Dilek ALP

Dilek ALP

“HER İKİ SANİYEDE BİR”

“HER İKİ SANİYEDE BİR”

Yanan/yakılan ormanlarımız, kesilen/kestirilen ağaçlarımız, katledilen (bilinçli/kasıtlı) zeytinliklerimiz hakkında yazdığım kaçıncı yazı hatırlamıyorum bile. Usanmadan her yerden yazmaya devam edeceğim ve konuşacağım.

Muğla'nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı'nda YK Enerji'ye ait kömür madenine karşı zeytin ağaçlarını savunan İkizdereli 83 yaşındaki Zehra Ninenin pınarlarından akan gözyaşlarını izlerken yine kahroldum ve ne kadar çaresiz hissettim, kaçıncı kez. Günde kaç kere kendime soruyorum tahmin edemezsiniz: Bu vatanı, bu vatan toprağını, vatandaşlarını hiç mi sevmediler diye… Bunu yapanlar/ kararı onaylayanlar/ kararın asıl sorumluları, o ormanlar kesilirken, insanlar haykırırken, gözyaşları sel olurken kendi evlatlarını düşünmüyorlar mı diye… Biz doğaya saygı duyan, ağaçlarımızı evlat gibi seven bir ırktık bize ne oldu, nerede kaybettik bu duyguyu?

Her gün, her iki saniyede bir futbol sahası büyüklüğünde bir orman parçası daha yok oluyor yerküremizde. Buna bilim insanları “ORMANSIZLAŞMA” diyorlar. Ve ticari olarak yetiştirilen ağaçları ve tarlaları bunlara dahil etmiyoruz. Ayıların, nadide kuş türlerinin ve geyik gibi tehdit altındaki canlı türlerine ev sahipliği yapan, farklı hayatların dolu olduğu, doğal ormanları kastediyoruz.

Bugün gezegendeki ağaç sayısının, insanların ilk evrimleştiği zamanın sadece yarısı kadar var. Ve en hızlı orman tahribatı son birkaç yüzyılda yaşandı.

Artık dünya çapında her yıl 15 milyara kadar ağaç kesiliyor. Vahşi yaşam, insanlar veya iklim için sürdürülebilir değil. Orman tahribatını durdurmak için yeterince mücadele verebiliyor muyuz? Kime karşı ve nasıl bir dirençten bahsediyoruz bana çok acı geliyor buna cevap vermek. Ormanlarımızı koruması gerekenlere karşı koruma yapmak ne saçma Allahım… Akıl sır ermiyor olan bitene. Çevre kampanyacıları, politikacılar ve iş dünyasının kuvvetli isimleri bu konuda kararlı çalışmalılar… Sade vatandaş bunun altından kalkamaz. Ve acilen ormanlarımızın yardıma ihtiyacı var.

Ormansızlaşma, farkında olsak da olmasak da hepimizi etkileyecek. Güzel olmasının yanı sıra, ormanlar gezegenimizin sağlığı için hayati öneme sahip. Mantarlardan böceklere, kaplanlardan fillere kadar Dünya’daki pek çok yaşam için yiyecek ve barınak sağlıyorlar. Dünyadaki kara bitki ve hayvanlarının yarısından fazlası ve tüm kuşların dörtte üçü ormanların içinde ve çevresinde yaşıyor.

Ormanların yağış düzenleri, su ve toprak kalitesi ve taşkın önleme üzerinde de büyük etkisi vardır. Milyonlarca insan, evleri veya geçimleri için doğrudan ormanlara güveniyor.

Ancak ormansızlaşmadan kaynaklanan riskler daha da büyüyor. Ağaçlar karbondioksiti emer ve depolar. Ormanlar temizlenirse, hatta rahatsız edilirse, karbondioksit ve diğer sera gazlarını serbest bırakırlar. Orman kaybı ve hasarı, küresel ısınmanın yaklaşık %10'unun nedenidir. Ormansızlaşmayı durdurmazsak iklim kriziyle mücadele etmemizin hiçbir yolu yok.  Yöneticiler bunu bildikleri halde nasıl bu kadar rahat ve duyarsızlar anlamak mümkün değil.

