DÜNYADA BARIŞ MÜMKÜN MÜ?
Dünya, sınırları aşan çığlıkların ve dinmeyen acıların gölgesinde bir 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne daha giriyor. Barışın sadece ülkemiz için değil, tüm insanlık için ne denli hayati bir kavram olduğu bugün yaşanan büyük trajedilerle bir kez daha gözler önüne seriliyor. Ortadoğu’da ve dünyanın pek çok yerinde süregelen savaşlarda ve çatışmalarda her gün insanlar ölüyor, yaralanıyor; telafisi imkansız yıkımlar yaşanıyor.
Hemen sınırımızın ötesinde, ABD ve ortaklarının İran’a dönük saldırılarında hiçbir uluslararası kural ve yasa tanınmıyor. İsrail’in Filistin halkına karşı işlediği suçlar ve gerçekleştirdiği katliamlar ise artık hepimizin malumu olan acı bir gerçek. Savaş isteyen, her ülkeye müdahale etmek için sürekli mazeretler üreterek saldıran ABD ve müttefiklerinin lügatında ne yazık ki "barış" diye bir sözcük yer almıyor. Öyle bir dünyadayız ki; uluslararası hukuk hiçe sayılarak bir ülkenin devlet başkanı kaçırılabiliyor veya bir şekilde iktidardan indirilebiliyor.
Tüm bu yaşananların arkasındaki tek neden, küresel anlamda mutlak gücü elinde tutmak adına öteki ülkelerin enerji yataklarına ve milli varlıklarına el koyma hırsıdır. Bu hırs yüzünden hiçbir anlaşma, hiçbir yasa anlam taşımıyor. Dünya, sadece kendi çıkarlarını düşünen ve savaş isteyen bu karanlık yapıların yüzünden ne yazık ki barışa hasret yaşamaya devam ediyor.
Oysa büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi, zorunlu olmadıkça savaş açıkça bir cinayettir. Barış yanlısı dünyaca önemli isimlerin sözleri de bu gerçeği en açık haliyle önümüze koyuyor. Albert Einstein'ın dediği gibi: "Savaşları engellemek istiyorsanız, sadece savaşmayı reddetmek yetmez; barışı inşa edecek mekanizmaları kurmalısınız." Martin Luther King Jr. ise şu sözlerle seslenir insanlığa: "Karanlık karanlığı defedemez, bunu ancak ışık yapabilir. Nefret nefreti defedemez, bunu ancak sevgi yapabilir." Ve Nelson Mandela’nın hatırlattığı üzere: "Barış sadece çatışmanın olmaması demek değildir; barış, tüm insanların potansiyellerini gerçekleştirebileceği bir ortamın yaratılmasıdır."
1 Eylül Dünya Barış Günü, sömürüye ve güce dayalı bu karanlık odaklara karşı barışın, sevginin ve insanlığın sesini gür bir şekilde yükseltmemiz gereken en anlamlı gündür. Çünkü hukukun ve insani değerlerin hiçe sayıldığı bir dünyada, savaş çığırtkanlığı yapanlar dışında kimse kazanamaz.