Dilek ALP

Dilek ALP

KENT SERİSİ 57: Güçlü Kadın, Güçlü Kent

KENT SERİSİ 57: Güçlü Kadın, Güçlü Kent

SAFRANBOLU BELEDİYE BAŞKANI
MİMAR ELİF KÖSE

3.jpgKendisini tanımadan önce yıllar boyu, kentine yaptığı doğru hizmetleri takip ettim ve şahsına duyduğum hayranlık günden güne arttı. Meslektaşım oluşu ve Safranbolu gibi dünyanın en önemli kentlerinden birine başkanlık yapması benim her zaman dikkat ettiğim bir husus oldu. Mütevazı kişiliği, mesleğinde olan donanımı, kalitesi, insanlarla iletişimde ki nezaketi, ekip arkadaşlarına duyduğu sevgisi ve hizmet ettiği kente gösterdiği saygısı ile gönülleri fethetmeye devam ediyor. Kendisini şahsen tanıdığımda hakkında hiç yanılmadığımı görerek bir kat daha mutlu oldum. Ülkemin böyle muntazam ve kaliteli kent yöneticilerine ihtiyacı varken, Elif Hanımı daha yakından tanımanızın ilham verici olabileceğini düşündüm. Huzurlarınızda Dünya Mirası bir kentin çok sevilen Belediye Başkanı Mimar Elif Köse…

1.jpeg


Bu kadar değerli bir kentin belediye başkanı olmak çok özel bir durum. Doğduğunuz bu şehrin başında görev yapmak nasıl bir his yaratıyor? Sizin için bu kentin anlamı nedir?
Ben burada doğdum, büyüdüm, işimi kurdum, bir hayat oluşturdum. Safranbolu’nun geçmişine hâkimim. Bu kente ait olduğum için de ihtiyaçlarını iyi biliyor, geleceğini inşa edebiliyorum. Burası benim yuvam, benim ailem, benim imzam. Doğup büyüdüğünüz kentle birlikte ilerlemek kadar güzel başka ne olabilir ki? Hele ki o ilerlemede payınız varsa ve o kent bir dünya mirası ise. Gerçekten çok şanslı hissediyorum kendimi. Kendimden bir parça bırakacağım, eserlerimle anılacağım daha güzel bir yer olabilir mi? Bu kent benim de geleceğe mirasım olacak.

Mimar belediye başkanı olmanın size ve kentinize sağladığı avantajlar nelerdir? Görevinize bir seçim dönemi daha devam etmek kararı verdiniz, bu durum kente nasıl bir verim sağlayacak?
Safranbolu gibi UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan tarihi bir kentte mimar olarak belediye başkanlığı yapmak gerçekten ayrıcalıktır. Bu kentin ihtiyaçlarını, tarihi dokusunu koruyarak ilerlemesini sağlamayı hedefliyorsak o zaman uzman bir bakış açısıyla hizmet etmek lazım. Bu noktada tabii ki gerek mimari, gerek altyapı, gerekse de çevre düzenlemesi gibi konulara hâkim olmak avantaj sağlıyor. Kent ruhu ve işleyişinin dilinden anlıyorsunuz bir kere. Bu sayede devam eden çalışmaların her aşamasını rahatlıkla takip edebiliyorsunuz.

Unesco Dünya Mirası olan Safranbolu kentinin başında yöneticisi olmak, dünyaya karşı büyük bir sorumluluk taşıyor, bu konuda ekibinizin çalışmalarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Burada başkanlık yapmak Dünya’ya ve en önemlisi Safranbolu halkına karşı çok büyük bir sorumluluk. Uzman bir ekip eşliğinde, büyük bir özveriyle çalışmalarımızı yönetiyoruz. Ekip arkadaşlarım kentin ihtiyaçlarını detaylı olarak biliyorlar. Tarihi ve kültürel derinliği olan bir kenti yönetmek alan uzmanlığı gerektiriyor. Ekip arkadaşlarımız da alanının uzmanları. Safranbolu’yu UNESCO perspektifi ile yönetirken günlük ihtiyaçlarını da hızla çözüme kavuşturuyoruz. Kısaca şöyle anlatayım; herhangi bir çalışmada bir aksaklık mı var, direkt sorunun kaynağına gidilip sorumlu birimle görüşülüp, araştırmalar yapılıyor ve en kısa sürede çözüme kavuşturuluyor. Tüm ekip arkadaşlarım liyakatle çalışıyor, çözüm odaklı ve ulaşılabilir çalışmalar yürütüyor. Hepsine çok teşekkür ediyorum.

Ruhu ve tarihi olan bir kentin belediye başkanı, ne gibi özelliklere sahip olmalı?
Öncelikle o kentin tarihini ve tarihine ışık tutanları tanıması çok önemli. Biz kentimizin öncelikle insan hazinesine çok değer veriyoruz. Kentimize katkı vermiş değerlerimizin ismini kütüphane odalarına, parklara, caddelere verirken yine onları hatırlatacak ödüller, kültür, sanat ve atölye merkezleri kuruyoruz. Kentin ve sakinlerinin ihtiyaçlarını bilmek de çok kıymetli. Eğitim seviyesi yüksek bir kentte sosyal aktivitelerin yoğun olması gerekir ki biz de tam bu noktada 12 aya yayılan sosyal etkinliklerimiz ile halkımızın beğenisini çoktan topladık. Kentteki sivil toplum kuruluşları ile katılımlı bir yerel yönetim anlayışına sahip olmak gerekir. Bu özelliklere sahibiz ve bu anlayış halkımız tarafından benimsendi de. Yaptığımız kongre, panel ve söyleşiler bu çerçevede çok değerlidir. Bir başkan, kentle ilgili yapılan altyapı çalışmasını, sosyal hizmetlerini veya vizyon kazandırma çalışmalarını planlayarak ve alanında uzman ekip ile çalışmaya özen göstermelidir. Ama bir başkanda bulunması gereken en samimi özellik, o kentin insanına dokunmak ve onun halinden anlamak olmalıdır. Çünkü kenti tarih yapan zaten o kentte yaşayan insanlarıdır.

Kentiniz için öncelikli koruma stratejileriniz nedir?
Yaptığımız çalışmaları UNESCO kararları doğrultusunda ilerletiyoruz. Bu çerçevede Safranbolu Alan Yönetimi Başkanlığı oluşturuyoruz. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile imzaladığımız protokol sayesinde tarihi kentimizin alan yönetim planını hazırlayacağız. Bu korumanın planlı ve sürdürülebilir olması açısından çok önemliydi. Bunu başarmak bize nasip oluyor. Ürettiğimiz ve üreteceğimiz çalışmalarda hem görsel hem alt yapı olarak kent tarihine zarar vermeden ilerlemeye çalışıyoruz. Bir de ben ve ekip arkadaşlarım ortaya koyduğunuz projelerde kent dokusuna uyum sağlamasına ve kenti korumasına çok önem veriyoruz. Safranbolu'ya narin, yeni filizlenen bir çiçek gibi yaklaşıyoruz. Özünü bozmadan daha sağlam köklerle her mevsim çiçek açması için çalışıyoruz. Tarihi çarşının dar sokaklarında düğün yapılması, araçların girişinin sınırlandırılması, dokuya uygun kent mobilyalarının üretimi, dijital rota çalışmaları, programlı ve maddi destekli restorasyon çalışmaları, üstü kapatılan kanyon ve derelerin özüne döndürülmesi, modern ve şirin yeni toplanma alanları ve meydanların düzenlenmesi turizm ve korumacılık anlayışımızda yaptığımız faaliyetlerden bazılarıdır.

Safranbolu için bizim vizyonumuz dünyanın evrensel değerlerini ilke edinirken özgün ve milli kimliğini korumaktır. Bu çerçevede bir yıl önce başladığımız uluslararası Cittaslow Uluslararası Belediyeler Birliği’nin üyesi olmak hedefini gerçekleştirmek üzereyiz. Safranbolu’yu birbirine benzeyen kentlerin sarmalından korumak ve tarihi dokusunu korumamıza yardım edecek yeni müjdemizi buradan sizlerle de paylaşmak isterim. 23 Mart 2024’te Belçika’da gerçekleştirilecek sertifika törenimiz ile 33 ülkenin üyesi olduğu bu ağda ülkemizi temsil etme onurunu yaşayacağız.

İlham aldığınız dünya kentleri hangileridir? Hangi özellikleri ile sizi etkiliyor?
Sürdürülebilir kent anlayışı ile tarihi özelliklerini korumak denildiğinde Safranbolu kendisi ilham olurken dünyanın iyi örneklerini takip etmek çok önemlidir. Bu çerçevede İtalya’dan Venedik, Belçika’dan Brugge Safranbolu’muza ilham aldığım önemli kentlerdendir. Cittaslow sertifikamızı da Brugge’de alacak olmak da özel bir rastlantı oldu. Kentimiz ilhamı için Ortaçağ ve Yeniçağ kentlerini ayrıca incelemek gerekir.

Kentinize turist olarak gelmiş olsaydınız, dikkatinizi çeken unsurlar ne olurdu?
Tabi ki ilk olarak ilk bakışta birbirine benzeyen ama her biri farklı evleri, evleri bütünleyen dar sokakları, Arnavut kaldırımları, sayısı 100’den fazla olan çeşmeleri, bütüncül korunan şehir dokusu ve kanyonlar üzerinde kurulması diyebilirim. Akabinde gastronomisi ve somut olmayan kültürel mirasları ilgimi çekerdi. Safranbolu göründüğünden daha fazlasını içinde barındırıyor. Çevresindeki doğal güzellikleri ve arkeolojik değerlerini gündeme getirmedim bile…

Size göre, kentin yönetiminde, kentli vatandaşa düşen görevler nelerdir?
Öncelikle kentine sahip çıkmalı. Katılımlı yerel yönetim anlayışına sahip olmalı. Gördüğü problemlere dahil olabilen ve üretilecek çözümlere yardımcı olmasını beklerim. Turizmde ise kente gelen misafirlere Safranbolu’yu doğru açıdan tanıtmalı. Ortak kullanım alanlarını özenli koruyarak, talep ve önerilerini gönül rahatlığıyla dile getirmeli. Safranbolu’da ihtiyaç gördükleri fikirlerini bizimle paylaşmalı ki kentimizi birlikte kalkındıralım. Çünkü biz bu kenttin vizyonunu komşularımızla birlikte belirlemek istiyoruz. Daha yaşanılabilir bir Safranbolu için bu şart.

Safranbolu Kentini 20 yıl sonra nasıl hayal ediyorsunuz?
Zamanın bozamadığı bir Safranbolu hayal ediyorum. Dünya turizm kentlerinin arasında bir kültür kenti, tarihi dokusunu koruyarak turizmini daha da geliştirmiş ve örnek alınacak bir kent olarak görüyorum. İnsanların yaşamak için ilk tercihi olan, tayin için ilk sıraya yazılan, birçok kültürel etkinliklerinde dünya çapında misafir ağırlayan, tarım, eğitim, ticaret ve sosyal yaşamda gelişmiş bir kent olarak görüyorum.

Kentinizden hizmet alan gençler için planlarınız nedir?
Rahatlıkla ders çalışabilecekleri bir kütüphane kurduk, kitap okuyabilecekleri alanlar oluşturduk. Ücretsiz çorba ikramları, konferans, söyleşi ve yazar imza günleri ile dinamik bir ortam oluşturuyoruz. Kent tiyatrosu, eğitim ve iş hayatına hazırlanmaları için meslek kursları veriyoruz. Sanat dallarında çeşitli enstrümantal eğitimleri veriyoruz. Kentte her yaş grubundan gencimize göre sosyal etkinlikler düzenlemeye çalışıyoruz. Önümüzdeki dönem umarım her yıl yapılacak Gençlik Festivalleri düzenleyeceğiz. Yılda iki defa verilen 4000 liralık eğitim yardımları sağlayacağız. Açıkçası önceliğimiz ve geleceğimiz olan gençlerimizin, çocuklarımızın ihtiyaç ve taleplerini sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz.

Kentin kadınları ile hangi projelerde birlikte yol alacaksınız?
Hanımevi ve Kadın Dayanışma Merkezi açtık. Kadınlarımız buralarda günlük yaşamın stresinden uzaklaşıyor, ücretsiz ikramlar eşliğinde bir arada hoşça vakit geçirirken aynı zamanda alanında uzman psikolog, avukat, pilates eğitmeni ve diyetisyenlerden eğitim alıyorlar. Eğitim ve sanat kursları açtık buralarda birçok alanda yeterlilik belgesi alabiliyorlar. Kadın Üretici Pazarı kurduk. Kadınlarımız burada ürettikleri el sanatları, tekstil ve takı gibi sattıkları ürünlerle bütçelerine katkı sağlıyorlar. Şimdi de dikim evi açıyoruz. Kadınlarımıza burada dikiş eğitimleri, overlok, ütücü eğitimleri vererek tekstil firmaları için alanında uzman personeller yetiştireceğiz. Belediye üniformalarını, bez çanta ve mutfak önlüğü v.b. ürünler üreteceğiz. Amacımız kadınlarımızı istihdama daha fazla dahil ederek güçlü bireyler ve huzurlu aileler oluşumuna destek olmaktır.

Çok sevilen ve güvenilen bir belediye başkanı olmayı nasıl başardınız?
Safranbolu beni evim, kent sakinleri de benim ailem, komşum, kardeşim. Her anlarında yanlarında olmaya, talep ve önerilerine kulak vermeye, her zaman ulaşılabilir olmaya çalışıyorum. İnanmadığım, yanlış olarak gördüğüm hiçbir şeye onay vermiyorum. Sözümün arkasında duruyorum. Belki de ondandır. Ama bence asıl sebep sevgimizin karşılıklı olması.

En yoğun çalışma döneminize bizlere zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz, başarılarınız daim olsun Elif Hanım, 31 Mart seçimlerinde de bol şans diliyoruz...
Bana kendimi, ekibimi ve kentimi anlatabilmem için fırsat verdiğiniz için asıl ben teşekkür ederim.

2.jpgMİMAR ELİF KÖSE KİMDİR?
1993-2019 seneleri arasında serbest olarak Safranbolu’da mimarlık faaliyetlerini (mimari proje, restorasyon, şantiye şefliği, proje kontrollükleri) yürüttü. Mimarlık faaliyetlerinin yanı sıra Mimarlar Odasında yaklaşık 10 yıl Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı.

2003 yılından 2019 yılına kadar çeşitli değerleme firmalarının çözüm ortağı olarak değerleme uzmanlığı yaptı. Ayrıca, Karabük Üniversitesi Fethi Toker Güzel Sanatlar Fakültesi Mimarlık Bölümünde 5 yıl Mimari Proje Öğretim Görevlisi olarak görev yaptı.

2015-2019 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi Safranbolu İlçe Başkan yardımcısı olarak görev yaptı. Bu süreçte doğa ve çevre komisyonu ile insan hakları komisyonlarında çalışmaları oldu.

2018 yılı Eylül ayında Cumhuriyet Halk Partisi Safranbolu İlçe Başkanı olarak görev yapan Elif Köse, 31 Mart 2019 tarihinde gerçekleşen Yerel Seçimlerde Safranbolu Belediye Başkanı olarak seçildi. Köse, bir kız çocuğu annesi.

Bu yazı toplam 7600 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
Dilek ALP Arşivi