Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

DEMOKRASİ

DEMOKRASİ

Seçimler demokrasinin ve halk iradesinin vazgeçilmez unsurudur.

Halkın özgür iradesiyle seçim yapılmayan bir ülkede demokrasiden, insan haklarından ve özgürlüklerden söz etmek mümkün değildir.

Buna göre, halkın kullandığı oyların bir fazlasını alarak seçilen siyasal iktidarlar ülkeyi belirlenen dönem içinde yönetir.

Zamanı dolduğunda ise bir başka seçimle yeniden demokrasinin tüm kurul ve kurallarıyla işletilmesiyle halk iradesine başvurulur.

Gerçek demokrasilerde hiçbir siyasal iktidar sonsuza kadar ülkeyi yönetemez.

Gelişmiş ülkelerin demokrasilerinde seçimler ve ülke yönetimini belirleyen yasalar, kriterler asla kişinin, grubun veya bir egemen sınıfın lehine devletin olanakları kullanılarak dizayn edilemez.

Demokrasinin amacı toplumun tüm katmanlarının ve düşünce yapılarının ülke yönetiminde dönüşümlü olarak söz sahibi olmasıdır.

Avrupa ülkeleri veya ABD’de demokrasisini ve seçimlerini örnek olarak gösterebiliriz.

Örneğin ABD’de başkanlar 2 dönem görev yaptıktan sonra bir kez daha başkanlık yapamaz.

Bu sayede sistem kişilere hiçbir şekilde bağımlı olmaz.

Bir başkan görevini tamamladığında ABD’de asla sistem sorunu yaşanmaz, kargaşa, kriz olmaz.

Hiçbir ABD başkanı, “Ben gidersem ülke çöker..”demez.

Ne var ki üçüncü dünya ülkelerinde yönetimler kişilere endeksli olarak tasarlanmış sözüm ona kağıt üzerinde demokrasi ile idare edilir.

Prangaya vurulmuş, budanmış demokrasi ile göstermelik bir seçimle işbaşına gelen başkan her şeye karar verir ve tüm sistem ona bağlı olarak işler!

Örnek olarak Azerbaycan’ı göstermek gerekir.

Azerbaycan’da tek adam yönetimi vardır, muhalefete, farklı seslere asla izin verilmez.

Bu ülkenin tek adamı olan ve 2003 yılından beri ülkeyi yöneten İlham Aliyev son olarak 2018 yılındaki halkoylamasında 1. turda yüzde  86,02 oyla cumhurbaşkanı seçildi.

Babası Haydar Aliyev 1993 yılındaki seçimde yüzde 98,84 oy alarak seçilmişti.

Demokrasiyi görüyor musunuz?

Tek bir parti devletin bütün kurumlarını ele geçirince sonuç böyle oluyor.

Ki, 1993 yılından beri Azerbaycan’da babadan oğula geçen demokrasi tiyatrosu oynanmaktadır.

Hiçbir gerçek demokraside böylesine büyük oranlarla bir kişi seçilemez.

Nedeni şu ki ciddi demokrasilerde  ‘muhalefet’ diye bir şey vardır.

Sonuç olarak ülkemiz içinde benzer şeyler geçerlidir.

Ülkemizde de demokrasiyi ‘tren’ olarak görüp varmak istedikleri istasyonda ineceğini ilan eden bir anlayışta var.

14 Mayıs’ta yapılacak olan seçimlerde ülkemizin demokrasisinin kazanması umuyorum.

Demokrasinin olmadığı yerde karanlık vardır!

Bu yazı toplam 2375 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
Cengiz Akgün Arşivi