1. YAZARLAR

  2. Yeşim Ayaz Dağcı

  3. Güzeli Hayal Etmenin Son Kullanım Tarihi!
Yeşim Ayaz Dağcı

Yeşim Ayaz Dağcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Güzeli Hayal Etmenin Son Kullanım Tarihi!

A+A-

 

Akıl ve ruh sağlığımızı korumanın en başarılı yolunun güzel düşünüp, güzeli hayal etmekten geçer, diye düşünüyorum.

Bilinçaltımız hayal ile gerçeği  birbirinden ayırt edemez.

Güzel ve olumlu hayali alt bilincimiz olmuş kabul eder.

 

Sürekli güzel hayaller kurmayı alışkanlık  haline getirdiğinizde bir süre sonra (**21 gün tekniği) işlerin yolunda gittiğini, hayallerinizi yaşadığımızı ve eğer adı şanssa o şeyin kendinize doğru geldiğini, üzerinize çöken tersliklerin sizden uzaklaştığını gözlemlersiniz.

 

**

 

Başıma sürekli gelen bir hadiseden, edindiğim bir tecrübemi paylaşmak istiyorum.

 

Markette, kasada ödeme sırasının bana gelmesini beklerken benden  bir önceki müşterinin alışverişinde mutlaka bir aksilik çıkar. Ya kart limiti yeterli olmaz, ya kasa fişinin kâğıdı biter, ya iadesi vardır vesaire… ve ben  öylece o sırada beklemek zorunda kalırım.  

 

Kendimi  o kadar kodlamış, bu durumu o kadar kabullenmişim  ki  bu mevzu uzun yıllar boyu böyle  sürüp gitti.   

 

Ben  şanssız mıyım, hatta uğursuz mu?

 

Kasiyerler mi bana taktı, kasa fişinin bana ‘alerjisi’ var?

 

Ya da hiç tanımadığım, bir sıra önümdeki market müşterisinin garezi mi?

 

Veyahut bende ki, ‘Öğretmen bana taktı’ kuruntusundaki ergen öğrenci halleri mi?

 

Neden sonra fark ettim ki markete gitmeyi her düşündüğümde; kasadaki ödeme sırası  bana gelsin diye beklediğimde yine ya fiş kâğıdı bitecek,  ya internet çekmeyecek,  ya iade olacak  ya limiti yetmeyecek fikri peşin peşin zihnimi kemiriyor.

 

Ama bunda ne kasiyerin, ne kasa fişi kâğıdının, ne önce ki müşterinin hiç birinin kabahati yok. Sorun bende, ürettiğim olumsuz düşünce ve bununla ilgili kurduğum olumsuz hayalde.

 

Sonraları; durumu değiştirmenin önce olumsuz düşüncemi değiştirmekten geçtiğini anladım. Tam o zamanlarda okuduğum kitabın bir bölümünde bundan bahsediyor olması tesadüf olamazdı tabi ki!

 

Bugünden yarına, hemen de olmadı. Çünkü düşüncelerimiz

ruhumuzda, aklımızda ve bedenimizde yerini hemen almıyor. Ama 21 gün tekniğini uyguladım ve sonunda oldu.

 

Belki bu marketteki kasa önü ‘faciası’ size basit gelebilir ama orada hissettiğim şansızlık ve belki de uğursuzluğu kırmam, o günün  bütün negatif enerjisini pozitif enerjiye dönüştürmekte ‘10 numara’ başarı edindim.

Problem tamamen bendeydi. Her sabah, yeni bir günün başlangıcında   marketteki tecrübelerimden  ötürü koşullanmış fikirlerimden ibaretti. Bu kodlamalardan kurtulmakta benim elimdeydi ve ben artık ondan kurtulmayı başardım.

 

**

 

Nasıl  zannediyorsak onu yaşıyoruz. O yüzden her şeyi güzel zannedin, güzel hayal edin.

 

Çocuklarımız sokakta oynarken yere düşse de bir şey olmayacak.

 

Başında  taşmasın diye beklediğimiz süt kaynamaya başladığında taşmayacak.

 

Almayı çok istediğiniz o renk ve o modeldeki ayakkabının, ayağınıza uyumlu numaralısı rafta yoksa mağazanın deposu veya bir başka mağazanın rafında, mutlaka sizi bekliyor olacak.

 

Bir değil bin hayal kurun. Hepsi birbirinden güzel olsun. Ve 21 gün boyunca her  sabah uyandığınızda o güzel hayalinizi olmuş kabul edin, çünkü o oldu. Sadece size kavuşacağı günü bekliyor.

 

Dualarınıza güzel hayallerinizi katın. Derin bir nefes alın ve yeniden deneyin. Asla vazgeçmeyin.

 

Kaldı ki, güzel hayaller kurmanın son kullanım tarihi de yok…

 

** 21 gün tekniğiBir şeye alışmak, alışkanlık kazanmak zihnimizde 20 günde meydana gelen bir durumdur. Aynı eylemi, aynı hareketi 20 gün boyunca yaptığınızda 21. günde alışkanlık kazanmış olursunuz (Kaynak: www.doktortakvimi.com)

Bu yazı toplam 5745 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar