Dilek ALP

Dilek ALP

SOSYAL MEDYA KRALLIĞI

SOSYAL MEDYA KRALLIĞI

Bu çağda sosyal medya hayatınızı sandığınızdan daha çok etkiliyor. Çoğu insan en az bir sosyal medya platformu kullanıyor, ancak günlük sosyal medya kullanımının ne kadar etkili olabileceğini zararlarını ya da dozajında faydalarını anlayamıyorlar. Hayatınız boyunca tanıştığınız hatta hiç tanışmadığınız insanlardan gelen yüzlerce etkileşim, fotoğraflar ve yaşam güncellemeleri arasında gezinmek gerçekten eğlencelidir, ancak zaman içerisinde sosyal medyanın davranışlarımızı ve düşüncelerimizi nasıl değiştirdiğini genellikle görmeyiz. Bağımlı hale döndükten sonra ise iş işten geçmiştir.

Bugün sosyal medyanın yaşamınız üzerinde doğrudan etkisi olabilecek bazı yollara değinelim;

İş Hayatı: Bu noktada, milyonlarca insanın sosyal medyada yazdıkları, söyledikleri veya yaptıkları bir şey yüzünden iş fırsatlarını kaçırmış veya mevcut işlerini kaybetmiş olmaları muhtemeldir. İşverenler genellikle başvuranları değerlendirirken, mevcut çalışanlarının geçmişini tarar bilgi edinirler. Kişilerin bir nevi karakter analizleri bu mecralardan yapılır. Rahatsız edici bir şey veya davranış eksikliğini gösteren bir şey bulurlarsa, o işe girmenizi veya kariyerinizde ilerlemenizi engelleyebilir.

Güvenlik Araştırmaları: Yetkililer, potansiyel güvenlik tehditlerini değerlendirmek için bu bilgileri gerektikçe gözden geçirirler. Çoğu insanın bu konuda endişelenmesine gerek yoktur, ancak geçmişte belli belirsiz tehditler içeren veya ilgili gönderiler yaptıysanız, hayatınızda hukuki bazı kısıtlamalar yaşayabilirsiniz.  

Yasal Konular:  Benzer şekilde sosyal medya paylaşımlarınız da hukuki ve adli değerlendirmelerde rahatça kullanılabilir. Örneğin, gönderi geçmişiniz, çocuğunuzun velayeti için savaşırken veya boşanma aşamasında, karakterinizi kanıtlamaya çalışırken bir mahkemede aleyhinize kullanılabilir.

Yeni ilişkiler: Yeni biriyle tanıştığınızda, ne sıklıkla o kişinin sosyal medya bilgilerini arar veya bulmaya çalışır ve gezinmeye başlarsınız? Muhtemelen size de aynısını yapıyorlardır. İyi ya da kötü, sosyal medyanız tanıştığınız hemen hemen herkesin ilk (ve ikinci) izlenimlerini şekillendirmekten sorumludur.

Doğru bilgiye erişim: Sosyal medya platformlarında, yetkinliği olmayan kişilerin birçok farklı konuda kendi öznel deneyimlerini birer “bilgi” paylaşımı gibi sunduğuna şahit olabiliyoruz. Bu kişiler önerileriyle yanlış yönlendirmelere ve yeni problemler oluşmasına neden olabilir.

Sosyal Medya Dolandırıcılığı: Dolandırıcı şahıslar sosyal medyalarda açtıkları sahte hesaplarla kendisini askerlik arkadaşınız, eşinizin-çocuğunuzun yakın bir arkadaşı veya uzaktan bir akrabanız gibi tanıtarak başının belada olduğunu, acilen paraya ihtiyacı olduğunu bildiren mesajlarla, belirli bir adrese para yollamanızı isteyerek sizleri mağdur edebilir.

Piyasa fiyatının çok çok altında bir fiyatla satışa sunulan özellikle akıllı telefon ve bazı elektronik eşyalarla ilgili reklamlar tamamen dolandırıcılık amacıyla yayınlanan reklamlardır. Bu tip sitelerden kesinlikle alışveriş yapmayın. Alacağınız ürünün piyasa değeriyle karşılaştırmasını kesinlikle yapın. Mağdur olduğunuz böylesi bir durum karşısında derhal şikâyet için en yakın emniyet birimine ya da Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek suç duyurusunda bulunun.

