Tuncer Altunbulak

Tuncer Altunbulak

MAZİ KALBİMDE YARADIR

MAZİ KALBİMDE YARADIR

Nasrettin hocaya eskimiş ayları ne yaparlardı diye soranlara kırpar kırpar Yıldız yaparlardı derlermiş geçmiş ayların yolların hesabını kitabını yapmak çok zor hatta imkansızdır ama geçmişte hayatımızı değiştiren ruhumuzu yaralayan ve hiç unutamayacağımız günler aylar olmuştur bunların hesabını kitabını tutarız ve asla da unutmayız mesela ilk aşık olduğumuz günü yılı hatta o ayı çoğumuz biliriz önemli bir hastalık yaşamışsak onu da biliriz evlenmiş ayrılmışsak aşağılanmışsak terkedilmişsek yani bu gibi içimizi burkan hayatımızda iz bırakan şeyleri unutamayız günlük tutanların nedeni de budur geçmiş yıllar halkların hayatında tarih olur bireylerin hayatında yaşananlara mazi denir bu yüzden geçmişi anarken mazi kalbimde yaradır diyoruz tıp dilinde bu tür hadiselere bastırılmış duygular denir mesela yaşamımızın özünü oluşturan cinsel eylemlerimizi bastırma gizleme üstünü örtme gibi farklı farklı yöntemleri kullanırız bu sorun hemen hemen çoğu insanın kalbinde yaradır çocukluğumuz gibi bu sorunu da doğasına uygun yaşamamışsak hayatımızın bir döneminde mutlaka karşımıza çıkar ve geleceğimizi etkiler yani cinsellik sorunu ruhumuzda cerahatlenmiş patlamaya hazır bir yaradır bu konunun çok önemli sebepleri vardır ne yazık ki ülkemizde de bu sorun bıçak sırtı sorunlarımızdan biridir bu konuyu dünyada ilk defa Viyanalı doktor Freud tartışmaya açmış ve sorunun nasıl giderileceğini anlatmış ve sorunu analiz etmiştir sevgili okurlar işte geçmişe bu yüzden mazi diyoruz bunun dışında geçmişte yüreğimizi dağlayan içimizi burkan yüzlerce sorun yaşamışızdır unuttuğumuzu sanmışızdır ama asla bu tür sorunları unutamayız bir taraftan bugünümüzü yaşarken diğer taraftan da geçmişimizi yaşarız tıp dilinde bilinçaltı dedikleri sorun bu tür sorunlardır bu karmaşık olayı yaşasa da kimi insan fark edemez benim unuttuğumu sandığım bu tür ve daha başka başka yaşadığım sorunlar kırk yaşıma geldiğimde karşıma çıktı ve feleğimi şaşırttı soluğu tımarhanede aldım bu yüzden genellikle bu tür konuları yazmaya çalışıyorum her devirde insan ruhuna musallat olan bu tür hastalıklar olur yirminci yüzyılın en önemli hastalığı bu tür sorunların ortaya çıkardığı can sıkıntısı kişilik bölünmesi paranoya ve şizofreni gibi hastalıklardır bir arkadaşıma okuması için Oğuz atayın tutunamayanlar isimli romanını vermiştim geri verirken tamamını okuyamadım neden dedim kitap değil resmen bir tımarhane dedi bir sürü deli insanı bir araya getirmiş yazarın bence tedavi görmesi gerekir yazarın öldüğünü söyleyince biraz şaşırdı bu roman Dostoyevski’nin romanlarını okurken çektiğimiz acıları çektiğimiz bir romandır ama insanın kendisini tanıması için okuması gereken çok önemi bir romandır bu romanı okuduğunuz zaman geçmişte yaşadığımız hayatımızda iz bırakan şeyleri kesinlikle hatırlarız romanı yazanın da amacı budur zaten bu tür şeyleri içinizde ne kadar saklarsanız saklayın ya da üstünü örtün uygun zaman bulduklarında mutlaka ortaya çıkacaklardır geçmişimizden asla kurtulamayız bu tür sorunlarımızı görmezden gelmek yerine üstüne gitme ve içine girmeyi göze almalıyız bilginlerin aydınların görevi en başta bu tür sorunları halkla paylaşmaktır elbette ki bu konuda en etkili etken eğitimdir eğitimcilerin bu konularla yeterince ilgilenmediklerini hatta genel çoğunluğunun bu konuda yeterli bilgisinin olmadıklarını biliyorum eğitim okur yazar oranının yüksek olmasıyla iyi olduğu anlamına gelmez özgür ve özgürlük içinde bilimi rehber alan bir eğitim sisteminiz yoksa sözünü ettiğim sorunları özüne uygun yaşamayı asla okullarda öğrenmezsiniz her konuda yetişmiş insan istiyoruz ya eğer bu tür konularda da yetişmiş insan istiyorsak mutlu ,ileriyi gören ,sorunların altında ezilmiş olmak istemiyorsak mutlaka bugünkü eğitim sistemimizi değiştirmemiz gerekir sevgili dostlar haksızlıklara uğrama itilmişlik kakılmışlık gibi sorunlarımız her yerde karşımıza çıkar karşımıza çıkan bu sorunları başka insanlara güvendiğimiz dostlarımıza anlatmamız gerekir bunları anlatmaktan asla kaçınmayalım toplumumuz ne yazık ki asırlarca bu tür sorunları gözü kapalı yaşadı ve büyük acılar çekti son birkaç yıldır insanlar sorunlarını gidip psikologlara psikiyatrlara anlatıyorlar bu çok önemli bir şeydir

Bu yazı toplam 7808 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tuncer Altunbulak Arşivi