Tuncer Altunbulak

Tuncer Altunbulak

FİLOZOF MODASI

FİLOZOF MODASI

Sevgili okurlar ünlü filozof Sokrates’i bilen tanıyan var mı içinizde bilmeyenlere bildiğim kadarıyla anlatacağım filozof sözünden bütün filozofların bilge hassas duyarlı olduklarını anlarız elbette ki hepsinin olmasa da birçoğunun bilge olduklarından hiç kuşkumuz yok ayrıca Sokrat hepsinin bilgesidir bilge olmasının yanında içlerinde en çirkin olanıdır bunu biliyor muydunuz? Sokrat aynı zamanda filozofların en kötü giyinenidir bu kötü giyimiyle de tarihe geçmiştir Sokrat tek parça geniş bir kumaş parçasına sarınır öyle dolaşırmış yani bugünkü Arap şeyhlerinin giyinişi gibi onun giyiminden etkilenenlerden biri de Tolstoydur onun gibi olmasa da ona yakın bir giyim tarzı vardır basit kumaşlardan yapılmış geniş elbiseler giyer belinde geniş asker palaskası ayaklarında da hep çizme vardır Tolstoy’un elbetteki hem sokratın hem de Tolstoy’un giyim tarzından etkilenenlerden biri de benim hiç belli olmaz belki bir süre sonra onlar gibi giymeye başlarım ben buna filozof modası diyorum Türkiye’de bu modayı neden sergilemeyelim ki moda birilerinin tekelinde değil ki yiyecek ve barınma gibi giyim de insanoğlunun en önemli ihtiyacıdır insan kendine yakışanı giyer hem sonra moda bugünün bir icadı da değildir ilkel insandan beri insanlar yıllara mevsimlere yaşadıkları coğrafyalara göre farklı farklı biçimlerde ve renklerde giyinmişler giyinmek yaşamın bir aksesuarı ama iyi giyinmek iki kez yaşamak demektir giyinmek aynı zamanda insana statü kazandırıyor dahilerin dahisi Nasrettin hocanın o ünlü ye kürküm ye hikayesini hepimiz biliriz bilmeyenler var mı diyorsunuz aa ne diyeyim yazıklar olsun onlara bu ülkede Nasrettin hocayı aşık veyseli ve yunus Emre’yi ne yazık ki tanımayan milyonlarca duygusuz duyarsız dünyadan haberi olmayan insanlar vardır inanın Nasrettin hocayı bilmeyeceğim giderim kendimi denize atarım Türkiye’nin başkentini bilmeyenlerin olduğunu tvden öğrendik neyse bu insanlarla zaman öldürmeye değmez giyinme evrensel bir olay sosyolojik tariflerde moda sosyal yaşayışı düzenleyen sosyal bir formdur kimilerine göre kötü giyimde bir moda olmuştur sokratı okuyanlar bilenler sokratın gönülden güzellikten anlamadığını söyleyemezler bu yazıyı yazmamın nedenlerinden biri saçımı sakalımı ve giyim tarzımı eleştirenlere bir yanıttır benim sakalım o modaya uymak içindir ben buna gayret gösteriyorum birçok toplumda kimlik giysiler tarafından belirlenmektedir mesela efeler diyarı Ege’de efeler giyim kuşamı Diyarbakır’da daha farklı bir giyim kuşamı var doğu Anadolu’da da farklı bir giyim kuşamı var her bölgemizin kendi kültürel yapısına göre bir giyim tarzı vardır mesela kadınlarda doğum öncesi ve doğum sonrası giyim okula başlama mezuniyet dönemi iş elbisesi gibi farklı farklı yüzlerce giyim çeşidi vardır sevgili okurlar ölümün bile kendine doğasına uygun bir giyim tarzı var kefen dediğimiz bez parçası bu anlamda çok önemlidir ben iyi hatırlıyorum eskiden yünden örünen elbiseler deriden yapılan çarıklar vardı onlar da dönemine göre modaydı bu anlamda giyim ya da moda insanların kendilerini farklı biçimlerde ifade etmeleridir bir Hintliyi başına sardığı sarıktan bir Arap’ı giydiği geniş elbiseden ve bir almanı da kot pantolonundan anlayabiliriz yani giyim bir anlamda kimliğimizi ve kişiliğimizi belirler ünlü Kübalı devrimci Ernesto che guavara yıldızlı beresinden tanırız yine Vietnamlı devrimci Ho amcayı yani Ho chi minh amcayı sakalından tanırız Nietche dediğimiz zaman aklımıza sarkık bıyıkları gelir bıyıkları kendisinden çok daha ünlüdür bütün bunlar filozof modasıdır insanlar farklı giyinerek hem karşı cinslerine hem de kendi cinslerine güzel görünmek için giyinirler kozmetik ürünleri kullanmamızın amacı budur mesela özellikle kadınların süslenip püslenmesi saatleri alır bunca zahmete katlanmalarının en önemli sebebi güzel ve hoş görünmektedir buna giyinmek de diyebiliriz moda da diyebiliriz

Bu yazı toplam 3906 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tuncer Altunbulak Arşivi