Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

KILIÇDAROĞLU NEDEN İSTENMİYOR?

KILIÇDAROĞLU NEDEN İSTENMİYOR?

Bir süredir bilindiği gibi bilinçli olarak ortaya atılıp sistematik bir şekilde yaygınlaştırılan malum algı var:

“Kemal Kılıçdaroğlu aday olursa kazanamaz, nedeni şu ki halkta karşılığı yok, kimse oy vermez!

Dürüst, ahlaklı ve aslında tamda Cumhurbaşkanı olması gereken birisi fakat aday olursa kesinlikle kazanamaz!”.

Bu algıya inanların kayda değer bir bölümü asıl maksatlarını söylemiyor, yuvarlak laflarla üstü kapalı olarak geçiştiriyorlar.

İşte zurnanın zırt ettiği yerde tam burasıdır.

Çünkü onların sıkıntısı, tedirginliğinin ana nedeni ideolojik, mezhepsel duruşlarından kaynaklanıyor.

Kılıçdaroğlu’nun Alevi ve üstüne üstlük CHP’nin genel başkanı olması asıl gerekçedir.

Onlara göre yüzde 70’nin sağ ve muhafazakâr olduğu Türkiye’de CHP’li ve Alevi birisi Cumhurbaşkanı olamaz.

Karanlık dehlizlerde üretilip ortaya atılan ve giderek yaygınlaştırılan algının asıl amacıda budur.

İleri demokrasilerde yönetici adayı kişinin dini inancına, ırkına, yaşam tarzına, boyuna, posuna, endamına falan bakılmaz.

O kişinin demokrasiye, hukuka, adalete, özgürlüğe bağlığı önemlidir.

Demokrasiyi bir adım daha ileri taşıması, koruması ve geliştirmesi kaydadeğerdir.

Bizim gibi demokrasinin sakat olduğu ve kesintisiz sekteye uğradığı ülkelerde konformist anlayış geçerlidir.

Yani tartışmayan, sorgulamadan biat eden, her denilene inanan, konuşmayan bireylerin oluşturduğu toplumlarda ‘algı’ çok daha kabul görür ve amacına ulaşır.

Zaten öyle olmasa 73 yıldır sağ ve muhafazakâr bir anlayış sürekli iktidar olabilir miydi?

Burada söz konusu olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olup olmaması değildir.

Söz konusu olan bir kişinin inancı ve düşünce yapısı nedeniyle algı operasyonlarına maruz bırakılması, hakarete, haksızlığa uğraması demokratik ve anayasal haklarına erişimine saldırı olmasıdır.

Türkiye, ileri bir demokrasi ile entegre olduğu zamanlarda bu dönemlerde yaşananlar kara birer leke olarak anımsanacaktır.

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1894 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
Cengiz Akgün Arşivi