Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

JAPONYA’DA 7,4!

JAPONYA’DA 7,4!

1 Ocak 2024 günü Japonya’nın Noto Yarımadası'nda ve ülkenin batısındaki Ishikawa kıyılarında 7,4 büyüklüğünde depremin ardından çok sayıda sarsıntı meydana geldi.

Depremlerde 48 kişi hayatını kaybetti.

Binalar hasar gördü.

Aslında tüm bunlar deprem öncesine ve sonrasına dair bir ülkenin yıllar içinde yaptığı ciddi çalışmaların sonucudur.

Depremi kader olarak görmemenin, insan yaşamını önemli ve değerli kılmanın sonucudur.

Japonlar depremle yaşamayı ve en minimum can kaybıyla atlatmayı başarmış.

Peki deprem kuşağı üzerinde yer alan ülkemiz için aynı şeyleri söylemek mümkün mü?

Elbette hayır!

Anımsayın 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremleri…

7, 8 ve 7,5 şiddetindeki 2 büyük deprem ve ardından 6,7’e kadar varan 45 binden fazla artçı sarsıntı gerçekleşti.

Resmi rakamlara göre 50 binin üzerinde insan yaşamını yitirdi, 122 binden fazla kişi yaralandı.

35 binden fazla bina yıkıldı ve 300 bine yakın bina ise ciddi şekilde ağır hasar aldı.

Deprem sonrası 2 milyondan fazla kişi barınma sorunu yaşarken en az 5 milyon kişi farklı bölgelere göç etmek zorunda kaldı.

Özetle bölgede çok büyük bir yıkım yaşandı.

Ancak bu yıkım bağıra bağıra geldi.

Şu nedenle ki, deprem öncesine dönük hiçbir ciddi hazırlık yoktu.

Zaten olsa 6 Şubat depremlerinde bu kadar büyük can ve mal kaybı yaşanmazdı.

Şimdi Marmara’da beklenen deprem üzerine bilim insanları sürekli kayda değer açıklamalar yapıyor ve tehlikeye dikkat çekiyorlar.

Uyarı üzerine uyarı yapılıyor.

Şahsen ben hala ülkeyi yönetenlerin deprem öncesine dair ciddi bir mesai yapmadığına inanıyorum.

Gebze özelinde bunu çok net görüyorum.

Her tarafı betonlaşmış yapılardan ibaret Gebze’de deprem anında kaçacak yer yok!

Toplanma alanlarını ise hiç kimse bilmiyor.

Kaldı ki deprem anında içinden sağ çıkılıp çıkılmayacağı belli olmayan 30-40 ve üzeri binalar en büyük tehlike.

17 Ağustos 1999 depremini yaşamış binlerce yapı stoğu var Gebze’de.

Bu binaların olası bir depremde ayakta kalıp kalmayacağını kimse bilmiyor.

Vatandaşı depreme karşı bilinçlendirmeyen, deprem öncesine dair gerekli çalışmaları yapmayan, felaketi kadercilik olarak gören anlayıştan fazlaca bir şey beklememek gerekiyor.

Her bir yurttaşın depreme karşı bilinçlenmesi ve kendi hazırlığını yapması gerekiyor.

Çünkü insan hayatı bu ülkede hala ciddiye alınmıyor!

Deprem ise olana kadar bol bol laf salatası yapılıyor.

Bu yazı toplam 5081 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
Cengiz Akgün Arşivi