Zeynep Boz Kavak

Zeynep Boz Kavak

Yeni Sınav Sistemi: Peki, Öğrenciyi Kim Hazırlayacak?

Yeni Sınav Sistemi: Peki, Öğrenciyi Kim Hazırlayacak?

Eğitimde değişen yalnızca sınav sistemi değil, öğrencinin hazırlanma biçimi de olmalı.

Eğitimde yeni bir dönem başlıyor. Millî Eğitim Bakanlığının hayata geçirdiği Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS), öğretmenlerin sınav hazırlama ve değerlendirme süreçlerinde yeni bir yaklaşım getiriyor.

Yeni sistemde öğretmenler, belirlenen konu ve öğrenme çıktılarına uygun iki soruyu kendileri hazırlayacak; diğer sorular Bakanlığın soru havuzundan seçilecek. Uygulamanın amacı, ölçme ve değerlendirmede ortak standartlar oluşturmak ve öğrencilerin öğrenme süreçlerini daha yakından takip etmek.

Peki, asıl soru şu: Sınav sistemi değişirken öğrencilerimizi bu sisteme ne kadar hazırlıyoruz?

Bugüne kadar öğrencilerimizin yazılı sınavlara hazırlanması için farklı kaynaklardan sorular derledik, konu tekrarları yaptık, deneme çalışmaları hazırladık. Öğrencinin hangi konudan sorumlu olduğunu anlamaya, karşısına çıkabilecek soru türlerini görmesini sağlamaya çalıştık.

Şimdi yeni bir sistem var. Dolayısıyla bizim de hazırlık anlayışımızı gözden geçirmemiz gerekiyor.

Çünkü artık mesele yalnızca bir soruyu doğru cevaplamak değil. Öğrencinin öğrendiğini ifade edebilmesi, yorum yapabilmesi, düşüncesini ortaya koyabilmesi ve bilgisini farklı durumlarda kullanabilmesi de önemli.

Ancak burada gözden kaçırmamamız gereken bir gerçek var: Her öğrenci aynı imkânlara sahip değil. Kimi öğrenci evinde destek bulabiliyor, kimi kendi başına mücadele ediyor. Kimi ek kaynaklara kolayca ulaşabiliyor, kimi okulda öğrendiğiyle yetinmek zorunda kalıyor.

Eşit sınav uygulaması, tek başına eşit öğrenme fırsatı anlamına gelmez.

Yeni sistemin başarısı, yalnızca soruların nereden seçildiğiyle ölçülemez. Öğrencinin bu sorulara ne kadar hazır olduğu, öğretmenin öğrenciyi nasıl yönlendirdiği ve eksik öğrenmelerin nasıl giderildiği de en az sınavın kendisi kadar önemlidir.

Bir diğer önemli konu da öğretmenin mesleki birikimidir. Teknoloji, soru havuzları ve dijital analizler eğitim sürecine katkı sağlayabilir. Fakat hiçbir sistem, öğrencisinin gözündeki kaygıyı fark eden, anlamadığı konuyu yeniden anlatan ve ona öğrenme cesareti veren öğretmenin emeğini değersizleştirmemelidir.

Biz eğitimcilerin görevi, yalnızca sınav günü başarılı olacak öğrenciler yetiştirmek değil; öğrenmeyi bilen, sorgulayan ve kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler yetiştirmektir.

Yeni sistemin gerçekten başarıya ulaşmasını istiyorsak öğrencinin yalnızca kaç puan aldığına değil, neyi öğrenip neyi öğrenemediğine de bakmalıyız.

Çünkü bir sınav, öğrencinin o günkü performansını gösterebilir. Ancak eğitim, bir çocuğun geleceğini şekillendiren uzun bir yolculuktur.

Sınavlar değişebilir, sorular değişebilir, sistemler değişebilir. Değişmemesi gereken tek şey, çocuğun öğrenme hakkına duyduğumuz sorumluluktur.

Şimdi hep birlikte şu soruyu sormalıyız:

Yeni sınav sistemine hazır mıyız, yoksa yine sınav sonuçlarını gördükten sonra mı eksiklerimizi fark edeceğiz?

Bu yazı toplam 104 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
Zeynep Boz Kavak Arşivi