Zafer bayramı…

Zafer bayramı…

Harabeye dönmüş bir imparatorluktan genç ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bu mücadelesi, ezilen tüm milletlere bağımsızlık mücadelesiyle adeta bir örnek teşkil etmesine rağmen, bugün görüyoruz ki Mustafa Kemal Atatürk’ün izleri silinmeye çalışılıyor.

İnanılmaz bir nankörlük, inanılmaz bir aymazlık, inanılmaz bir hainlikler içerisinde hem de…

30 Ağustos’ta insanlar evlerine Atatürk bayrağı asmaya korkar hale getirildi. Bu ülkeyi kurtaran dünya liderinin fotoğrafının asılmaya korkulduğu bir dönem, milli birlik ve şuurun sona erdiği dönemdir.

At, sahibine göre kişnermiş derler ya…

Atatürk’ün ilkelerine ve Cumhuriyeti’ne uzun yıllardır yapılan saldırıların odak noktasındaki siyasetçiler bugün Atatürk’ün tüm izlerini silmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Onların sempatizanları da yukarıdakiler ne yapıyorsa aşağıda aynısını yapıyorlar! Ülke gerçeklerine kör ve sağır olarak hem de…

30 Ağustos, sadece bir zafer değil, aynı zamanda Türkiye’de ulusallaşma sürecinin başlangıcıdır. Türkiye o gün birlik ve beraberlik içinde emperyalizme karşı savaştı.

Eskiden milli bayramlar coşkulu bir şekilde kutlanıyordu. Bugün ise sönük olması için ellerinden geleni yapıyorlar.

Milli birlik ve beraberlik şuurunu unutturmaya, ülkeyi bölmeye çalışanlara ve çanak tutanlara yazıklar olsun!

Önceki akşam Gebze Ticaret Odası Zafer yemeği düzenledi. Hem 26 Ağustos hem de 30 Ağustos’u kapsayan bu yemeğe ağırlıklı olarak sanayiciler, sivil toplum kuruluşları, bürokratlar katıldı.

Yemekte bir konuşma yapan Gebze Ticaret Odası başkanı Nail Çiler hem bu bayramların önemine değindi hem de barış vurgusu yaptı.

Özellikle içinde bulunduğumuz süreçte bu vurgu çok anlamlıydı. 7 Haziran seçimlerinden sonra başlayan bu belirsizlik ve karanlık süreçte halkımız umutsuzluğa kapılmış durumda. Her ne kadar yeni seçim ile bu belirsizliğin bitmesi amaçlanıyor olsa da, tablonun fazla değişeceğini sanmıyorum.

Önemli olan barış konusunda herkesin samimi duruşu ve davranmasıdır. Barış kelimesi siyasi çıkarlara alet edildiğinde ne yazık ki hep sözde kalıyor.

 

 

Bu yazı toplam 115 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi