1. YAZARLAR

  2. Dilek ALP

  3. KENT SERİSİ 10: RUHU OLGUNLAŞMIŞ ŞEHİRLER
Dilek ALP

Dilek ALP

Yazarın Tüm Yazıları >

KENT SERİSİ 10: RUHU OLGUNLAŞMIŞ ŞEHİRLER

A+A-

“İnsan ilerde utanmamalı, yaptıklarından.”
Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz

*

Bir kentin, oraya kalbini bırakmış bir kişi ile birlikte anılması ne güzeldir. Kent halkı tarafından benimsenmiş olması, kente ziyarete gelmiş olan misafirlere o kişi ile ilgili bilgi verme heyecanı… Pansiyon sahibesinin kitaplığından o yazara ait bir kitap çıkartarak, “muhakkak okuyun ama” telkinleri… “nereyi gezebilirim” dendiğinde, ilk adres olarak akla gelmesi…

Seviyorum küçük, zorlamasız ama ruhu olgunlaşmış kentleri. Kastamonu’nun Cide İlçesi’nden bahsediyorum. Yaklaşık 23 bin nüfuslu tatlı bir sahil kenti. İklim ve coğrafi özellikleri ile tipik bir Batı Karadeniz yerleşimi.

Benim için doğal güzellikleri, yeşil+mavi+tarih üçlemesinin yanında, yakın çevresinde bulunan nefes kesici koyları ile akılda tutulması gereken bir kent. Her şeyin üzerine bir de Rıfat Ilgaz eklenince, Cide tamamlanıyor zihnimde. Sosyal medyada takip ettiğim nadir kentlerden biri. Her gün düzenli paylaştıkları kent ve doğal güzellikleri ile beni kendilerine bağladılar.

Kişisel eşyaları, çalışma masası, kitaplığı, fotoğraf ve giysileri, aldığı notlar 2007’den itibaren müze olarak hizmet veren ve aynı zamanda yaşadığı ev olan Rıfat Ilgaz Kültür ve Sanat Evi’nde sergilenmeye devam ediyor. Bence evin sadeliği o dönemin ruhunu çok güzel yansıtmış. Huzur veren atmosferi belki Ilgaz’ın ruhunun oralarda olduğunu düşündüğüm için olabilir. Konusunda bilgili, güler yüzlü ve nazik bir görevli, tüm samimiyeti ile ziyaretçilerle ilgilenerek Rıfat Ilgaz’ın hayatına dair bilinmeyen sayısız detayı paylaşıyor müzede. Her ayrılan ziyaretçiyi “tekrar bekleriz” diyerek uğurlayan tatlı bir genç… Detaylara önem veren bir belediyeci gözüyle inceleyince çok hoş bir tavır… Belli ki severek yapıyor işini. Bahçesi pırıl pırıl, sokak korkuluk demirlerinin üzerinde dahi toz yok, bitkiler bakımlı, caddede afiş asılan cam vitrinler tertemiz… Belediye başkanını yürekten kutluyorum mutlu, çalışkan ve sorumlu personel yetiştirmiş…  

Doğduğu ve yetiştiği kent olan Kastamonu'ya bağlılığını her fırsatta dile getirmiş olan Ilgaz, soyadı devrimiyle, bu kentin en büyük simgesi olan Ilgaz Dağları’nın adını, kendine soyadı olarak seçmesi ile (1934) kente saygısını çok hoş ve kuvvetle ifade etmiş. Özellikle doğduğu Cide kent kültürüne ve insanına eserlerinde çok fazla yer vermiş. Sarı Yazma, Yıldız Karayel, Halime Kaptan ve Karadeniz’in Kıyıcığında gibi romanlarında bu yöreyi çok detaylı ele almış.

Sarı Yazma kitabında duygularını ne güzel kaleme almış: “Cide, doğduğum eşsiz, benzersiz memleket. Ne iyi etmiş de anam beni bu cana yakın memlekette doğurmuş! Her şeyimi yitirdiğim günlerde Cide'nin belleğimin duvarlarına yansıyan görünümleriyle dirilir, yaşama gücümü tazeledim…” 

Şu anda Rıfat Ilgaz adıyla kültür merkezleri, çocuk korosu, yüksekokul, sokaklar, caddeler, park ve kütüphaneler var. 2 Temmuz 1993‘te Sivas Madımak Olayında birçok kişiyle birlikte içlerinde yakın dostu Asım Bezirci’nin katledildiği haberine çok üzülen Ilgaz bundan 5 gün sonra vefat etmiş. Bu nedenle Temmuz ayında onun vefatının anısına Kastamonu ve Cide'de sanatsal etkinlikler düzenlenmekte. Cide halkı bence bu konuda vefalı, kiminle konuşsam Rıfat Ilgaz’dan bahsediyor ve müzeye yönlendiriyor. Kentlerinin böyle bir değerle, marka olmasından gurur duydukları aşikâr. Kent ve yöneticiler adına ne büyük şans ve kolaylık… Belediye başkanları yönettikleri kent için diğer kentlerden farklı olanı yakalamaya çalışırlar. Bazı kentler de bu fark samimiyetle değerlendirilmeyi bekler. Cide de dünyaya kapıları sonuna kadar açmış şanslı o kentlerden biri… 

Rıfat Ilgaz hakkında;

1911 yılında Cide'de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi'nde öğrenim gördü. Gerede, Akçakoca ve Gümüşova'da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü‘nü 1938'de bitirdi.

