1. YAZARLAR

  2. BARBAROS TANTAN

  3. Yeni bir durum
BARBAROS TANTAN

BARBAROS TANTAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni bir durum

A+A-

Ülkede ve kentimizde gündemi işgal eden başlık iki gün arka arkaya aynı olmuyor. Hergün birbirinden çok farklı spontane olaylar gelişiyor ve gündem çok çabuk değişiyor.
Değişmeyen gerçek gündemlerimiz işsizlik, yoksulluk ve de hayat pahalılığı. Bunlara, bir de 31 Mart’tan bu yana İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimi eklenmişti. Tartışmalar ve gerginliklerin eşliğinde herkes nefesini tutmuş Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) vereceği kararı merakla bekliyordu. O karar, Pazartesi günü akşamı açıklandı. Çıkan karar, beklenmeyen bir sonucu işaret etmiyordu aslında. Çünkü, Cumhurbaşkanı ve iktidar kanadının bu kadar baskı altına aldığı bir kurumun farklı kararla ortaya çıkması olası değildi. Yeni Türkiye’nin siyasi, demografik ve sosyolojik haritası buna pek izin vermezdi. 
Beklenen oldu, İstanbul Maltepe’de MHP’nin, Büyükçekmece’de ise AKP’nin seçim yenilensin itirazını reddeden YSK, Büyükşehir Belediye Meclisi seçimine de el sürmeyip sadece Başkanlık seçinin iptali kararını verdi.
Evet, bu karar her ne kadar hukuki süreç işletilerek alındı gibi gösterilmeye çalışılsa da, özünde siyasi bir karardır. Karar, böylece yeni bir durumu da ortaya çıkardı.
O durumun adı, İstanbul için yeniden başkanlık seçimi…
Mevcut durumu, 7 Haziran’da da görmüştük. Ve, 7 Haziran-1 Kasım arasındaki süreci unutmadan değerlendirmeler yapmak, ona göre adım atmak gerekir.
Sanatçıların başlattığı bir propaganda #HerŞeyGüzelOlacak hastagiyle karşılık buldu. İstanbul seçmeni ve özellikle de yaşanan hukuksuz sürece tepkili seçmenler, önceden yapmış oldukları tatil programı ve diğer tüm programlarını iptal edip 23 Haziran’da sandık başına gitme kampanyasını şimdiden başlatmış durumda. Bu da gösteriyor ki, seçim yenilense de, Cumhur İttifakı’nın adayı olarak seçime yeniden girecek olan Binali Yıldırım’ın yine hiç şansı yok. 
Sandığa gitme ve söz konusu ittifaka yeni bir seçim yenilgisi yaşatma ağırlıklı bir eğilim. Bence de doğru tavır olarak bu yol kullanılmalıdır.
Ama, yeniden seçim konusunda farklı düşünenler de var…
Birgün Gazetesi yazarlarından akademisyen dostum Fatih Yaşlı, bu konuda farklı bir bakış açısıyla değerlendirme yapıp, şu tespitlerde bulunuyor:
"İstanbul seçimlerinin tanınmaması gibi korkunç bir hukuksuzluğa imza atılırsa ve bunun ardından muhalefet hiçbir şey olmamış gibi yeniden seçime gitmeyi kabul ederse, bu Türkiye’de serbest seçimlerin sonu anlamına gelecek, iktidara sonuçlarını beğenmediği bir seçimi tanımama yetkisi fiilen verilmiş olacak.
YSK’den seçimlerin iptal edilmesi gibi bir karar çıkması durumunda muhalefetin aktif bir boykotu hayata geçirmesi, güçlü bir boykot kampanyasına girişmesi, sadece bugünü değil, geleceği de kurtarmak açısından bir zorunluluk teşkil ediyor, bu yapılmazsa ülkenin sadece bugünü değil geleceği de rehin verilmiş olunacak çünkü.“
Yaşlı’nın meselelere bakış perspektifini beğenir analizlerini de değerli bulurum. Bu değerlendirme de, belki yeni seçimin ardından çıkacak yeni duruma göre saray ve iktidar ittifakının yeniden alacağı pozisyon konusunda şimdiden bir uyarı niteliğinde. Çok doğru da olabilir. 
Ancak, yaşanacak süreçteki bütün olanakları kullanmanın gereği de orta yerde duruyor. Bütün seçenekler sonuna kadar kullanılarak varılacak noktada söz konusu seçeneği halkın önüne koyduğunuzda geniş bir kabul görebilir.
Çünkü, toplum olarak siyasal refleksleri çok zayıf ve siyasal öngörülere pek değer vermez haldeyiz. Yani, her şeyde olduğu gibi siyasette de yaşayarak gördükten sonra tavır değiştiriyoruz.
O nedenle, yenilenecek bir seçim için değerli gördüğüm iki seçeneğin de nesnel koşullara bakarak kullanılmasının doğru olduğunu düşünüyorum.
Seçeneksizlik ise hiç düşünmek istemediğim bir durum. Mevcut durum seçeneksiz bir hale geliş olarak görülürse, topyekün teslimiyet kabul görmeye başlar ve kaçınılmaz olur.
İstanbul, bu seçeneği hiç düşünmeden gereğini yapacaktır, buna inanıyorum…

Bu yazı toplam 1552 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.