Ahmet Rıdvan

Ahmet Rıdvan

İlkokuldan itibaren ekonomi dersleri verilmeli

İlkokuldan itibaren ekonomi dersleri verilmeli

Ekonomi yaşantımızın her alanını kaplıyor.

Çocuklar faiz, kur, enflasyon gibi kelimeleri daha ilkokulda okurken çevrelerinden duymaya başlıyorlar.

Bugün yaşadığımız ekonomik sorunları sadece politikalara bağlayabiliriz fakat ekonomi, toplumun davranışları ile şekilleniyor. Bu yüzden gelecek nesillerin daha sağlam bir ekonomik zeminde yaşaması için, temel ekonomi eğitimi ilkokuldan itibaren verilmeye başlanabilir.

Çocuklar parayla erken yaşta tanışıyor. Bu tanışma çoğu zaman harcamak üzerinden oluyor. Para esasında emekle, üretimle ve planlamayla ilişkili. Biz sadece tüketmeyi öğretiyoruz. Oysa ekonomi, tüketmeden önce düşünmeyi öğretmektir. Planlamaktır.

Dünyada bazı ülkeler bunu erken fark etti. Çocuklara okullarda bütçe yapmayı, tasarrufu, ihtiyaçla isteği ayırmayı öğretiyorlar. Ekonomi günlük hayatın doğal bir parçası haline geliyor. Bu ülkeler güçlü oldukları için değil, bu bilinci erken kazandırdıkları için güçleniyor.

Enflasyon yalnızca teknik bir kavram değil. Beklentilerle ve davranışlarla büyüyor. “Nasıl olsa zam gelir” düşüncesi, “yarın daha pahalı olur” refleksi, borçla çözüm arayışı… Bunların hepsi fiyatları yukarı iten küçük ama etkili tercihler.

Toplum bu ilişkiyi kavrarsa, ekonomi sadece yönetenlerin konusu olmaktan çıkar. Ekonomiyi korkulan bir ders değil, hayat bilgisi haline getirmek gerekiyor. Çocuklara rakamdan çok mantık öğretilmeli.

Bu yazı bugün bir şeyi değiştirmeyebilir.

Çoğu yazımı tarihe not düşmek için yazıyorum. İleri de belki biri görür.

Ekonomik davranışlar sınıflarda başlatılıp doğru öğretilirse, geleceği belirler.

Maraton Koşucuları Gündelik Düşünmez

Geçtiğimiz günlerde Gebze Belediyesi İYİ Parti Meclis Üyesi Umut Aydoğdu hakkında bir şey duydum. Duyduğum davranış hoşuma gitti, paylaşmak istedim.

Siyasette maalesef sık rastlanan bir durum var. Parti fark etmeksizin, bir konuma gelen birçok kişi bu pozisyonu kısa vadeli kişisel kazanca dönüştürmeye çalışıyor. Bu artık yadırganmıyor bile.

Umut Aydoğdu’nun önüne de, isterse kendisine fayda sağlayabileceği bir fırsat çıkmış. Buna verdiği cevap ise dikkat çekici:
Kısa vadeli değil, uzun vadeli siyasi hedeflerim var. Gelecekte kimseye en ufak bir minnet borcu hissetmek istemiyorum. Amacım sadece uzun süre Gebze’ye hizmet etmek.

Bu yaklaşım bana göre son derece ilkeli bir duruş.
Bu, günü kurtarmaya çalışanların değil, maraton koşucularının bakış açısı.

Maraton koşucuları anlık kazançlara odaklanmaz.
Kısa vadeli çıkarlarla yön değiştirmez.
Uzun vadeli hedeflere göre hareket eder, temposunu buna göre ayarlar.

Bu nedenle Umut Aydoğdu’yu bu davranışından dolayı kutluyorum.
Dileğim, bu yaklaşımın sadece bir istisna olarak kalmaması ve siyasette ilke, duruş ve uzun vadeli düşünmenin yeniden değer kazanması.

Çünkü siyaset de hayat gibi bir maratondur.
Ve maratonu kazananlar, günlük düşünenler olmaz.

Bu yazı toplam 530 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
Ahmet Rıdvan Arşivi