1. YAZARLAR

  2. Hanifi Yasin Çelik

  3. Sorun Kuntz Mu?
Hanifi Yasin Çelik

Hanifi Yasin Çelik

Yazarın Tüm Yazıları >

Sorun Kuntz Mu?

A+A-

Dünya futbolu, 20 Kasım’da Katar’da başlayacak olan FIFA Dünya Kupası öncesi son virajda... Turnuvada yer alan takımlar için son hazırlıklar ve tercihler yapılırken bizim gibi kupaya gidemeyen takımlar için de yeniden yapılanma adına önemli bir dönemdeyiz. Tam da bu dönemler için “uydurulmuş” bir turnuva olan UEFA Uluslar Ligi’nin ilk maçında oldukça “zorlu” bir takım olan Lüksemburg ile karşılaştık. Maç 3-3’lük skorla sona erdi ve milli takımda yeni tartışmalar baş göstermeye başladı. Bunları irdelemeye başlayalım.

Öncelikle tartışmaların başlangıç noktası olan oyuncu seçimlerinden başlamak istiyorum. Öne çıkarılan ilk isim Beşiktaş’ın sezon başından beri iyi performans gösteren orta sahası Salih Uçan oldu. Salih’in önce açıklanan davet listesine alınmamasına tepki Berkan üzerinden gösterilmesi nedeniyle ciddiye alınacak bir tepki olmadığı kanaatindeydim. Çünkü kadro bir sisteme göre yapılmış ve özellikle orta sahada her mevki için 2 oyuncu davet almıştı. Salih’in mevkisinde de ondan daha iyi oyuncular olan Orkun ve İrfan çağırılmıştı yani absürt bir durum yoktu. Orkun’un sakatlığı nedeniyle kadrodan çıkarılmasından sonra yine çağırılmaması tepkiye neden olabilir, buna katılırım. Çünkü Faroe Adaları maçında da Salih bizim işimize o mevkide daha yaralı olabilecek bir oyuncu. Asıl tepkinin Salih değil de Umut Bozok üzerinden gösterilmesi gerektiğini düşünüyordum ama konu oraya oldukça geç geldi. Milli Takımın en problemli mevkisi net şekilde forvet ve bu durumda Umut gibi geçen yıl ligimizde gol kralı olan bir oyuncunun çağırılmayıp bu sezon sadece 1 maçta oynayan Halil’in çağırılması hatalı bir karar. Orada oynayabilecek kalitede başka oyuncu da görünmezken (Enes’in formda olduğunu biliyorum ama kendisini şu anda o seviyede görmüyorum) kadroya bile alınmamasının nedenini spor medyasının “duayenlerinin” soracağını umuyorum.

Kuntz Hoca, oyuncu seçimlerinde hatalı karar vermiş olabilir ki hocanın ağzından tercihlerin amacının ne olduğunu da dinleyemedik. Daha doğrusu sorulmadı. Kendine göre elbette geçerli bir sebebi vardır ama asıl dikkat çekici nokta, bunlar Kuntz Hoca’nın gönderilmesine sebep midir? Hoca geldiğinde Dünya Kupası eleme grubunda 3. sırada yer alıyorduk. Hoca geldikten sonra grupta kalan 4 maçımızdan Norveç maçında berabere kaldık ve kazanmamız gereken 3 maçı da kazanarak play-off oynamaya hak kazandık. Play-off’ta Portekiz’le olan maçımızda da Burak Yılmaz son dakikalarda penaltıyı atmış olsa belki de turu geçecektik ki rakibimiz de İtalya’yı eleyen Kuzey Makedonya olacaktı. Ardından UEFA Uluslar C Ligi’nde de normal olarak üstünlüğümüzü gösterdik 5 maçta 13 puanı toplayarak B Ligi’ne yükseldik. Yani Stefan Kuntz geldiğinden beri hiçbir şey kaybetmedik. Bu noktada şu soru çok kritik. Takımın başında Türk bir hoca olsaydı gönderilmesi gibi bir gündem olur muydu? Türk Spor Medyası tarafından Kuntz Hoca’ya yapılan bu muamele en basit söylemiyle ayıptır. Bunun üzerine çıkan haberleri baz alarak söylüyorum, TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi gerçekten Futbol Direktörü olarak Samet Aybaba’yı düşünüyorsa medya tarafından Stefan Kuntz’a yöneltilen istifa çağırılarını kendisine yönlendiriyorum. Kuntz’u Milli Takım Teknik Direktörlüğü’ne yakıştıramayanlar, kariyeri boyunca 1.20 puan ortalaması tutturmuş Samet Aybaba’ya aynı adil tavırla yorum yapacaklar mı, dikkatle takip edeceğim.

Bu yazı toplam 2609 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar