1. YAZARLAR

  2. Halil Yeni

  3. ‘’İşten Çıkarma Yasağı’’ Sendikalı İşçileri Kapsamıyor mu?
Halil Yeni

Halil Yeni

Yazarın Tüm Yazıları >

‘’İşten Çıkarma Yasağı’’ Sendikalı İşçileri Kapsamıyor mu?

A+A-

Pandemi döneminde ‘’Ahlaka aykırı davranışlardan kaynaklı veya ceza ödeyerek işçi çıkarma’’ dışında işten çıkarmalar sözde yasaklanmıştı. Fakat patronlar sendikalı olan işçileri ‘’iyi niyet kurallarına uymadıkları’’ iddiasıyla tazminatsız ve ücret alacaklarını ödemeden işten çıkarmaya devam ediyor. Özer Elektrik’te çalışan işçilerde onlardan bazıları.

Dilovası İMES Sanayi Sitesinde bulunan Özer Elektrik’te çalışan işçiler zorunlu fazla mesai, mesai ücretlerinin elden ödenmesi, hak gaspları, ağır çalışma ve düşük ücret uygulamalarına karşı Birleşik Metal-İş Sendikasına üye oldular. Patron ise işçilerin anayasal haklarına saygı duymayarak 10 öncü işçiyi işten attı. Fabrika önünde direnişe geçen işçiler, sendikalı olarak işe geri dönene kadar direnişi sürdüreceklerini açıkladı.

İş yerinde sürekli yolsuzluklar olduğunu, mesailerin elden alındığını, iş kazalarının üstünün örtüldüğünü aktaran direnişteki işçiler, haklarını tek başına alamayacaklarını bildikleri için sendikalı olduklarını, 65 kişinin çalıştığı fabrikada 40 işçinin sendikaya üye olduğunu, çoğunluğun sağlanmasından sonra yetki başvurusu yapıldığını bildirdi. Yetki başvurusu sonucu sendikadan haberdar olan patronun ise ilk işi on öncü işçiyi işten çıkarmak oldu.

Direnişte olan işçilerden Suat Güneş pandeminin en ağır hissedildiği dönemde bile fazla mesaiye kaldıklarını ve işlerin yetişmesi için sürekli baskı yapıldığını dile getirerek Evrensel Gazetesine yaşananları şöyle anlatıyordu “Haftanın 5 günü sabah 7.55’te işe başlıyorduk akşam 17.45’te bırakıyorduk. Salı ve perşembe günleri fazla mesai garantiydi. Ama başka günlerde de oluyordu. Cumartesi günü de fazla mesaiye kalıyorduk. Haftalık 45 saat ama bizim çalışma süremiz 60 saati buluyordu. Mesaiye de kimse kalır mısın demiyordu, duvara bir yazı asılıyordu ve kalmak zorunluydu.”

Fazla mesai ücretlerinin bankadan değil elden verildiğini, elden ödemelere dair şikayetlerini müdürlere ilettiklerini ama dikkate alınmadığını anlatan Güneş, konuşmasına şöyle devam ediyordu.  “Geleceğimizi, emeklilik maaşımızı etkiyor dedik ama bireysel olarak dikkate alınmadık, bir şey yapamadık. Biz de Birleşik Metal-İş Sendikasına üye olduk. Zaten 4-5 gün içinde de çoğunluğu yakaladık.”

Çoğunluğu sağlayıp yetki başvurunda bulunduklarını söyleyen Güneş, patronlarının sendikadan haberdar olması sonrası yaşananları şöyle anlatıyordu.  “Giriş kağıdı adı altında bir belgeye kağıt imzalatmak istediler, kabul etmedik. Yeniden iş başı yaptırmak zorunda kaldılar. Sonra sırayla yemekhaneye çağırdılar. İlk 4 kişi gittik, sendikadan çıkmamız karşılığında para teklif ettiler. ‘Sendikaya ödeyeceğimiz aidatları aylığınıza zam olarak yansıtalım’ dediler. Kabul etmedik. Bundan sonra muhataplarının sendika olduğunu söyledik. Masadan kalktık ve işimizin başına döndük. Sonrasında kolluk kuvvetleriyle geldiler, ellerinde 10 kişinin isim listesi vardı. Jandarmayla makine başına gelip bizi önce idari binaya çıkardılar. Çıkış kağıdını imzalatmak istediler kabul etmedik. Bir nevi ‘Devlet de bizden yana’ diyerek göz dağı vermek istediler. Hepimiz çoluk çocuk sahibi insanlarız, kavgacı insanlar değiliz. İnsan ister istemez çekiniyor. Müdürlerden biri hepimize ‘Yüzünüze tükürülecek insanlar değilsiniz, beş para etmez insanlarsınız’ gibi hakaretler etti. Üstelik bunu kolluk kuvvetlerinin yanında yaptı.” Patronun daha önce yaptığı toplantıda “Sizi öyle bir maddeden işten atacağım ki iş bulamayacaksınız, bir fabrikada iş bulursanız arayıp sizin hakkınızda gerekli bilgiyi vereceğim dedi”

Dediğini de yaptı patron. İşçiler sendika üyesi oldukları için değil de ‘’yüz kızartıcı suç işledikleri’’ iddiasıyla işten attı. İşten atmalara tepki gösteren sendikacıların gözaltına alındığını, yaptıkları şikayetlerin ise dikkate alınmadığını söyleyen Güneş, “Anayasal hakkımızı kullandık, sendikaya üye olduk. Günümüz şartlarında tüm kanunlar işverenden yana. Mesela bize hakaret edilirken kimse dönüp müdüre demedi senin hakaret etmeye hakkın yok diye” dedi.

Özer Elektrik işçileri fabrika önünde ki direnişlerine devam ederken, kazanacaklarına inanıyor ve bu mücadelenin İMES’te çalışan diğer işçiler için kıvılcım olacaklarını düşünüyor.  

Dayanışmayla…

Bu yazı toplam 2533 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.