Fatoş Özut Kırtay

Fatoş Özut Kırtay

KARANLIK GÜNLERDE YANAN IŞIKLAR

KARANLIK GÜNLERDE YANAN IŞIKLAR

Hayat, insana her duyguyu tattıran uzun bir yolculuk... Bazen rüzgârı arkasına almış bir gemi gibi sakin sularda ilerlersiniz, bazen de hiç beklemediğiniz bir fırtınanın ortasında bulursunuz kendinizi. Kimi günler mutluluğun peşinden koşar, kimi günler ise sabrın ne demek olduğunu yeniden öğrenirsiniz.

Yaş aldıkça insan şunu daha iyi fark ediyor: Hayatta sahip olduğumuz en büyük zenginlik ne makamdır ne para ne de unvan. Asıl zenginlik, ihtiyaç duyduğunuz anda yanınızda bulduğunuz insanlardır. Güzel günlerde kalabalık olmak kolaydır. Tebrik etmek, alkışlamak, sevince ortak olmak herkesin yapabileceği şeylerdir. Ancak mesele, hayatın ağırlaştığı zamanlarda omuz verebilmektir.

Son yaklaşık iki buçuk aydır ailemiz için oldukça yorucu ve duygusal açıdan yıpratıcı bir süreç yaşanıyor. Babamın sağlık sorunları nedeniyle hastaneler, tetkikler, tedaviler ve belirsizliklerle geçen günler hayatımızın merkezine yerleşti. Bir yakınının rahatsızlığıyla mücadele eden herkes bilir; hasta olan yalnızca yatağındaki kişi değildir. Aile de onunla birlikte endişelenir, bekler, umut eder ve yorulur.

Böyle dönemlerde insanın bakış açısı değişiyor. Günlük hayatın koşuşturması içinde çoğu zaman fark etmediğimiz bazı değerler daha görünür hâle geliyor. Bir telefonun, bir selamın, bir "Nasıl gidiyor?" sorusunun bile ne kadar kıymetli olduğunu anlıyorsunuz. Çünkü bazen bir insanın yükünü hafifleten şey maddi imkânlar değil, hissettiği manevi destektir.

İşte bu süreçte, görevlerini yalnızca resmi sorumluluklar çerçevesinde değerlendirmeyen, insan odaklı yaklaşımlarıyla yanımızda olan değerli isimlerle karşılaştık.

Gebze Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü'nden Sayın Mecit Keskinoğlu'nun gösterdiği ilgi ve duyarlılık, sıkıntılı günlerimizde bize moral veren davranışlardan biri oldu. Bir kamu görevlisinin işini hakkıyla yapmasının ötesinde, vatandaşın yaşadığı süreci anlayabilmesi ve çözüm üretme gayreti göstermesi son derece kıymetliydi.

Yine Gebze Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü Sağlık İşleri Servisi'nde görev yapan sağlık memurları Sayın Ali Akgün ve Sayın Mustafa Kemal Sarı'nın destekleri de unutulmayacak nitelikteydi. Görevlerini büyük bir özveriyle yerine getirirken sergiledikleri samimiyet, anlayış ve yardımseverlik, zor zamanlarımızda bize yalnız olmadığımızı hissettirdi.

Çayırova Belediyesi Sosyal İşler Müdürlüğü Engelli Koordinasyon Merkezi Müdürü Sayın Serdar Küçük, burada görev yapan Sayın Talha Dülgerbaki de süreç boyunca gösterdikleri yakın ilgiyle takdirimizi kazandı. Çözüm odaklı yaklaşımları, ulaşılabilir olmaları ve ihtiyaç duyulan anda verdikleri destek, kamu hizmetinin gerçek anlamını bir kez daha ortaya koydu.

Desteklerini hissettiğimiz bir diğer değerli isim ise Yenikent Mahallesi Muhtarı Sayın Esengül Aktaş oldu. Mahalle sakinlerinin yalnızca resmi işlerinde değil, insani meselelerinde de yanlarında olmayı önemseyen yaklaşımı, gösterdiği ilgi ve samimiyet bizler için son derece kıymetliydi. Zor günlerde hatırlanmak, aranmak ve ihtiyaçların içtenlikle sorulması bazen en büyük moral kaynağına dönüşebiliyor. Sayın Aktaş'ın sergilediği duyarlılık da bu anlamda hafızamızda yer eden güzel davranışlardan biri oldu.

Bugünlerde sık sık eleştiriler duyuyor, eksikleri konuşuyor, olumsuzlukları gündeme taşıyoruz. Elbette yanlışlar dile getirilmeli, sorunlar konuşulmalı. Ancak iyiliği de görünür kılmak gerekiyor. Takdir edilen davranışlar çoğalır. Güzel örnekler paylaşıldıkça başka güzel örneklere ilham olur.

Toplumları ayakta tutan yalnızca yasalar, yönetmelikler ya da kurumlar değildir. Asıl güç, o kurumların içinde görev yapan insanların vicdanında ve merhametinde saklıdır. Bir vatandaşın derdini anlamaya çalışmak, çözüm için çaba göstermek, insanı rakam ya da dosya olarak değil, bir hayat hikâyesi olarak görebilmek çok değerlidir.

Bu süreç bana bir kez daha şunu öğretti: İyilik çoğu zaman büyük cümlelerle değil, küçük ama samimi davranışlarla ortaya çıkar. Bazen zamanında edilen bir telefon, bazen içten söylenen birkaç söz, bazen de hiç beklenmedik bir anda uzanan yardım eli insanın hafızasında yıllarca yer eder.

Aradan yıllar geçse de bazı günleri unutmayız. Çünkü o günlerde yaşadığımız olaylardan çok, yanımızda duran insanları hatırlarız. Zor zamanların en güzel tarafı da belki budur; insanın gerçek anlamda kimlerin yanında olduğunu görmesini sağlar.

Babamın rahatsızlığı nedeniyle geçirdiğimiz bu meşakkatli dönemde desteklerini esirgemeyen, gösterdikleri ilgi ve hassasiyetle ailemize güç veren Sayın Esengül Aktaş'a, Sayın Mecit Keskinoğlu'na, Sayın Ali Akgün'e, Sayın Mustafa Kemal Sarı'ya, Sayın Talha Dülgerbaki'ye , Sayın Serdar Küçük'e gönülden teşekkür ediyorum.

İnsan ömrü boyunca pek çok şey biriktirir. Mal, mülk, başarı, hatıra... Fakat günün sonunda geriye en çok insanlık kalır. Bir gönülde bıraktığınız iz, yaptığınız iyilik ve zor zamanlarda uzattığınız el kalır.

Ve hayat, bütün karmaşasının içinde bize aynı gerçeği fısıldamaya devam eder:

İnsan, insana emanettir.

Bu yazı toplam 136 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Fatoş Özut Kırtay Arşivi