1. YAZARLAR

  2. Aktan Uslu

  3. Kartepe’den Çayırova’ya Mutluca’ya birbirimize lazımız
Aktan Uslu

Aktan Uslu

muhabir
Yazarın Tüm Yazıları >

Kartepe’den Çayırova’ya Mutluca’ya birbirimize lazımız

A+A-

“Recep Aktaş’ın ölümü hepimize uyarı olsun. Özgürlük ve Dayanışma PartisiÖDP (Günümüz SOL Parti) olarak özgürlükçü ve dayanışmacı bir partiyiz ancak bazen en yakındakilerimizin bile derdini, sıkıntısını anlamakta güçlük çekiyoruz. İdealleri ve geçmişi olan bir insan, bu kahrolası düzende böyle yapıyorsa; düzenin bir kenara attığı kişiler ne yapıyor. Bu kahrolası düzene karşı mücadelede daha dikkatli olalım. Sevgili Recep. Işıklar, nurlar üzerine yağsın. Mesajını aldık.'' 

Hayri KOZANOĞLU / 27 Eylül 2005

Dönemin ÖDP Genel Başkanı

İntihar eden ÖDP Gebze İlçe Başkanı Recep Aktaş’ın cenaze töreninden…

**

 

Tugay Adak..

Kartepe Belediyesi CHP Meclis Üyesi..

CHP İl Gençlik Kolları’nda hayli hareketli geçen ve o hareketliğinin bölgemize de özellikle Gebze’de yansıdığı Emre Andız’ın başkanlığı döneminde İl Gençlik Kolu Başkan Yardımcısı olarak hayli sık gelmişti Gebze’ye.

Selamım, sabahım vardı.

Kartepe Belediyesi’ne meclis üyesi seçildiğini de, partisinin bayrak çalışmasını yaparken düştüğünü ve bir gözünden olduğunu, bundan ötürü “Gazi” diye tanımlandığını intiharı sonrası öğrendim.

Cenaze namazında CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan’a, “Hangi yüzle geldin…” diye sataşmada bulunulmuş.

Sosyal medyada yer alan kimi paylaşımlara bakıyorum. İntihardan örgüt de sorumlu tutuluyor.

Anlıyorum, anlam da veriyorum ama mesela intihar…

İnsanım” diyen herkesin yüreğini burkan bir hadise, bir can bir değer kaybı.

CHP İl ve/veya Kartepe İlçe Örgütü’nün sıkıntılı sürecinde yeterince destek olmadığı eleştirilerinde de haklılık payı olabilir.

Ama intihara gerekçe olduğuna dair gerek örgüt gerekse kişileri sorumlu tutan, onları da ayrı bir vicdan azabına sokan tutumlara karşıyım..

**

Ahmet Demirkıran..

AKP Çayırova İlçe Gençlik Kolları Yöneticisi

Muhakkak ki bir yerlerde, aynı ortamda bulunduk. Belki sohbet etmişliğimiz bile vardır, hatırlamıyorumdur.

Kocaeli Sinop Dernekler Federasyonu - KOSİDEF Başkanı Zekeriya Demirkıran’ın akrabası.

İşçi çocuğu..

Çayırovaspor Kulüp Başkanı, AKP Çayırova Gençlik Kolları ve Çayırova Sinoplular Derneği eski Başkanı Muhammet Yeşilkaya ile babası, Gebze Belediye Meclisi eski Üyesi Hamdi Yeşilkaya’ya ait Anadolu Gıda’da çalışıyor.

Çevresindekileri, kendisinden çok tanıdığım 24 yaşında bir genç..

Her şey anlık, saniyelik.

Akrabası, partilisi, hemşerisi Sedat Özçelik’in kullandığı aracın İzmit’teki kazasında kaybettiğimiz henüz 24 yaşında bir değer.

Bu arada dün akşam, Esma Sultan Çakırka’nın uğurlamasında öğrendim ki hastanede tedavisi sürüyor ve durumu kritik.

Dilerim, dönüşü olur.

Dilemekten, duadan başka bir şey gelmiyor elden.

Ve Ahmet Demirkıran’ın defni ve duası esnasında yan yana dizili üç küçük mezarın taşına gözüm takılıyor.

İbretlik..

Her üçü de Sinop Türkeli eşrafından

 

Ali oğlu Erdal...

 

Doğumu 1994... Ölümü 1994

 

Galip oğlu Ahmet...

 

Doğumu 1995... Ölümü 1995

 

Yine Galip oğlu bu sefer bu sefer Bayram...

 

Doğumu 1995... Ölümü 1995

 

Bu koşullarda kime, neye, hangisine yanarsanız?

Gidene mi, neredeyse hiç iz bırakmadan gittiğine mi, hayattalar ise anne babalarının yürek acısına mı, hangisine?

 

**

Yine dün akşam..

Esma Sultan Akkaya’nın uğurlaması esnasında acılı anne Selma Çakırka kızının ölümünden kendisini sorumlu tutarken yanı başında Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi teselli etmeye çalışıyor:

Sen diğer üç çocuğun için lazımsın…”

Bu yorumun yayına girdiği saatlerde kafile Tokat’ın Niksar İlçesi’ndeki Mutluca Köyü’ne vardı varacak konumda herhalde.

Köyün adı Mutluca ama bugün matem var!

**

İsmini vermem doğru olmaz. “Burayı yazma” dediydi.

Pandemi sürecinin mağdur ettiği bir esnafla görüşmemde içinde bulunduğu zor durumu tanımlayıp ekliyor.

Yaşamla ölüm arası bir yerdeyim..”

**

Cumadan salıya..

CHP Çayırova Kadın Kolları Başkanı Fadime İlhan’ın Sakarya’da ameliyat sonrası taburcu edilmesi beklenirken hastaneden cenazesi çıkartılan 80 yaşındaki annesi Fatma Doğan’ın cenaze namazından başladım.

Cuma cenaze… Pazartesi cenaze… Çarşamba cenaze uğurlama.

Bir diğer taraftan aklım Kartepe’de..

Bir diğer taraftan, “Yaşamla ölüm arası bir yerdeyim” diyen esnafta.

Bir taraftan aklıma 2005’teki Recep Aktaş cenazesi takılıyor.

Çayırova Akse Mezarlığı’nda tam da önünde bekliyormuşum. “Kör gözün parmağına…” misali yan yana üç bebe mezarı.  

Esma Sultan’ın uğurlamasında efkardan sigara yakmak için gittiğim soteye bir süre sonra aynı gerekçeyle Çayırova Belediye Başkan Yardımcısı Sadettin Arıkboğa da geldi: “Her şey boş, işte örneği…”

Genelde bu tür, olan biteni anlattığım yorum çeşidi tarzım değildir.

İllaki bir fikir öne sürerim.

Süreceğim de..

Demem o ki..

Sadettin Arıkboğa, “Her şey boş derken…” bir şeye işaret ediyor bence..

Siyasetten sebep birbirimizi yemenin esprisi yok.

Bakın..

AKP ve CHP’nin il ve ilçelerde gençlik kollarının günümüzdeki ruh hali. Demek ki acı ortak, gözyaşının rengi aynı.

Anahtar ifadelerden birini 2005’te Hayri Kozanoğlu söylemiş: İdealleri ve geçmişi olan bir insan, bu kahrolası düzende böyle yapıyorsa; düzenin bir kenara attığı kişiler ne yapıyor.

Düzenin ne kadar kenara attığı bilinmez ama CHP’li Turgay Adak gibi yapıyor.

Diğer anahtar kelimeyi dün akşamki uğurlamada Bünyamin Çiftçi, Esma Sultan’ın annesine söyledi.

O anne diğer üç çocuğuna..

Ve hepimiz birbirimize lazımız.

Kartepe’den Çayırova’ya, Çayırova’dan Sinop’a sıçrayıp Tokat, Niksar’ın Mutluca Köyü’ne uzanan acı hattında. birbirimize lazımız.

Bu yazı toplam 562 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar