Ahmet Rıdvan

Ahmet Rıdvan

Krediyle Ticaretin Sonu

Krediyle Ticaretin Sonu

Uzun yıllardır ticaretin tam merkezinde olan birinin, bugün yaşadıklarımızla ilgili bazı izlenimleri;

Ticaret uzun süredir krediyle döndü
Vadeli çalışmak, borçla iş yapmak ticaretin kuralı oldu.
Düşük faiz ve bol para döneminde düzen bir şekilde yürüdü de
Artık aynı koşullar yok ve bu düzen çalışmıyor.

Bugün gelinen noktada tablo şu;


Yaşadığımız sıkışma Türkiye’de daha şiddetli hissedilse de, gerçekte tüm dünyada ucuz para döneminin sona erdiği yeni bir sürecin içindeyiz.Yüksek faiz, düşük kârlılık ve hızla artan işletme maliyetleri. Ve düşük verimlilik.

Şirketler son yılların en zor dönemlerinden birini yaşıyor.
İşçilik maliyetleri son iki yılda bazı sektörlerde dolar bazında %40–50 bandında arttı.
İhracatçı firmalar dahi ayakta kalma mücadelesi veriyor.

Talep sınırlı, arz yüksek.
Bu nedenle satışlar çoğu zaman kârsız yapılıyor.
Para kaybetmek istemiyorsanız peşin çalışmanız gerekiyor.
Peşin çalıştığınızda kâr neredeyse yok.
Vadeli satışta ise risk giderek büyüyor.

Ticaret bugün ciddi bir açmazın içinde.

Bu açmazın sonuçları da rakamlara net biçimde yansıyor.
Resmî verilere göre 2025 yılında bankalara ibraz edilen, 35 bin keşideciye ait 307 bin adet çek karşılıksız çıktı.
Bu çeklerin toplam tutarı 259 milyar TL’ye ulaştı.

Bu rakamlar bize önemli bir gerçeği gösteriyor:
Düşük faiz ve bol para döneminde bir şekilde ödenebilen çekler,
yeni düzende artık ödenemiyor.

Çünkü iş dünyasının önemli bir bölümü bu yeni düzene ayak uyduramadı.
Alışkanlıklar değişmedi, iş yapma biçimleri değişmedi.
Şartlar ağırlaşmasına rağmen zararına da olsa satışa devam edildi.
Her gün biraz daha eriyen bilançolar, sonunda çeklerin yazılmasına yol açtı.

Sonrası ise ne yazık ki belli…
Bu süreç, çoğu zaman iflasa kadar uzanıyor.

Bir şirketi ayakta tutmak isteyenler için,
Varlık satmak, küçülmek, esnek olmak zorunlu hale geldi.
Ekonomi büyürken büyüyen, daralırken küçülebilen ve verimli çalışabilen şirketler ayakta kalacak.

En kritik nokta ise nakit yönetimi.
Faiz yükünden kaçınmak için, en hızlı şekilde nakde dönebilen yapı hayati önem taşıyor.

Tabi tek mesele nakte dönebilmekte değil, şirketlerin odaklanması gereken en önemli konulardan bir tanesi de verimlilik artışı.

Önümüzdeki dönemde kârlar faizleri ve genel giderleri karşılamaya devam edemedikçe, şirket verimli çalışır hale gelmedikçe kapanan şirketleri daha sık konuşacağız.
Ne yazık ki bu süreçte gidenler olacak.

Ancak piyasa eninde sonunda kendi dengesini kurar.
Ayakta kalan işletmeler kârlılıklarını artırır, daha az satsada sürdürülebilir olur.
Tüketici daha pahalı ürün almak zorunda kalsa bile,
en azından karşısında malına, sözüne ve hizmetine devam edebilen işletmeler bulur.

Bugün yapılması gereken çok açık:
İşletmesini yaşatmak isteyenler banka bağımlılığını azaltacak.
Genel giderlerini düşürecek.
Gerekirse üretimi kısarak kârlılığından vazgeçmeyecek.

Ve en önemlisi verimlilik artışı sağlayacak.

Bu söylediğim bir tercih değil, zorunluluk.

Bu yazı toplam 440 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
Ahmet Rıdvan Arşivi