Halil Yeni

Halil Yeni

Yüzünde Yurdunun İzlerini Taşıyan Bir Ozan Cafer Yıldırım

Yüzünde Yurdunun İzlerini Taşıyan Bir Ozan Cafer Yıldırım

Cafer Yıldırım geçtiğimiz yıl yayımladığı ‘’Çankaya’nın Işıkları ve Edipler’’ kitabıyla Mustafa Kemal’in sofrasına oturmuş şair ve yazarları anlatmış, kurtuluş Savaşına ve Cumhuriyetin ilk yıllarına şair ve yazarların anıları üzerinden farklı bir yaklaşım sergileyip edebiyat ve tarih severler tarafından beğeniyle okunan bir kitap hazırlamıştı.

 

 

Şair Cafer Yıldırım’ın yeni şiir kitabı ‘’Yurdum Yüzünle Başlar’’ ise Ocak ayında yayımlanarak okuyucuların karşısına çıktı. 2021 Ruşen Hakkı Şiir yarışmasında Seçici Kurul Özel Ödülü’ne değer görülen dosya ‘’Şiirden Yayınları’’ tarafından kitaplaştırılarak raflardaki yerini aldı.

 

 

Şiir, araştırma, inceleme ve deneme türlerinde çok sayıda yapıtı bulunan Cafer Yıldırım, sekizinci şiir kitabında bizlere farklı bir yerden, yürek sızısından sesleniyor ve okuru kendi iç dünyasında gezdirirken yaşamından kesitlerde sunuyor.‘’bir umuttan daha aldım payımı / bir aşk daha kapattı kendisini / bir yığın soru ve azap kaldı bana /  bana taşlanmış yılanların acısı / sardunyaların mevsim sonu yalnızlığı’’

 

 

Şair bir gezgin misali aşkın izinden yollara, yolculuklara çıkarken, okuru elinden tutup Sivas, Keşan, Hakkâri, Van ve Gezi’ye götürüyor. Yollarda yüzlerle, yüzlerde yaşanmışlıklarla karşılaştırıyor.

 

 

Mısralarında aşkın, hüznün ve huzursuzluğun destansı anlatımı karşımıza çıkarken her şeye rağmen umudun arayışı bir nehir gibi yanı başımızda akıyor.  Çıkmaz sokaklara düşse de şiir, O kaldırıp başını, gökyüzünün maviliği ve sonsuzluğuna bakmaktan vazgeçmiyor. ‘’Umut ordadır belki / Hiç denenmemiş yaşantıların ihtimalindedir / Bir sabahın belki hiç bakılmamış şafağındadır / Dağların hiç kazılmamış eteğindedir / - saklı bir maden gibi’’

 

 

Duygu yüklü şiirlerin yer aldığı bu yeni kitabın tanıtım yazısında şair ve şiiri için şunlar yazıyor. ‘’Bu kitap bence şairin en olgun ve zirvedeki kitabı. Önceki eserlerine göre söyleyişin alabildiğine rahatladığını ancak aynı zamanda daha da derinleştiğini görüyoruz. İnşa açısından her bir sözcüğün bütünün anlamlı bir parçası olduğunu da. Retorik yok, içerik bu bağlamda meyveli. Açtığı özgün yol Hegel'in tinsel diye nitelediği kültürel ruhumuzu şiirin olanaklarıyla yeniden üretiyor, şiir bu bütünlükte çiçek açıyor. Şiir kamuoyunun, şairler locasının bu esere dikkatini çekmek istiyorum.’’

 

 

Yüzünde yurdunun izlerini taşıyan ozan aradığı yüzü son yılların en görkemli mücadelesi Gezi direnişinde buluyor ve bir şiirinde ona şöyle sesleniyor, ‘’Yüzün ki senin bütün arayışlarımın, bütün çabalarımın karşılığıydı;/onlarca kez kırılan ve her seferinde dirilttiğim dayanma gücümün sebebiydi. / O gece ne mutlu ki bana seçebildim yüzünü koca bir meydan kargaşası içinden. / Sen oradaydın. Ağaç yaprakları, kediler, çiçekler ve güvercinlerle birlikteydin. / Panzerler, gaz silahları, akrepler ve sana karşı nefretle donanmış duyguların namluları önündeydin. / Emir ve komutanın hedefiydin. / Sen oradaydın, gecenin altında, her yıldızdan bir parça. / Herkes kadar inançlı, herkes kadar direngen / ve herkes kadar sakin, herkes kadar kaygılı… / Yüzün masumiyetin yüzüydü. / Yüzün umudun yüzüydü. / Yüzün Türkiye’nin yüzüydü.’’

 

 

Kitabı okuyup bitirdiğimde şunu düşündüm. ‘’Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek’’ yüzümüz aşkın ve umudun, yani ‘’Türkiye’nin yüzü’’ olarak kalmaya devam edecek.

Bu yazı toplam 3454 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Halil Yeni Arşivi