1939'da yazı ve şiirleri büyük dergilerde yayınlanmaya başladı. Çığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne girdi. 1943'de ilk kitabı Yarenlik'i yayınladı. Şiirleri olağanüstü bir ilgi gördü. Ocak 1944'de 'Sınıf' adlı şiir kitabı çıktı. Sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. Pertev Naili Boratav “Sınıf” kitabı için: 'Türk şiirine inanmayanlara, Rıfat Ilgaz'ın kitabını okuyup anlamalarını dilemekten başka yapılacak bir şey yoktur' diye yazdı. Aziz Nesin'in Cumartesi Dergisi‘ne ortak oldu.

Öğretmenliğe yeniden döndü ve Yozgat'a tayini çıktı. Hastalığı nedeniyle Validebağ Sanatoryumu’nda yattı. Şubat 1947'de Sebahattin Ali, Aziz Nesin ve Mim Uykusuz ‘un çıkardığı Marko Paşa kadrosuna girdi. Turhan Selçuk ve İlhan Selçuk'un çıkardığı Dolmuş Dergisi'ne 'Stepne' takma adıyla yazılar yazdı. Hababam Sınıfı, Pijamalar (Bizim Koğuş), Don Kişot İstanbul'da, bu dergide dizi olarak yayınlandı.

1961 Anayasası yürürlüğe girdikten sonra kendi adıyla yazı ve şiir yayınlama özgürlüğüne kavuşan Rıfat Ilgaz, Demokrat İzmir, Akbaba, Vatan, Yeni Gün, Yeni Ulus gibi yayın organlarında yazabildi. Sınıf Yayınları'nı kurdu ve kendi kitaplarını yayınlayabildi. 1970'te Basın Şeref Kartı’nı aldı. 1974'de emekli oldu. Doğum yeri olan Cide’ye yerleşti. 12 Eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. Tutukluluğu sona erince İstanbul’da oğlu Aydın Ilgaz ile birlikte yaşamaya başladı. Hastalığı sebebiyle Rıfat Ilgaz, 7 Temmuz 1993 günü vefat etti.

Yüzyıl’ımı dörde böldüm…

Her bölümü bir mevsim,

Biri kaldı, üçü gitti…

Yaz’ı gitti, güzü gitti,

Karlı, tipili kışı gitti,

Yemyeşil bir bahar kaldı!


ŞİİR KİTAPLARI

•          Yarenlik (1943)

•          Sınıf (1944): 6 ay hapis yattı.

•          Yaşadıkça (1947): Toplatıldı.

•          Devam (1953): Toplatıldı.

•          Üsküdar’da Sabah Oldu (1954)

•          Soluk Soluğa (1962)

•          Karakılçık (1969)

•          Uzak Değil (1971)

•          Güvercinim Uyur mu (1974)

•          Kulağımız Kirişte (1983)

•          Ocak Katırı Alagöz (1987)

•          Çocuk Bahçesi (1995)

•          Bütün Şiirleri (1983): 9 cilt

•          Bütün Şiirleri: 1927-1991 (2004)


ROMANLARI:

•          Hababam Sınıfı (1957)

•          Pijamalılar (Bizim Koğuş) (1959)

•          Karadeniz’in Kıyıcığında (1969)

•          Halime Kaptan (1972)

•          Meşrutiyet Kıraathanesi (1974)

•          Karartma Geceleri (1974)

•          Sarı Yazma (1976)

•          Yıldız Karayel (1981)

•          Apartman Çocukları (1984)

•          Hoca Nasrettin ve Çömezleri (1984)

•          Hababam Sınıfı İcraatın İçinde (1987)

 

ANI KİTAPLARI

•          Yokuş Yukarı (1982)

•          Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra (1986)

•          Dördüncü Bölük (1992): İngilizce’ ye çevrildi.

•          Köşe Yazarlığı

•          Nerde Kalmıştık

•          Cart Curt

 

ÖYKÜ KİTAPLARI

•          Radarın Anahtarı (1957)

•          Don Kişot İstanbul'da (1957)

•          Kesmeli Bunları (1962)

•          Nerde O Eski Usturalar (1962)

•          Saksağanın Kuyruğu (1962)

•          Şevket Ustanın Kedisi (1965)

•          Garibin Horozu (1969)

•          Altın Ekicisi (1972)

•          Palavra (1972)

•          Tuh Sana (1972)

•          Çatal Matal Kaç Çatal (1972)

•          Bunadı Bu Adam (1972)

•          Keş (1972)

•          Al Atını (1972)

•          Hababam Sınıfı Uyanıyor (1972)

•          Hababam Sınıfı Baskında (1972)

•          Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1972)

•          Rüşvetin Alamancası (1982)

•          Sosyal Kadınlar Partisi (1983)

•          Çalış Osman Çiftlik Senin (1983)

•          Şeker Kutusu (1990)

 

ÇOCUK EDEBİYATI

•          Bacaksız Kamyon Sürücüsü

•          Bacaksız Okulda

•          Bacaksız Paralı Atlet

•          Bacaksız Tatil Köyünde

•          Bacaksız Sigara Kaçakçısı

•          Öksüz Civciv

•          Küçük Çekmece Okyanusu

•          Cankurtaran Yılmaz

•          Kumdan Betona

•          Çocuk Bahçesi (Şiir)

 

TİYATRO OYUNLARI

•          Hababam Sınıfı



"İstiyorum ki halkım, kendi çektiklerinin ayrımına varsın. Bir kez halk yoksulluğunun ayrımına kendi kendine varırsa, daha doğrusu halk, halk olarak kendi gücünün farkına varırsa…
Kaderine öylesine razı olmuş görünüyor ki...”

Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz

Bu yazı toplam 3889 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar