1. YAZARLAR

  2. Aktan Uslu

  3. Darıca Polisi kurumsalında polise: Ya Yaman’ın düğünü…
Aktan Uslu

Aktan Uslu

muhabir
Yazarın Tüm Yazıları >

Darıca Polisi kurumsalında polise: Ya Yaman’ın düğünü…

A+A-

7’nci Koğuştaki Mucize adlı çok konuşulan filmi izleyenler bilir. Sinemada olmamak kaydıyla, özellikle çok konuşulmasından sebep, biraz da fikir edinmek amacıyla ben de izledim.

 

12 Eylül döneminde gerçekleşen ama ana içeriği 12 Eylül hadiseleri değilse de yer yer 12 Eylül “hukuku”nu deşifre eden bir film olarak, tanımlamış olayım.

 

Hatta senaryoya sanki Yeşil Yol adlı kült film de ilham vermiş gibi geldi bana…

 

**

 

7 yaşındaki kızı ile aynı zeka yaşına sahip, işlemediği bir cinayet üstüne yıkılmak bir babanın adalet arayışını anlatan filmin hafızama kaydettiğim sahnesinde baba, mahkemeye çıkmadan önce cinayeti işlediğine dair itiraf içeren tutanağa, zorla parmak bastırılır..

 

Dönüyorum Darıca Polisi’nin pazar günkü düğün salona baskısında işletme müdürü Ali Şen’in ilgili haberimizde de  yer alan ifadesine. Uzunca olmadığı için aynen kopyalayıp yatıştırıyorum;

 

“Pazar günü öğlen yapılan düğünde sivil polisler gelip ofisimde şiddet göstererek ve hiçbir gerekçe göstermeden düğünü böldüler. Kendilerine işletme sahibi olduğumu söyleyip, ‘Benimle ilgili bir sıkıntı varsa başım gözüm üstüne’ dememe rağmen ortalığı karıştırıp ekipleri döktüler, orda bana celp olarak tutanakları okutmadan zorla imza attırmaya çalıştılar. Bu arkadaşlar hakkında şikâyetçiyim.”

Ne kadar benziyor, ne kadar örtüşüyor di mi?

 

**

 

Kimsenin alt kimliğiyle ilgili bir alıp veremediğim hatta ilgilendiğim bile yok. Ancak kendi çapında, yeterli yetersiz bir gözlemciyim.

 

Salonun sahibi, CHP Darıca Belediye Meclis Üyesi Ayhan Şen’i de basında yer alan haberleri üzerinden gözlemledim.

 

CHP Grubu’ndaki diğer arkadaşlarından hatta AKP’li meclis üyeleri şahsında Darıca Belediye Meclisi’nde kendisini sıradışı kılan bir özelliği var.

 

Darıca Belediye Meclisi eylül ayı olağan toplantısını izleyebildiğim için, bire bir tanığı da oldum.

 

Tam meclis kapanırken apar topar, o toplantının huzur hakkı ücretlerinin Giresun'daki selzedelere bağışlanmasını önerdi ve oy birliğiyle kabul ettirdi.

 

Belediye meclislerinin hukukunu harfiyen değil ama işleyişleri bakımından, kısmen bildiğimi sınıyorum. Aslında meclis öyle bir karar almadı çünkü meclisin karar alması için gereken izlek takip edilmedi. Yani Darıca BM, Şen’in önerisini desteklemiş oldu.

 

Ve Ayhan Şen’in içinde yer aldığı haberlere, konulara bakıyorum. Hep hümanizm yani insan sevgisi içeriyor. İnsanı merkezine alıyor.

 

Bir tek zaman zaman..

 

İslam ama vahşi kapitalizmin çıkarları doğrultusunda güncelleştirilip bize kime cenah tarafından kakalanan “çakma İslam” değil hakiki İslam inancı gereği..

 

Hani, “Sağ elin verdiğini sol el bilmemeli..” temel anlayışından da sebep

 

Biraz daha örtülü yapması gerektiğini düşündüğüm,  ama illaki insana dokunan çalışmaları da olmuştur.

 

Aktif siyasette yer alan biri olarak o tutumu daha ilerisi için mi sergiliyor.

 

Sanmıyorum ve umarım yanılmam.

 

Yani elbette aktif siyasette farklı, daha üst düzey hedefleri olabilir, saygı duyarım.

 

Ben o hedefe giden yoldaki taktikleri de gözlemleyen biri olarak, öylesine sorgulamış oldum.

 

**

 

İşte bundan sebep yorumdan önce Ayhan Şen’in Facebook’taki sayfasına girip nereli olduğunu öğrenmeye çalıştım.

 

Bilmem, bilmiyorum.

 

Çünkü hiç haz etmediğim sorulardan biri, “Nerelisin?”dir.

 

Bana soruldu mu terslemem, söylerim çünkü tepki göstermem çok doğru olmaz ama ben bana sorana dahi, sormam. O derece…

 

Ayhan Şen’in sayfasında yazmadığı için kurum müdürü Ali Şen’in sayfasına gittim. Zaten tahmin etmiştim, Kars.

 

Şimdi yüksek öngörülü bir tahmin daha yürütüyor ve saygı duyuyorum ki; Ayhan Şen ve efradı, Caferi

 

Ve Caferi eğitimini, ahlakını, kültürünü edinmiş ve yoldan sapmamış Caferi değil polise, kimseye tehdit savurmaz, hakaret etmez.

 

Yani ben vakanın tanığı olmasam dahi Darıca Polisi’nin Ali Şen’e yönelik, “Bizi tehdit etti…” iddiasının iftiradan ibaret olduğu zannındayım.

 

İki yıl önce. Muharrem Ayı zamanları..

 

Bigman Çakman dönemi Kocaeli Zirve sürecim.

 

Darıca Osmangazi’deki Türkiye Caferileri Vakfı’na gittim ve değinmediğim konu kalmadı. Dört ayrı bölümde seri haber ürettim. Birinin linkini paylaşıyorum.

 

https://www.kocaelizirve.com/haber/4165862/osmangaziye-salon-istegimiz-mecliste-temsil-temennimiz

 

Diğerlerine ulaşmak için Kocaeli Zirve haber sitesinin sağ üst köşesindeki “menü” seçeneğini, ardından sol taraftaki, “Sitede ara” bölümüne girdikten sonra “Caferiler” diye yazdınız mı, hepsi sıralanıyor.

 

Üstelik dört bölüme rağmen türlü sebeplerden ötürü yarıda kalan bir dizi oldu. Benim vakıfta birilerine karşı mahcubiyetim var ama seçim döneminin de aşırı yoğunluğunda bir taraftan günceli takip edip diğer taraftan özel habercilik yapayım derken üstesinden gelemedim, tıkandım.

 

2019 seçimleri sonrasına diye tasarlar iken, Kocaeli Zirve el değişince 2019’un başında da ayrıldım.

 

Ama ses kayıtları hala arşivimde ve konuşulan mevzuular tek dönemi kapsamıyor. Yine değerlendirecek bir fırsatı, edinmeyi kolluyorum.

 

Bunu şundan yazdım.

 

Polis ile yurttaşın karşı karşıya geldiği benzer durumlarda hep bir, “Acaba” vardır.

 

Yurttaş mı, polise yanlış yapmıştır.

 

İlgili haber veya bu yorumu okuyan bir kişi dahi bu konuda tereddüt yaşıyorsa, bence etmemeli.

 

Tanığı değilim, ama kesin eminim. Etmemeli.

 

**

 

Ve Darıca Polisi’nin pazar günkü o baskını bir durumu daha teşhir etti.

 

Çok tartışılır ya, “12 Eylül hala sürüyor mu?”

 

Evet. 40’ncı yılına sayılı günler kala, hala sürüyor.

 

Olmayan “hukuku” ile sürüyor.

 

Ve..

 

Darbe sonrası ABD, “Başardı bizim çocuklar…” dediydi ya.

 

12 Eylül sonrası toplumsal havayı, atmosferi de sorgulayın.

 

Ebru Timtik vakası sonrası aynı ülkenin yurttaşlarının sırf düşünce farkından ötürü birbirine sosyal medyadan “sıktığı kurşunları…”

 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun hedef göstermeleriyle önce polis tarafından İstanbul Avcılar’da CHP’li gençlik kolları yöneticisinin evine baskın düzenlenmesini..

 

Kadıköy’de milletvekiline 5 yurttaşın saldırısını..

 

Daha çok sıcak. Sakarya’daki faşizmi..

 

Sorgulayın.

 

Hava aynı 12 Eylül askeri darbesi öncesi gibi, kurşun gibi ağır değil mi?

 

Hani aynı oyuna yine gelmeyecektik..

 

Sorgulayın!

 

**

Başlık ile bağlarken..

 

Başlık bana ait değil aslında. O saldırıya tepki gösteren halkın sosyal medyaya da yansıyan tepkisi. Bugünkü başlığım, halkın başlığı.

 

AKP Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman’ın 04 Eylül tarihli yasağa rağmen 06 Eylül’deki malum düğünü için..

 

Darıca Polisi kurumsalında, muhtemelen Dilovası özünde bu ülkenin polisine, “Kural ihlalı var” ihbarı gelseydi.

 

Polis aynı baskını düzenler, o tutumu sergiler miydi?

 

Bence yurdum polisi de, bunu sorgulamalı…

Bu yazı toplam 960 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar