Tuncer Altunbulak

Tuncer Altunbulak

BURASI BASMAHANE

BURASI BASMAHANE

En çok sevdiğim şehrin İstanbul olmasına rağmen yaşamak istediğim şehir İzmir’dir. Sebeplerinden en önemlisi, İzmir’in Basmahanesi’dir. Sevdiğim kitaplar ve yazarlar gibi, yaşamak istediğim şehir de bana benzemeli; bana benzeyen taraflarını bulmalıyım. Basmahane bana benzeyen bir yerdir.

Türkiye’nin en radikal insanlarının bir araya geldiği bir semt, isyankar ve asi insanların barındığı semtlerin başında gelir. Türkiye’nin her yerinden insan vardır burada. Buraya gelenlerin çoğu, geldikleri yerlere geri dönememiştir. Başta fırıncılar, dilenciler, sokakta sigara satıcılarıdır; her meslekten insan vardır. Burada çok farklı kültürlerin ve farklı davranışların birleştiği bir semttir.

Basmahane deyip geçmeyin; böylesine özel bir yerdir. Burada yaşayanların büyük bir çoğunluğu günlük yaşar; çoğu yoksul ve kimsesizdir. Bu yüzden ölenlerin çoğu Kimsesizler Mezarlığı’na defnedilir. Çoğu evli ya da bekârdır; hiçbirinin iyi para getiren düzenli bir işi olmadığı gibi, evleri, barkları, mülkleri de yoktur. İçlerinden emekli olan da yoktur. Gündüz sokakta, gece de üç beş kuruşu olanlar Basmahanedeki onuncu sınıf otellerde yatar; parası olmayanlar ise parklarda, tenha yerlerde ve köprü altlarında yaşamaya çalışır.

Basmahane dediysem, Basmahane semtinde yaşayan herkesten söz etmiyorum; Basmahane’ye gelen gurbetçilerden söz etmeye çalışıyorum. Böyle yaşamalarına rağmen, bu insanların hiçbirinin zengin olma kaygısı yoktur.

Sevgili okurlar, Basmahane İzmir’in belleğidir. Burada hayat belli olmaz; belirsizliklerle yaşanır. Semtin üst kısmı Kadifekale, biraz ötesi Kemeraltı Çarşısı, Kemerhane, Basmahane arasında Antik Smyrna, Büyük İskender’in kalesidir. Basmahane, tarihi geçmişiyle İzmir’i, İzmir yapan yerdir. Daha da önemlisi, İzmir’in giriş kapısıdır. Yoksulların, açların, hastaların, kaçkınların konaklama mekanı diyebiliriz. Buraya gelenler, gidenler, gelip hiç gitmeyenler… Bu kadar müstesna, bu kadar özel başka bir semt yoktur Türkiye’de.

Basmahaneyi, Basmahane yapan önemli kurumlardan biri de ünlü Basmahane Garı’dır. Gerçekten de Türkiye’de yapılmış garların en cezbedici ve müstesna garlarından biridir. Ayrıca Basmahane, ucuz lokantalar, oteller ve kahveleriyle de ünlüdür. Ünlü Fransız yazar Montesquieu, Kanunların Ruhu isimli eserinde, birçok adamın bir adama kıyafet dikmesi için bir araya toplanmasını, oradaki pek çok insanın elbisesiz kalmasındaki asıl neden olarak göstermiştir. Montesquieu’nun bu sözü, en çok da Basmahanede yaşayanların hallerini açıklıyor bize. Garibanlığı, açlığı ve fakirliği anlamak için, sözünü ettiğimiz yerdeki zenginlerin nasıl yaşadıklarını anlamak gerekir.

Basmahaneden birkaç sokak ileride, İzmir’in hatta Türkiye’nin en zenginlerinin yaşadığı Alsancak semti vardır. Alsancak’ta yaşam çok farklı yaşanırken, Basmahane’de de hayat çok daha farklıdır. Alsancak zenginlerin cenneti olurken, Basmahane yoksulların ve garibanların cehennemidir. Eskiler Basmahane gibi yerlere “berduş yatağı” der; düzenliliği ve sorumluluğu sevmeyen insanlara da “berduş” derlerdi. Yani şimdi Basmahane, berduşların yaşadığı bir yerdir diyebiliriz. Çoğu, yoksulluk yüzünden genç yaşta ölür gider.

Her ülkenin Basmahane gibi gizli, saklı ve özel yerleri vardır. Amerikalı yazar Jack London, Batı Yakası isimli eserinde İngiltere’nin arka mahallelerini ve kırsalını, orada yaşanan yoksullukları ve yoksulları çok güzel anlatmıştır. İnsanlar İngiltere’yi demokratik bir ülke, yani demokrasinin beşiği olarak bilir. Emperyalistler İngiltere’yi böyle anlatmışlardır. Oysa İngiltere, dünya emperyalistlerinin arkasındaki en büyük güçtür. Kendi ülkesindeki açlığı, yoksulluğu ve insanlık dışılıkları görmezden gelip, bu anlamda başka ülkelerdeki demokrasi dışılıklarını anlatırlar. İngiltere, demokrasinin ve insanlığın baş düşmanıdır.

Bu yazı toplam 283 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tuncer Altunbulak Arşivi