Tuncer Altunbulak

Tuncer Altunbulak

SES SESE KARŞI

SES SESE KARŞI

Ömür her canlıya biçilen bir yaşam süresidir doğduktan bi ay sonra hatta bir gün sonra ölenler var elbette yüz yıldan fazla yaşayanlar da var çoğumuz sadece bir gün yaşayan kelebekleri biliriz mesela kırmızı sinekler yirmi sekiz gün yaşıyorlar bu sineklerin erkekleri çiftleştikten  hemen sonra ölüyorlar bir de deprem su baskını doğal olaylar gibi öldüren yıkımlar var bu tür ölümlerin genel bir çoğunluğu kesinlikle tedbirsizliktir Yaşamak çok önemli hiç kimse ölmek istemez ama sonuçta hayatın içinde bir de ölüm gibi bir gerçeklik var yaşadığımız depremde göçük altında kalan insanların yaşamak için verdikleri o saygıdeğer onurlu mücadeleye ülkece şahit olduk bu insanların iradelerine sabırlarına saygı duymaktan başka hiçbir şey gelmez elimizden elbette bir de bu insanları kurtarmak için hayatlarını hiçe sayarak mücadele veren insanların saygıdeğer davranışlarını gördük bu da bizi halk olarak müthiş sevindirdi onların önünde bir insan olarak saygıyla eğiliyorum insanlık belki zaman zaman zaafiyet gösterir ama asla ölmez bu tür güzel insanlar yok oldukları zaman insanlık da yok olur zaten elbette ki iyilerin karşısında kötüler de var bu depremde o kötüleri yine ülke olarak gördük bu insanlığın tabiatında var kötülük ede ede kimi insanların vicdanları ve onurları katılaşıyor zamanla hiçbir şeye acı duymaz oluyorlar çünkü kalpleri ve duyarlılıkları yok oluyor bu zalimler bu depremde en acı feryatları bile duyamadılar iyilikler ve kötülükler ayrılmaz iki ikiz kardeş gibidir yaşamda her şeyin bir zıddı ve karşıtı vardır mesela ölüm hayatın zıddı olduğu gibi doğumun da karşıtıdır her doğan ölüyor sevgili okurlar bir de eğitimsizlik yoksulluk ve yoksunluk var yaşadığımız bu depremde bunu da halk olarak gördük bu deprem kesinlikle eğitimsizliğimizin ve duyarsızlığımızın bir sonucudur Ozan mahsuni Şerif bir türküsünde “yoksulun sırtından doyan doyana bunu gören canlar nasıl dayana yiğit muhtaç olmuş kuru soğana “ diyerek yoksulluk ve eğitimsizlik yüzünden başımıza gelecekleri söylüyor ne diyebilirim ki ah benim güzel ülkem ve ülkemin güzel insanları , vicdanım kalbim ruhum ve merhametim güzle ülkem içim yanıyor eğitimsizlik yıktı seni çaresizlik ağlattı seni sevgili güzel ülkem bu güne kadar başına ne kadar kötülük geldiyse hepsi eğitimsizlik ve duyarsızlık yüzünden geldi bir şair seni ne güzel anlatıyor cep delik cepken delik kol delik mintan delik yen delik kaftan delik kevgir misin be kardeşlik demiş Orhan pamuk da doğunun yoksulluğu batının yoksulluğuna benzemez diyor bunu anlamak için yine ünlü yazar Steinbeckin yapıtlarını okumak lazım doğunun yoksulluğunu anlamak istiyorsanız Yaşar Kemal Orhan Kemal ve Sait Faik’in eserlerini okuyun ünlü filozof Hesidos insan çalışmak için de eğitim için de insanlaşır ve birey olur der insanlaşmak için filozof eğitimi bir ölçü olarak koymuştur çünkü eğitim neden çalıştığımızı emeğimizin karşılığını alıp almadığımızı alamıyorsak neden alamadığımızı bilmemizi sağlar bu deprem yepyeni bir ülke çıkardı ortaya bunu ülke olarak gördük birbirini seven birbirine saygı duyan birbiriyle varını yoğunu paylaşan güzel bir ülke çıkardı eski Türkiye’ye göre hesap kitap yapanlar herkes görecek hüsrana uğrayacaklardır ülkemin saygıdeğer insanları eskisine göre çok daha birleşti herkes birbirini olduğu gibi kabul etti bir tek eksikliğimiz vardı o da örgütlülüktü onu da bu depremde başardık tasa da acı da duygu da birlik beraberlik toplumlara zor günlerde nefes aldırır gelecek kuşakların yani gelecek gençliğin ne kadar duyarlı olduğunu kumbaralarını boşaltıp küçük el paralarını karne paralarını depremdeki insanlara gönderdiklerinde gösterdiler işte bu yüzden de çok sevinçliyim 

Bu yazı toplam 8324 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tuncer Altunbulak Arşivi