1. YAZARLAR

  2. Tuncer Altunbulak

  3. BİR YOK OLSUN İÇİNDEN ÇIKAN DİRİLSİN ÖYKÜSÜ
Tuncer Altunbulak

Tuncer Altunbulak

Yazarın Tüm Yazıları >

BİR YOK OLSUN İÇİNDEN ÇIKAN DİRİLSİN ÖYKÜSÜ

A+A-

 

Anlatmaya çalışacağım bu sıra dışı dramatik öykü Maslova isimli bir Rus kadının hazin öyküsüdür. Dünyanın her yanında böyle kadınlar vardır. Ama en çokta demokrasinin hak ve hürriyetlerin olmadığı ülkelerde vardır. İsterseniz önce sizlerle maslova’yı tanıştırayım. Maslova 1800 yıllarında yaşamış Rus toplumunun en alt tabakası avam tabakasındadır. Zengin evlerinde hizmetçilik yapmaktadır maslova Rusya’nın en kadersiz kadınlarındandır annesi de onun gibi zengin hizmetçisidir. Kadersiz diyorum annesi hiç evlenmeden altı çocuk doğurmuştur beşi bakımsızlıktan ölmüş sadece maslova yaşayabilmiştir oda yaşadığına pişmandır. Türkiye’de böyle çocuklara piç deniyor bu cümle dünyanın en aşağılık cümlesidir çünkü adaletsizliğin haksızlığın ve anlayışsızlığın ismidir.

Maslova üç yaşındayken annesi ölür ölünce onun işini bıraktığı yerden maslova yüklenir yoksulluğun kanunu budur işçinin oğlu işçi drama torun oğlu amatör çarın oğlu çar genel evde çalışanın kızı da  istisnalar dışında genel evde çalışır adaletsizliğin ligin ismi budur maslova on altı yaşına gelmişdir yaşından ergen gelişmiş çok güzel bir kız olmuştur günlerden bir gün bir kara gün o günle maslovanın çalıştığı evin hanımının yeğeni gelir 30 yaşlarında yakışıklı zengin bir prenstir ismi Nehludov’dur maslovayı görür görmez onunla yatmayı kafayı koyar ve birkaç gün sonra bu çirkin ve ahlaksız emelini gerçekleştirir burası uzun bir hikayedir bu ilişkiyi sezen teyzesi maslovayı evinden kovar bundan sonra maslova kendisini

Sibirya’ya sürgün ettirecek öyküsünü başlatır kimsiz kimsesiz genç ve güzel bir kız Rusya sokaklarındadır (Türk filmlerine benziyor nasılda) bir çok kötü insanla tanışır açık ama adaletsiz bir ifadeyle söyleyeyim orospu olmuştur tanıştığı herkes onunla yatmak onu kullanmak ister Ruslarda ataerkil bir toplumdur dönemin Rusya’sında kadının bir at kadar değeri yoktur kara gün çok çabuk gelir yine bir gün çalıştığı bir tüccarla boğuşurken yaşlı adam kalp krizinden geberir maslova tutuklanır (bundan sonrası yılmaz GÜNEYİN umut filmi gibidir). Yine bir kara günde mahkemeye çıkartılır hakim sert ve kaba sesiyle sanık ayağı kalk ve ismini, ana-baba adını söyle der burası çok düşündürücüdür…  ismim maslova babamın ismini bilmiyorum p…ti… annemin ismini de söyleyemiyorum annem setti hizmetçiydi.

Hakim ne iş yaptığını sorar maslova bir süre durur düşünür, utanır, sıkılır yüzünün rengi değişir ben niye utanıyorum ki! Beni genel evine düşüren haysiyetsizler utansınlar der başını yukarı kaldırır yüksek sesle genel evi kadınıyım der modern dünyada şimdi bu işe (seks işçiliği deniyor) bu öykünün en tuhaf adaletsiz tarafı maslovayı yargılayanlardan biri onun ırzına geçen genel eve düşmesine neden olan prens Nehludov’tur. Bu adam yazarın yanı Tolstoy’un kendisidir (bu diriliş romanını okuyun)

1800 yılların da yasalar böyle çalışmaktadır zengin asil ve soylu insanların yoksullara böyle her türlü kötülüğü yapma hakkı vardır. Bu zamanla Tolstoy dönemin Rus halkının yoksulluğunu, zengin varlıklı sınıfın zalimliğinin anlatmaya çalışır Nehludof moslavonun mahkeme tarafından suçlu bulunup Sibirya ya sürgün edildikten sonra büyük bir vicdan azabı çeker ve kendi kendine şu itirafta da bulunur romanın anlatmak istediği de budur. Suçlu ben olduğum halde cezayı bu garibim maslova çekiyor bu nasıl adalet nasıl mahkeme ve nasıl bir insanlık demokrasinin insan haklarının olmadığı cahilliğe  yatırım yapıldığı ülkelerde böyledir böylesi ülkelerde kadın ikinci sınıf insandır. Bu romandaki Nehludov Tolstoy’un  kendisidir Tolstoy bu romanda vicdan ve merhameti anlatır. Bu roman yarı diriliş birey- aile- toplum- hukuk gibi kurumları da sorgular okuyan herkesi hipnotize eder bu roman ülkenin sorunlarını anlatır sonra teşhis konur bu konularda usta bir yazardır Tolstoy Maslovanın bu öyküsü bizim ülkemizde de genel evdeki kadınların öyküsüdür ülkemizin çok önemli ahlaki bir sorunudur bu sorun başta hükümetin hukukçuların ve bilim insanlarının bir araya gelip bu sorunun altında yatan nedenleri tartışıp bu sorun ortadan çıkarmaları gerekir özellikle bilim insanlarının genel evlerde tartışan kadınların neden buralarda olduklarını sorgulamaları gerekir.

  

 

Bu yazı toplam 510 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.