Tuncer Altunbulak

Tuncer Altunbulak

ÖLÜ ELBİSESİ

ÖLÜ ELBİSESİ

Dün Mustafa paşa camisinde bir yurttaşımızın cenaze merasimi vardı insanlar merhumla ilgili konuşuyordular uzaktan kulak misafiri oldum herkes çok iyi bir insan olduğunu herkese yardım ettiğini insanlar tarafından çok sevilip sayıldığını anlatıyorlardı beni de iyi insanlar hakkında duyduklarım çok sevindirir dünya özellikle de ülkemizin böyle iyi insanlara ihtiyacı var bu ülkeyi kötülüklerden böyle insanlar kurtaracaktır bilinen bir şeydir bütün iyilikler kötülüklerden çıkmıştır iyilik ve kötülük artı ve eksi gibi etkilerler bahar ölülerin çoğaldığı mevsimdir aynı zamanda doğumların da mevsimidir sevgili dostlar bu yaşıma kadar her şeyi gördüm iyi kötü acı tatlı yaşadım sevdim sevildim kızdım konuşmadığım insanlar oldu hayatımda en çok kızdığım şeylerden biri benden daha çok yoksul olup ama zenginmiş gibi davranan insanlar olmuştur yaşanan kötülüklerin yaşanmasına biraz da bu tür insanlar neden oluyorlar neden yoksul çaresiz olduklarını düşünecekleri yerde zenginlere dua etmekten kendilerini bir türlü kurtaramıyorlar kendi kendileriyle bir yüzleşebilseler kim olduklarını neden yoksul olduklarını neden çaresiz olduklarını bir bilebilseler hem kendi sorunlarını hemde ülkenin içindeki sorunlar kendi kendiliğinden ortadan kalkacaktır biliyorum şimdi saadete gel o camide ne oldu neler gördün diyorsunuz anlatayım benim sırtımda iki üç yıldır giydiğim bir yelek bir çift de ayakkabı var bunlar mahallemde ölmüş olan komşularımın çok değerli elbiseleridir yeleği ölen adamın oğlu ayakkabıları da bir başka ölenin kardeşi vermiştir biri babasının diğeri de kardeşinin izlerini bende görmek istemişlerdi bu da beni çok gururlandırmıştı gerçekten çok övgüye değer bir şeydir işte o camide o gün bu iki saygıdeğer komşumla yüzleştim birinin verdiği  yelek sırtımı soğuktan diğerinin ayakkabıları selden çamurdan korudular ikisine de Allahtan rahmet diliyorum ölüm hepimiz için bir gün bende öldüğümde mutlaka bizimkilerden benim elbiselerimi de birilerine vereceklerdir bunu iyi biliyorum hiç kimse mezara bir şey götürmüyor kazanılan edinilen her şey burada kalıyor ve onları da başka insanlar kullanıyorlar bu da ölülerimizin ölürken bile arkalarındaki insanlara ne kadar iyilikler bıraktıklarını gösterir yediğim yemekte içtiğim suda ölmüş olan insanların hakkı vardır bu yazımı bundan dolayı onlara ithaf ediyorum malın mülkün şanın şöhretin hiçbir değeri yok değeri olan tek bir şey var o da insan olmak insanlığa yararlı olmak ne yazık ki yaşarken çoğu insan bunu başaramıyor birisi anlatmıştı devlet katının üst basamaklarında ölen birinin yerini kapmak için kavga edip birbirini yaralayan iki kişiyi anlatmıştı değer mi bir gün onlar da ölecekler onların yerini de başkaları alacak kimi insanlarımıza para mevki hırs yetmiyor ne yazık ki onların da yaşamda böyle bir şansızlıkları var sonuçta kimimiz gülerek kimimiz ağlayarak kiminiz yara para içinden kan kusarak kimimizde mutluluk içinde ölüyoruz elbette ki en iyi ölüm kimselerin eline düşmeden olan ölümdür hepimiz mutlu olmak güzel şeyler yapmanın hayalini kuruyoruz doğal olarak ben de hep mutlu olmak istedim o günlerin hayalini kurdum bir gün geldi o mutlulukla görüştük hayatıma dokundu bana çok güzel şeyler anlattı sonra birden çekip gitti bir de not bıraktı notunda demişki mutluluk ne alınır ne satılır yalnızca mücadele verilerek özveride bulunularak elde edilir bunun dışında başka bir mutluluk yoktur demiş gitmiş sevgili okurlar mutluluk irade sevgi saygı işidir başka insanlara yapılan iyiliklerle elde edilir camideki cenazeye dönecek olursak cenazeden ayrıldıktan sonra bir kahveye gittim ölmüş olan adam orada ağlayanlar dışarda gülüp eğlenenler hayatın ilginç olduğunu bana gösterdi bu olay kafamı epeyce karıştırdı üzerimdeki ölü elbiseleri bana bayağı ağır gelmeye başladı ölülerin elbiselerini neden giydiğimi düşündüm sonra kendi kendime elbette ki yoksulluktan giyiyorsun dedim yoksa sende gider en kral mağazalardan giyinirdin sevgili dostlar ben hayatım boyunca bit pazarlarından giyindim oradaki elbiselerin çoğu ölen insanların elbiseleridir sonradan düşündüm sen yoksul bir ülkede yaşıyorsun ve bu ülkede senin gibi bit pazarından giyen bir sürü insan var hiç kendini yormana gerek yok seni ve o milyonlarca emekçiyi bu hale düşüren bu ülkeyi soyan sömüren kapitalistler var ve bu düzeni onlar yaratıyorlar utanması gereken de onlardır hiç üzülme sen bu sistemin ortadan kalkması için elinden gelen her şeyi yaptın yapıyorsun ve yapacaksın hem sonra elbiselerini giydiğin insanlar hepsi de çok değerli insanlardır onlar da senin gibi yoksul insanlardı insanlar birbirlerine yaslanarak dayanarak birbirlerini severek ve birbirlerinin işlerini kolaylaştırarak yaşarlar yürüyebilmemiz bir ötekinine dayanmamıza bağlı nasıl yaşarsak yaşayalım kimliğimiz kişiliğimiz kim olursa olsun en yüksek makamlarda olsak şöhretimiz dünyaya da yayılmış olsa ölüm diye bir şey var ve hepimiz öleceğiz önemli olan insan gibi yaşamaktır başka insaları sevmek ve yaşamlarına saygı göstermek barışı kardeşliği ve özgürlükleri savunmaktır 

Bu yazı toplam 11319 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tuncer Altunbulak Arşivi