Tuncer Altunbulak

Tuncer Altunbulak

BİZ HİÇ ÖZGÜR OLMADIK

BİZ HİÇ ÖZGÜR OLMADIK

Üzerinde düşünülmeyen bir hayat yaşanılmaya değer bir hayat değildir demiş Eflatun. Ben hiç baba sevgisi görmedim babam bir gün olsun kucağına alıp sarıp sarmalayıp sen çok zeki güzel harika bir çocuksun demedi başımı okşamadı dertli söyleyen olur derler bu konuda çok dertliyim yoksul bir ailenin ilk çocuğuyum babam beni istediğim gibi sevemedi ama falakaya da yatırmadı bu ülkede falakaya yatırılan çocukların olduğunu biliyorum sözünü ettiklerim aradan 60 yıl geçmesine rağmen ki ben 60 ın üstündeyim bilincimin altında sapasağlam durmaktadır benim çocukluğumda bir babanın çocuklarını kucağına almadı öpmesi koklaması oğlum ya da kızım demesi ayıp sayılıyordu bu büyüklere hakaret anlamına geliyordu bırakın çocukları yeni evli genç bir adam eşini de sevemez ona şaka yapamaz hele aşkım sevgilim hiç diyemezdi sevmek yasak gibiydi işte biz böyle sevgisiz sevgiyi ayıp sayan bir dönemden böyle kültürel ve sosyal bir hayattan geliyoruz yeni bir gelin yıllarca evin büyükleriyle konuşamaz hasta olsa bile derdini anlatamazdı ilkel dönemlerde yaşamış insanlar okuduğum ve öğrendiğim kadarıyla bizlerden çok daha özgürmüşler mesela kız çocukları sevilmezdi bir kadın kız doğurmuşsa hem kendi sevinmezdi hemde evin büyükleri çocukları olmayan çiftlerin sebebi kadının verimsiz ve kısır olmasına bağlanırdı çok eşliliğin önemli nedenlerinden biri de budur maalesef böyle bir geçmişimiz var ve 21. Asırdayız bu geçmişimizle hâla yüzleşmiş değiliz hayalini kurduğum olmasını istediğim birçok şeyi hep ertelemiş ilerde olur belki diye düşünmüştüm 60 yaşını geçmeme rağmen hayalini kurduğum hiçbir şey gerçekleşmedi don kişot gibi düşman diye kendi devlerimi ve koyun sürülerimi yarattım ve onlarla uğraştım aslında ben bir klinik vakayım bu hastalığın adı manik depresif bozukluktur her 100 kişinin birinde görülür hayat geriye doğru düşünülür ileriye doğru yaşanılır derler ben ve kuşağım ne geriye doğru düşündük hayatımızı sorguladık ne de ileriye doğru yaşadık ülkemizin eğitim ve sosyal koşulları buna uygun değildi babamla sorunuma gelince şair Can Yücel ben en çok babamı sevdim der ya tam tersi ben en çok annemi sevdim annem babamdan çok daha zeki cesur ve alternatifli düşünürdü sözünü ettiğim o adete bizim evde karşı çıkan ilk annem olmuş öncelikle gelinlik yapmamış dedemle de büyükannemle de konuşmuş onların sözünü ettiği hiçbir şeye uymamış çocuklarını da sevmiş eşini de sevmiş hiç korkmadan yaptığı haksızlıkları yüzlerine söylemiş doğal olarak babamın babası annemle babamın evlerini ayırmış sevgili okurlar hayatın bir bitiş noktası vardır çoğu ve sıradan insan bu bitiş noktasına gelir ve geri dönerler sevgili annem o noktayı geçmiş o noktayı geçmek her babayiğidin harcı değildir oradan ötesi ya tımarhane ve cezaevi ya da toplumdan dışlanmaktır Dostoyevski hayat hikayesinin bir yerinde ben insanların yapamadığı isteyip de hayalini kurup ulaşamadığı şeylerin çoğunu yaptım der bu yüzden de hem toplumundan hemde dönemin zalim Çarlarından büyük zarar görmüş ve tutsak edilmiştir günümüzde yaşamış olsaydı Nobel’e aday gösterilseydi bugünün emperyalist Nobel vericileri kesinlikle ona Nobel vermezdiler Tolstoy’a vermedikleri gibi yine babama dönersek babamla kırk yıl birlikte yaşadık orta çağımızda belki sever diye birkaç kez babama geçmişte beni sevmediğini hatırlattım hep sessiz kaldı bir gün isyan etti dayanamadı oğlum bir ben değil o zaman herkes böyleydi ayıptı ahlaksızlık sayılırdı demişti bu babamı sevmiyorum anlamına gelmez babamla o dönemi anlatmaya çalıştım babamın kuşağı ölü bir kuşaktı aslında benim kuşağım da ölü ve köle ruhlu bir kuşaktır önceden kurgulanmış kurulmuş bir toplum yapısı içine doğduk hak hukuk adalet gibi önemli şeyler yoktu zaten sosyal hayat olarak kabul ettikleri şey bayramlarda ve düğünlerde yapılan eğlencelerdi ne yazık ki kendine güvenmeyen kendi öz düşüncesi olmayan çocuklar olarak büyüdük babam böyle öldü milyonlarca insan da böyle öldü bizler de özgürlük nedir sevgi nedir evlilik neden yapılır neden evlenilir gibi şeyleri tam olarak bilmeden öleceğiz bu yazdıklarımdan dolayı kimse beni kınamasın kınayanlar olursa da benim deliliğime versinler sevgi özgürlük insanın karakteri olmalı ama yine de hayatım boyunca hiç maske kullanmadım arkadaşıma eşime dostuma film fırıldak çevirmedim dostlarımı satmadım paraya asla tapmadım

Bu yazı toplam 11708 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tuncer Altunbulak Arşivi