BİR KANAL TEMİZLİĞİ 13 BİN LİRA
Vaktiyle bir köyde, herkesin kullandığı ortak bir kuyu varmış. Yıllar geçmiş, kuyunun duvarları çatlamış, su sızdırmaya başlamış. Köylüler defalarca köyün yöneticilerine haber vermiş:
"Bu kuyu bir gün çökecek."
Ancak her seferinde geçici önlemler alınmış, birkaç taş yerleştirilmiş, birkaç çatlak sıvanmış.
Beklenen gün gelmiş. Kuyu çökmüş.
Köylüler tamirat beklerken yöneticiler dönüp şöyle demiş:
"Tamir masrafını siz ödeyeceksiniz."
Bunun üzerine yaşlı bir köylü şu soruyu sormuş:
"Biz kuyuyu kullanmış olabiliriz ama onu sağlam tutmak sizin göreviniz değil miydi?"
Bugün Yenikent Mahallesi Karasu Caddesi'nden bize ulaşan ses, aslında bu sorunun modern bir yansımasından başka bir şey değil.
Deniz Blokları yıllardır devam eden bir altyapı sorunu yaşıyor .
Yağmur yağdığında kanalizasyon hattı doluyor. Logarlar geri tepiyor. Bodrum katlarını su basıyor. Muhtarlık aracılığıyla yapılan başvurular, İSU'ya iletilen talepler ve çözüm beklentileri ise sonuçsuz kalıyor.
Vatandaşların ifadesine göre geçtiğimiz yıllarda birkaç yüz lira seviyesinde olan KUKA hizmet bedelleri bugün on binlerce liralık rakamlara ulaşmış durumda.
Faturada yalnızca 13 metreküp su tüketimi bulunan bir aboneden toplam 13 bin 791 lira tahsil edilmek istendiği görülüyor.
Faturanın en dikkat çekici kısmı ise tüketim miktarı değil; 8 bin 333 lira tutarındaki kanal bakım bedeli ve yaklaşık 1.860 liralık kanal bağlantı bedeli!
İşte tam da burada kamuoyu adına sorulması gereken sorular başlıyor:
Sayın yetkililer;
Karasu Caddesi'nde yıllardır tekrar eden bu taşkınların nedeni nedir?
Bu bölgedeki altyapının kapasitesi yeterli değilse bugüne kadar hangi çalışmalar yapılmıştır?
Vatandaşların defalarca yaptığı başvurular neden kalıcı bir sonuca dönüşmemiştir?
Daha da önemlisi...
Müdahale edilen nokta siteye ait özel bir hat mıydı, yoksa kamuya ait ana kanalizasyon şebekesi miydi?
Eğer çalışma kamu altyapısında gerçekleştirildiyse, ortaya çıkan maliyet hangi gerekçeyle vatandaşın önüne konulmuştur?
Bir yıl önce 500 lira seviyesinde olduğu belirtilen bir hizmetin bugün 13 bin lirayı aşan rakamlara ulaşmasının teknik ve hukuki açıklaması nedir?
Bu soruların cevabı yalnızca Deniz Blokları sakinlerini değil, aynı ve civar bölgede yaşayan herkesi ilgilendiriyor.
Ortada büyük bir mesele var.
Mesele, bir sitenin meselesinden öte kamu hizmetinin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğidir.
Mesele, kronikleşen altyapı eksikliklerinin yükünün kimin omuzlarına bırakıldığıdır.
Mesele, vatandaşın yaptığı itirazlara neden cevap verilmediğidir.
Devletin ve belediyelerin varlık nedeni vatandaşı sorunla baş başa bırakmak değil, sorunu ortadan kaldırmak değil midir?
Bugün Karasu Caddesi'nden yükselen çağrı ne ayrıcalık talebidir ne de imtiyaz arayışı.
İstenen yalnızca üç şey:
Açıklık.
Şeffaflık.
Ve kalıcı çözüm.
Vatandaş artık yağmurun kendisinden değil, her yağmurun ardından yaşanacak mağduriyetlerden endişe duymakta.
Öte yandan ortaya çıkan rakamlar ve vatandaşların aktardığı bilgiler değerlendirildiğinde, burada bir yanlış anlaşılma ya da idari bir değerlendirme hatası bulunabileceği ihtimali de göz ardı edilmemelidir.
Kamu kurumlarının temel gücü; ortaya çıkan tereddütleri hızlı, adil ve şeffaf şekilde giderebilmelerinden gelir.
Bu nedenle ilgili kurumların konuya hassasiyetle yaklaşacağına, yapılan itirazları yeniden değerlendireceğine, varsa yanlış uygulamaları düzelteceğine ve kamuoyunu tatmin edecek açıklamaları paylaşacağına inanıyoruz.
Vatandaş çatışma değil çözüm istiyor ki yetkili mercilerin amacı zaten halka hizmet olmalı.
Ve inanıyorum gerekenleri yapmakla mükellef olanların şefkatli eli, haklı soruların cevapsız kalmasına izin vermeyecektir...
U-mutlu kalın.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.