"Yasaklamak Değil, Rehberlik Etmek Gerekiyor"
Dijital teknolojiler ve yapay zeka araçlarının kullanım yaşının düşmesiyle birlikte, bu sistemlerin çocuk gelişimine etkileri uzmanlar tarafından mercek altına alınıyor. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Sema Bayçın, yapay zekanın yaş ve gelişim düzeyine uygun kullanılmadığı takdirde çeşitli riskler barındırdığına dikkat çekerek ailelere rehberlik çağrısında bulundu.
Çocukların gelişim evrelerine göre dijital risklerin farklılaştığını belirten Uzm. Dr. Bayçın, özellikle 1 yaş ve okul öncesi ile ilkokula geçiş dönemlerinin bilişsel gelişim açısından son derece kritik olduğunu ifade etti.
YAŞ GRUPLARINA GÖRE KARŞILAŞILAN RİSKLER
• Okul Öncesi Dönem (2 - 6 Yaş): Bu yaş grubunda somut-soyut ayrımının henüz oturmadığını vurgulayan Bayçın; yapay zeka destekli sesli asistan veya oyuncakların "canlı" algılanabileceğini, komut odaklı iletişim tarzının akran ilişkilerinde hırçınlığa yol açabileceğini ve mimik eksikliği nedeniyle duygu gelişimini yavaşlatabileceğini söyledi.
• İlkokul Dönemi (7 - 11 Yaş): Hazır sunulan içeriklerin çocuklarda problem çözme ve üretkenlik yetilerini zayıflatabileceği, ayrıca çocukların yapay zekanın sunduğu yanlış bilgileri "mutlak doğru" kabul etme eğiliminde olduğu belirtildi.
• Ergenlik Dönemi (12 - 17 Yaş): Çatışmasız ve sürekli onay veren sohbet robotlarının gerçek sosyal ilişkilerin yerini alarak gençleri duygusal izolasyona sürükleyebileceğine dikkat çekildi. Yanı sıra ödevlerde araştırma yapmadan yapay zekaya dayanmanın eleştirel düşünmeyi sınırladığı, manipüle edilmiş görsellerin ise beden algısı bozuklukları ve siber zorbalığa zemin hazırladığı ifade edildi.
"YAPAY ZEKA DESTEKLEYİCİ BİR ARAÇ OLMALI"
Yapay zekanın tamamen zararlı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Sema Bayçın; doğru süre, yaşa uygun içerik ve ebeveyn rehberliğinde yabancı dil, kodlama ve araştırma becerilerinde eğitsel bir desteğe dönüşebileceğini aktardı. Teknolojinin çocuğun yerine düşünen değil, öğrenmeyi destekleyen bir konumda olması gerektiğini hatırlatan Bayçın, ailelerin yasaklayıcı tutumlar yerine açık iletişim ve birlikte sınır belirleme yoluna gitmelerinin sağlıklı gelişim için şart olduğunu sözlerine ekledi.
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.