Ahmet Rıdvan

Ahmet Rıdvan

ÇÖP

ÇÖP

Bugün ne siyasetten bahsedeceğim ne de ekonomiden. Çünkü bunların hiçbirinin anlamı kalmayacak bir sorunla karşı karşıyayız.

Bu yazıyı okuyan herkese tek bir sorum var:

Çevreyi neden kirletiyorsunuz?

Denize gidiyorsunuz, pikniğe gidiyorsunuz, marketten sakız alıyorsunuz... Ayrılırken arkanızda çöp bırakıyorsunuz.

Gerçekten neden?

Evinizin salonunun ortasına kasaptan aldığınız etin kabını atıyor musunuz? İçtiğiniz suyun pet şişesini koltuğun kenarına bırakıyor musunuz? Sigaranızın izmaritini mutfağın zeminine fırlatıyor musunuz?

Hayır.

Peki bunu doğaya neden yapıyorsunuz?

Gittiğiniz piknik alanlarında, sahillerde ve ormanlarda pet şişeler, izmaritler, poşetler, çekirdek kabukları ve aklınıza gelebilecek her türlü atık var. Bunların hiçbiri gökten yağmıyor. Birileri atıyor.

Belki siz atmıyorsunuz. O zaman size ikinci sorum var:

Atanlara neden ses çıkarmıyorsunuz?

Bir arkadaşınız yere çöp attığında neden "Onu alır mısın?" diyemiyoruz? Çocuğumuzun bunu yapmasına neden izin veriyoruz? Çevreyi kirletmeyi neden normal bir davranış gibi görüyoruz?

Doğaya bırakılan her çöp, aslında kendi yaşam alanımıza gösterdiğimiz saygının da bir göstergesidir. Kirlettiğimiz yer başkasının değil, hepimizin evi.

İnsan evini kirletir mi?

Bu artık cehalet meselesi de değil. Çünkü doğaya saygının diploma ile, eğitim seviyesiyle ya da ekonomik durumla ilgisi yok. Bu, karakter meselesi.

Acı ama gerçek...

Kötüyüz biz.

İyi değiliz.

Saygısızız.

Duyarsızız.

Ve işin en acı tarafı, artık sadece doğaya değil, kendimize de saygımızı kaybetmeye başlamışız.

Yere attığımız her çöp, aslında toprağı değil, karakterimizi kirletiyor.

Bu işe acil çözüm bulunması lazım. Toplumun her vatandaşının duyarlı olması lazım.

İşsizlik var diyoruz. Alın size yeni bir iş gücü piyasası. Pet şişeler için geri kazanım makineleri kurulması gibi. Her yere geri dönüşüm makineleri kurulsun. Toplayıp getiren para kazansın. Zaten dünya çöplüğe döndü ve geri kazanım artık bir tercih değil, şart. O zaman hem atıkları ekonomiye kazandıralım hem de doğayı temizleyelim.

Kirletenleri de uyaralım, gerekirse içeride yatıralım.

Doğayı kirleten iki sene yatar kardeşim, ona göre hareket et. Ertelemesi de affı da olmasın. Kredi puanın düşsün. Bankadan kredi de çekeme. İki sene yatmak istemezsen, iki sene çöpçü olarak çalışacaksın.

Ya kırk satır ya kırk katır.

Sen seç.

Doğaya karşı işlenen suçlar affedilemez.

Bu yazı toplam 90 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
Ahmet Rıdvan Arşivi