Yaklaşık dört aydır bilfiil içinde yaşadığım Canada’nın Alberta Eyaletindeki söndürülemeyen ve hava sıcaklığından dolayı sıçrayan 600’ü aşkın orman yangın noktasının hayatı nasıl imkânsız bir hale soktuğunu kahrolarak izliyorum. Çoğu gün yoğun sis ve duman kokusundan evlerden dışarı çıkamaz, kapı pencereleri sıkıca kapatmak zorunda kalıyor tüm eyalet. Doğanın şaka yapmadığını tüm dünya kademe kademe yaşıyor artık. Ozon tabakasındaki yırtığın en geniş olduğu bölgede yaşarken 30 derece bir sıcaklığın 45 derece gibi hissedilmesi, güneş ışınlarının normalinden 100 kat daha etkili oluşu, canlılar üzerine nasıl etkili olur acaba? Dünya bence çok nazik ve bizlerin kabalıkları ve duyarsızlıklarına isyan başlatmış durumda. O kadar kötü davranıyoruz ki doğaya…

Ormanlar, dünyadaki karasal biyolojik çeşitliliğin çoğuna ev sahipliği yapmaktadır. Birçoğu hala keşfedilmemiş milyonlarca bitki, hayvan, mantar ve mikroorganizma türünü barındırırlar. Ormanlar temizlendiğinde, bu türler yaşam alanlarını kaybederek nüfus düşüşlerine ve yok olmalarına yol açar. Bu biyolojik çeşitlilik kaybı, ekosistemleri bozabilir ve dirençlerini azaltabilir, potansiyel olarak tüm besin ağlarının çökmesine yol açabilir.

Ormanlar, Dünya'nın ikliminin düzenlenmesinde çok önemli bir rol oynamaktadır. Atmosferden karbondioksiti emerek ve onu bitki dokularında ve toprakta depolayarak "karbon yutakları" görevi görürler. Ormanlar kesilip yakıldığında veya çürümeye bırakıldığında, depolanan bu karbon atmosfere geri salınarak küresel ısınmaya katkıda bulunur.

Ormanlardaki ağaçlar ve bitkiler, su döngüsüne önemli ölçüde katkıda bulunur. Terleme yoluyla su buharını atmosfere salarak bulutların ve yağışların oluşumunu teşvik ederler. Ormanlar ortadan kaldırıldığında, bu süreç kesintiye uğrar ve potansiyel olarak yağış düzenlerinde değişikliklere ve artan kuraklık riskine yol açar.

Ormanlar, yağmur ve rüzgarın etkisini azaltarak toprağın erozyona karşı korunmasına yardımcı olur. Ayrıca besin maddelerinin geri dönüşümü yoluyla toprak verimliliğine katkıda bulunurlar. Ağaçlar olmadan, topraklar erozyona karşı daha savunmasızdır ve verimlilikleri zamanla düşebilir, bu da araziyi tarım ve diğer kullanımlar için daha az uygun hale getirir.

Birçok yerli ve yerel topluluk geçim kaynakları, yiyecek, su ve kültürel uygulamaları için ormanlara bağımlıdır. Ormansızlaşma, bu toplulukların yerinden olmasına ve geleneksel bilgi ve yaşam biçimlerinin kaybolmasına yol açabilir.

Kısacası, ormansızlaşmanın Dünya'nın ekosistemleri ve çevre üzerinde geniş kapsamlı ve çok önemli etkileri vardır. Biyolojik çeşitliliğin korunması, iklim değişikliğinin hafifletilmesi ve sürdürülebilir kalkınma için bu konuya dikkat çekmek, önlem almak hayati önem taşımaktadır artık günümüzde. Kısacası ormanlarımızı şimdi her zamankinden daha fazla korumamız gerekiyor.

NOT:
Muğla'nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı'nda YK Enerji'ye ait kömür madenine karşı zeytin ağaçlarını savunan İkizdereli köylülerimizin ve Zehra Ninenin yanındayım, yanında olacağım.

Bu yazı toplam 18123 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
Dilek ALP Arşivi