BÜYÜKGÖZ VE KÖŞKER HESAPLAŞMASI
Zinnur Büyükgöz’ün geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği değerlendirme toplantısı, sadece bir belediye başkanının yıllık faaliyet raporunu sunması değil, aynı zamanda Gebze’nin yakın siyasi tarihine dair çok çarpıcı bir yüzleşme niteliğindeydi. Toplantıyı biraz gecikmeli de olsa kaleme alırken, Başkan Büyükgöz’ün projelerinden ziyade, yönetimsel üslubundaki o keskin kıyaslama üzerine odaklanmak gerektiğini düşünüyorum.
Büyükgöz konuşmasında, geçtiğimiz yıl paylaştığı verilerin üzerine yeni icraatlar eklemekle yetinmedi; Gebze Belediyesinin bugün ulaştığı noktayı tarif ederken, kendisinden önceki dönemi adeta bir "kriz ve düzensizlik dönemi" olarak tasvir etti. Bilindiği üzere Büyükgöz’den önce koltukta yine AK Partili bir isim, Adnan Köşker oturuyordu. Ancak Büyükgöz’ün açıklamalarından süzülen mesajlar, aynı siyasi çatı altında olunmasına rağmen yönetim anlayışları arasında uçurumlar olduğunu gösteriyor.
Bu noktada özellikle mali tabloya dair söylenenlerin altını kalınca çizmek gerekiyor. Başkan, göreve geldiğinde devasa bir borç yüküyle karşılaştığını, ancak uyguladığı sıkı mali disiplin sayesinde bu borçların temizlendiğini ve belediyenin öz kaynaklarının verimli kullanılmaya başlandığını vurguladı. Bu tabloyu biraz daha açarsak; Büyükgöz’ün çizdiği senaryoda Adnan Köşker dönemi, belediye kaynaklarının "harvurup harman savrulduğu", kontrolsüz borçlanmanın yapıldığı ve finansal dengenin kaybolduğu bir dönem olarak yer alıyor.
Kıyaslama sadece rakamlarla da sınırlı kalmadı. Bugün Gebze’de sunulan birçok projenin ve sosyal hizmetin, geçmiş dönemde ya hiç var olmadığını ya da halkın ihtiyacına cevap vermekten uzak, yetersiz girişimler olarak kaldığını bizzat Başkan’ın ağzından dinledik. Kendi dönemindeki hızı ve verimliliği anlatırken geçmişi bu kadar sert bir "yetersizlik" terazisine koyması, siyaseten oldukça riskli ama bir o kadar da iddialı bir tavır.
Burada asıl ilginç ve üzerinde durulması gereken durum, eleştirilerin hedefindeki yönetimin de yine aynı partiye mensup olmasıdır. Büyükgöz, kendi başarı hikayesini yazarken, halef-selef ilişkisinden ziyade bir "enkazı kaldırma" ve "yeniden inşa etme" vurgusu yapmayı tercih ediyor. Bu durum, Gebze kulislerinde sıkça konuşulan Büyükgöz ve Köşker arasındaki gerilimin sadece kişisel bir soğukluk olmadığını, kurumsal bir hesaplaşmanın da hala devam ettiğini açıkça ortaya koyuyor.
Sonuç itibarıyla Zinnur Büyükgöz, bu toplantıyla birlikte Gebze halkına şu mesajı verdi: "Bizden önce imkanlar vardı ama irade ve disiplin yoktu; biz ise hem imkan yarattık hem de şehri borç batağından çıkardık." Bu sert kıyaslamaların AK Parti içi dengelere nasıl yansıyacağı merak konusu olsa da, Büyükgöz’ün geçmiş dönemi referans alarak kurduğu bu "başarı dili", Gebze siyasetinde suların kolay kolay durulmayacağını gösteriyor.