İsmail Kadı

İsmail Kadı

GERÇEKLERİ SÖYLEMEYE DEVAM ...!

GERÇEKLERİ SÖYLEMEYE DEVAM ...!

 

Son çıkartılan Kanun Hükmünde Kararname toplumun önemli bir kesimini oldukça huzursuz etti.

Adına hukukçu diyebileceğimiz her kim varsa şaşkın “bir hukuk devletinde böyle bir şey olamayacağını” ifade etmekte.

Düşünün iktidarın aleyhine söz söyleyen, eleştiride bulunan insanlara karşı, her türlü şiddet uygulayan kişiler buna cinayet dahil işledikleri suçlardan “bunlar 15 Temmuz kalkışması gibiydi” diyerek yargılanamayacak!

Bunun anlamı özetlemek gerekirse devletin resmi güvenlik güçleri dışında sivil milis güçlerin önünü açmaktan başka bir şeye hizmet etmez.

Böyle bir örgütlenme ülkede ve toplumda derin bir infiala yol açar.

Daha fazlasını söylemeye dilim varmıyor.

Dikkatle okursanız yukarıda milis güçleri ifadesini kullandım.

Aynı zamanda bu şu demektir;

Bu “milis” güçler durumdan kendilerine her an vazife çıkartabilecek.

Her türlü kışkırtıcılık gibi faaliyetleri yapabilme ihtimali olur.

Bu durum çok tehlikeli sonuçlar doğurur.

Yurttaş olma, hak arama, anayasal haklar başta olmak üzere insanların yaşam hakkını fiilen ortadan kaldırmaya yöneliktir.

Aslına bakarsanız ortadan kaldırılmak istenen anayasanın kendisidir!

Hukuk devletiyim diyen bir ülkede yurttaşların düşünce özgürlükleri, örgütlenme hakları, anayasal güvence altındadır.

Birleşik Metal Sendikası İzmit Alikahya’da faaliyet gösteren çok uluslu Posco Assan Fabrikasında sendikaya üye oldukları  için işten çıkartıldı.

Birileri çıksın sendikaya üye olmak suç olduğunu söylesin...

Haklarını aramak için Kocaeli’nden Ankara’ya dertlerini anlatmak için  bu işçiler yola çıktı.

Aralarında CHP Kocaeli Milletveki Fatma Hürriyet Kaplan, Birleşik Metal İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu’nun bulunduğu hak arayıcılarının yürüyüşü engellendi.

Demek ki, sorun sadece Fetö ile sınırlı değil.

Hak aramak, ekmeğine sahip çıkmak için terör kategorisine dahil edilmek an meselesidir.

Ucu açık kanun hükmünde kararnameler fetö örgütüne yönelik çıkartıldı.

Yine ucu açık olan bu kararnameler gazetecileri, aydınları, akademisyenleri, sendikacıları hakkını arayan herkesi kapsam içerisine aldı.

Hak aramanın tüm yolları birer birer kapatıldı.

Bu toplum bu ülkenin aydınlık yüzleri teslim olmaz ve olmayacak...!

Gazeteci Ahmet Şık önce yazdığı kitapta “dokunan yanar” yüzünden cemaat yargısı tarafından tutuklanmıştı.

Şimdi ise cemaatçi olmamakla birlikte yine tutuklu yargılanıyor.

Hak aramak, düşünce ifade etmek insan olmanın olmazsa olmazıdır.

Çocuklara tecavüz edenler, yolsuzluğa adı karışanlar korunduğu sürece aydınlar, gazeteciler, vicdan sahibi insanlar ağır cezalar karşılığında yargılanır.

Hiç unutulmamalı ki, her karanlığın mutlak bir aydınlığı kaçınılmaz olur.

***

Siyaset yaşamına yeni adım atan İYİ Parti Gebze yöneticileri ilçe başkanlık binası için anlaştıkları mülk sahiplerini AKP’liler tarafından tehdit edildiğini öne sürdü.

Biz bu duruma inanmak istemiyoruz..

Hukuk devletinde öyle bir şey olmaz.

Bu ülkede demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan siyasi partiler güvence altında değilse durumun vahametini anlatmak hiç de kolay değil.

Bu coğrafyada korku duvarları örülse bile gerçekleri hiç kimse değiştiremez.

Biz buradayız, mağdur olan herkesin haberini yapmaya devam edeceğiz...

Bu yazı toplam 1190 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İsmail Kadı Arşivi