanıyor. Kendi çocukluğunu şekillendiren koşulları araştırıyor. Benim en önemli hastalarımda biri benim der Freud. Yeniden köyün delisine dönersek adam büyük bir aşk yaşamış  ve bu yüzden delirmiş  bir daha bana insanlar sevmeyi bilmiyorlar, her şeyden önce kendimizi sevmeyi öğrenmeliyiz ondan sonra ancak başkalarını sevebiliriz. Hepimizin başka insanlara ihtiyacımız var onları sevmemizin en çok faydası  bize olur zaten sevmek ve sevilmek herkese iyi gelir. Kırk yılımın ezberini deliliğim bozdu hem de bir günde o gün bir pazar günüydü çünkü hiç unutmam yanı unutamam ben otuz yıl boyunca insan yerine konulmak, sözü dinlenir olmak otuz yıl boyunca bende varım, beni de görün sevin ve dinleyin diye mücadele verdim.

Yirmi yıl boyunca da bunları yazıyorum. Bu durum duygusal zekamı geliştirdi, dünyada en çok neyi merak ediyorsun diye sorsalar kendimi, beynimi gerçekten beynimin nasıl çalıştığını çok merak ediyorum.

Yine köye bizim deliye dönelim, bir gün yine çok önemli bir şey oldu deli köyden kazaya giden minibüste her zaman köyün ağasının oturduğu şoförün yanındaki koltuğa oturmuştu. Ağa onu orada görünce çok sinirlendi, kolundan tutup en olan bu arabadan deyince deli çok kızdı. Ağaya burası senin babanın malımı bundan sonra buraya ben oturacağım ve sen sesini hiç çıkaramayacaksın. Ağa nasıl sindi görmeliydiniz    delileri sevmeyenlerde var tabi mesela ünlü İngiliz yazar Virgini ya volf, aksiliğe bakın kendisi de delirmiş  Rusya’nın büyük yazarı Gogol bir delinin hatıra defteri isimli eserini yazarken delirdi o da Niçe de böyle buyurdu zerdüşü yazarken delirmiştir.

Bu insanların delirmelerinde en öneli şeylerin başında yaşadıkları çağların ötelerini görmeleridir, mağaradan insanlığı bu günkü medeniyet çağına getiren delilerdir.

Bu yazı toplam 5317 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.