1. YAZARLAR

  2. Tuncer Altunbulak

  3. EDEBİYATTAN BİR SAYFA –DOSTOYEVSKİ-
Tuncer Altunbulak

Tuncer Altunbulak

Yazarın Tüm Yazıları >

EDEBİYATTAN BİR SAYFA –DOSTOYEVSKİ-

A+A-

 

                Dostoyevski, dünyanın en zor okunan yazarlarındandır. Aynı zamanda da dünyanın en büyük yazarıdır.             

                Onda sevgi, öfke, isyan, uysallık ve merhamet iç içe geçmiştir.  Bundan dolayı karmakarışık bir kişiliği vardır.

                Mesela Karamazov  Kardeşler romanı için Freud, gelmiş geçmiş dünyanın en muhteşem romanıdır.

                Ayrıca engizisyon bölümünü dünya edebiyatının en büyük başarısı olarak değerlendirir.

                Freud romanlarını bu kadar över ama kendisini hiç sevmez.

                Üstat için “nevrotik” der. “Deli” der ve sonunda da “O bir dâhidir” der.

                Cemal Süreyya bir yazısında Karamazov Kardeşler romanını 5 kez okuduğunu söyler. Dosteyevski’nin ilk romanı mektup formunda yazdığı “İnsancıklar”dır.

                Bu romanda insanın kişilik bölünmesinin düşsel hikayesini anlatır.          

                Buna benzer diğer bir eseri de “Öteki” isimli öyküdür. Burada da bir kişinin faklı farklı kişiliklerini ortaya koyar. Bu eser dönemin eleştirmenlerini çok rahatsız  etmiştir.

                Çünkü ne romanlarını ne de roman kahramanlarını analiz edebilmişlerdir eleştirmenler.

                Dostoyevski zor, çekilmez, deli bir insan olduğu için romanları da zor anlaşılır.

                Bu bakımdan yazar, edebiyat çevrelerini de düş kırıklığına uğratmıştır.

                Roman kahramanlarının çoğu topluma uymayan, yalnızlık içinde yaşayan, acı çeken, münzevilerdir.

                Bir kısmı ruhsal bozukluğu olan katillerdir.

                Mazoşistler, deliler, kumarbazlar ve nevrotikler yazarın çok önemli roman kahramanlarındandırlar. Bu bakımdan da yazar dünyanın en çok  okunan yazarıdır.

                Romanlarında fantezi vardır, dram vardır.

                Daha çok horlanmış ve ezilmişleri anlatır.

                O, Tolstoy gibi, Göethe gibi ulusal bir yazar da değildir.  O’nu tarif etmek, imkansız gibidir….

                Mistiktir…. Mistiklik kadar anarşistlik de vardır.

                Materyalisttir. Eleştirmenleri yoran ve kaygıya düşüren de O’nun bu karamsarlığıdır.

                Romanlarının klasikleşmesinin altında yatan neden, eserlerine kattığı merhamet ve sevgidir.   Yazar, bütün satırlarını merhamette ve sevgiyle birbirine bağlamıştır. Kendisine bile merhametle bakmıştır.

                Hayatı boyunca hep intihar etmeyi düşünmüş ama bu merhameti ve sevgisi onu intihar etmekten alıkoymuştur.

                İnsanı insan yapan kesinlikle merhamettir.

                Dostoyevski’nin en sevdiği şehir Petersbur’dur. Öve öve bitiremediği bu kent Rusya’nın en asaletli ve en kültürlü insanlarının yaşadığı kenttir. Bu asaletin ve kültürün hemen altında yoksulluk, sefalet, alkolizm ve fuhuş vardır.

                Yani; Petersburg, Rusya’nın en çok sosyal sorunlu kentidir.

                Dostoyevski, bütün bu karmaşayı romanlarında anlatır bize. Kendisi de zaten yoksul, itilmiş bir kimsedir.

                Bazen gerçekten, bu dünyada Dostoyevski yaşadı mı, diye düşündüm.

                Üstat ne zaman yaşadı, ne zaman öldü?

                Bu büyük romanları ne zaman yazdı diye de düşünürüm. Sadece 60 yıl yaşamış.

                Şair Cemal Süreyya “Her ölüm, erken ölümdür” der.

                Sanki bu sözü Dostoyevski için söylemiştir.

                Üstat bu kısa yaşamında dünyaya sığamayacak kadar büyük eserler yazmış. Zaten kendi de sığamamış ya.

                Kainat O’na dar gelmiştir. İnsanlık ona çok şey borçludur. En başta da ben borçluyum.

                O’nun eserleri benim için yemek yemek, su içmek, nefes almak kadar önemlidir.

                Ben onunla tanıştıktan sonra kendimi tanıdım.

                Psikolojik rahatsızlığımı O’nun yardımıyla hafifletirim .

                Ben O’nun roman kahramanlarında en çok kendimi Suç ve Ceza isimli romanının kahramanı Raskal Nikaf’da bulmuşumdur.

               

 

 

Bu yazı toplam 769 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.