ABD HAYDUTLUĞU!
Uluslararası ilişkilerde "diplomasi", "hukuk" ve "egemenlik" gibi kavramların içi hiç bu kadar boşaltılmamış, bu kavramlar hiç bu kadar aşağılanmamıştı. Bugün tanık olduğumuz olay, basit bir siyasi kriz değil; tam anlamıyla bir ABD haydutluğudur. Bir ülkenin halkı tarafından seçilmiş meşru devlet başkanını, askeri bir operasyonla, adeta bir film sahnesini andıran pervasızlıkla kaçırmak, modern dünyaya meydan okumaktır.
Bu operasyonun tek bir amacı var: Tüm dünyaya korku salmak. ABD, Venezüella üzerinden diğer tüm ülkelere şu mesajı gönderiyor: "Eğer bizimle iş birliği yapmazsanız, sizi yatak odanızdan donunuzla alıp götürürüz." Bu, devletler arası bir ilişki biçimi değil, bir mafya yapılanmasının tehdit dilidir. Kendi çıkarları uğruna her şeyi mübah gören emperyalizm, "demokrasi götürme" yalanının arkasına saklanmayı bile artık bırakmış durumda. Artık maske düşmüş, yerini çıplak bir barbarlık almıştır.
Bu cümle, Washington’un sömürgeci zihniyetinin en net dışavurumudur. Halkın iradesini yok sayan, sandığı askeri postallarla ezen bu anlayış, açıkça diyor ki: "Sizin oyunuzun, sizin iradenizin bir hükmü yok; buranın tek hakimi biziz!" ABD emperyalizmi için ülkeler sadece birer kaynak deposu, halklar ise köledir. Bu kirli çarka çomak sokan, çıkarlarına ters düşen her lider, her siyaset ve her onurlu duruş doğrudan hedeftir. Tabii ki, kendi halkına ihanet eden "işbirlikçiler" bu hedef tahtasının dışındadır; onlar, efendilerinin sofrasından düşecek kırıntıları bekleyen modern zaman köleleridir.
Beyaz Saray’da oturan, uluslararası hukuku hiçe sayan ve akli melekeleri sorgulanan Trump, dünyayı büyük bir felakete sürüklüyor. Yaşlı bir bunağın egosu ve silah lobilerinin iştahı arasında sıkışan dünya siyaseti, her an büyük bir savaşın patlak vereceği bir barut fıçısına dönüştürülmüş durumda. ABD ne yasa tanıyor ne de sınır. Kendi çizdiği sınırların dışında kalan her coğrafyayı birer savaş alanına çevirmekten çekinmiyor.
Peki, bu barbarlık nereye kadar devam edecek? Sözde "özgür dünya" ve onun kurumları, bu tiranlığa karşı daha ne kadar dilsiz kalacak? BM’den AB’ye kadar tüm yapılar, bu haydutluk karşısında sessizliğe bürünerek aslında bu suça ortak oluyorlar.
İnsanlık, bu zorbalara boyun eğmeyecek kadar büyük bir tarihe sahiptir.
Türkiye’de onurlu yurtseverler ABD emperyalizmine dün olduğu gibi bugünde tepkisini göstermekte.
Ne var ki dün 6. Filoya selam çakanlarda tıs yok!
Zaten onlardan böyle bir şey beklemekte biraz saflık olur.
Bu yüzden bir kez daha yüksek sesle haykırıyoruz: Kahrolsun ABD emperyalizmi ve onun işbirlikçileri!