Ruh ve Duygusal Sağlık: Sosyal medyanın ruh sağlığımızı nasıl etkilediği konusunda da endişelenmemiz gerekir.
               Benlik saygısının zedelenmesi; Devamlı bir sosyal beğenilirlik ihtiyacı duymak, kişinin kendi beden imajını ve yaşam tarzını yoğun bir şekilde gözlemlemesine ve yargılamasına yol açabilir. Dahası beklenen onay gelmediğinde kişinin benlik saygısı zarar görebilir ve kendini değersiz hissedebilir.
               İstismar ve taciz; Sosyal medyanın en büyük sorunlarından biri taciz ve tacize izin verme eğilimidir. Pek çok insan, kendilerini kötü hissettirmeye çalışan bireylerden siber zorbalık veya tacizin çeşitli türlerini yaşar. Doğrudan hedef olmayanlar, diğer kullanıcılar tarafından genel yorum akışlarında kullanılan hakaretlerden ve saldırgan dilden yine de olumsuz etkilenebilir.

               Kaygı ve yalnızlık; Sosyal medya kullanımının bizi daha bağlı ve daha kendinden emin yapma niyetine rağmen, aslında endişe ve yalnızlık duygularını besler. Bu konuda muhtemel birçok faktör var. Örneğin, sosyal medyadayken diğer insanların sürekli keyifli vakit geçirdiğine tanık olmak ve siz kapalıyken sürekli sosyal medyayı kontrol etmek isteği yaratabilir. Sosyal medyanın açık şeffaflığı ve sürekli erişilebilirliği nedeniyle, mahremiyet eksikliği ile ilgili endişeler de hissedebilirsiniz. Bunun da ötesinde, sosyal medya genellikle en iyi yaptığımız şekilde - yüz yüze, doğrudan sohbetlerle - sosyalleşmemize izin vermeden sosyalleştiğimiz hissini verir.

               Yankı odaları; Sosyal medyadaki kullanıcılar, bazı açılardan kendilerini tecrit etme, katılmadıkları şeyleri söyleyen kaynakları arkadaşlıktan çıkarma ve takibi bırakma ve onlarla aynı fikirde olan insanları arama eğilimindedir. Bu, yalnızca bir anlatının sürekli olarak geri dönüştürüldüğü yankı odalarının gelişimini kolaylaştırır. Bu da yeni fikirlere açık kalma yeteneğimizi sınırlar, aynı fikirde olmadığımız insanları şeytanlaştırmamıza neden olur ve bazı durumlarda gerçek olmayanlara inanmaya devam etmemizi sağlar.

Sosyal Medyadan Uzaklaşmalı mıyız?

Sosyal medyayı dozunda kullanmanın bazı faydaları vardır, bu nedenle sosyal medya platformlarınızı anında tepki olarak terk etmeyin. Sosyal medyanın kişisel olarak sizin için daha fazla zarar mı yoksa iyi mi olduğunu anlamak ve değerlendirmek için biraz zaman harcamanız gerekecek. Belirli bir platformu kullanmanın olumlu yararlarından çok olumsuz sonuçları olduğunu düşünüyorsanız, onu kaldırmayı veya bir hafta süreyle geçici olarak silmeyi düşünün. Bu haftanın sonunda nasıl hissediyorsunuz? Sonuca göre tekrar değerlendirebilirsiniz.

Sosyal medyadan tamamen kopmak zor olabilir, ancak aynı zamanda muazzam olumlu faydaları da olabilir. Sosyal medya hesaplarınızı açık tutmaya karar verirseniz, bunun neden olabileceği potansiyel zarar ve olumsuz etkilerin farkında olduğunuzdan emin olun ve bunları azaltmanın bir yolunu bulun.

Eğer olumsuz etkilere neden olacak düzeyde sosyal medya kullanıyorsanız; kendiniz için günün belli saatlerinde veya haftanın bazı günlerinde sosyal medya kullanmadığınız zaman dilimleri belirleyebilirsiniz.

Kendiniz için sosyal medya kullanmadığınız mekânları belirleyebilirsiniz.

Bilgi edinmek istediğiniz alanlarla ilgili bir ya da iki uzman kişi belirleyerek onların paylaşımlarını takip edebilirsiniz.

Hem faydalı ve doğru bir bilgi alamadığınız hem de kendinizle karşılaştırarak yetersizlik hissi yaşadığınız sosyal medya hesaplarını takip etmeyi bırakabilir ya da azaltabilirsiniz.

Bazı sosyal medya uygulamalarında bulunan süre kısıtlama seçeneğinden faydalanarak farkında olmadan geçirdiğiniz zamanın önüne geçebilirsiniz.

Sosyal medyaya ayırdığınız sürenin bir kısmını yeni hobiler edinmeye veya var olan ilgi alanlarınızı geliştirmeye ayırabilirsiniz.

Bilgi:
Kişi özgürlüğünü savunan varoluşçuluk akımının sözcülüğünü yapan, Jean Paul Sartre (1905-1980), romanlarının yanı sıra oyun ve felsefe eserleri ile de tüm dünyada tanınmıştır. 22 Ekim 1964 tarihinde Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür fakat bu ödülü almayı reddetmiştir.

Bu yazı toplam 5776 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
Dilek ALP Arşivi