SİYASETTE KÜSMEK YOK, MÜCADELE VAR
Siyaset, sadece bir siyasi partinin çatısı altında bulunmak, rozet takmak ya da seçim dönemlerinde sahaya çıkmak değildir.
Siyasetin bir de aidiyet tarafı vardır.
Bir siyasi partiye dahil oluyorsanız, yalnızca isim olarak değil; düşünce olarak, zihniyet olarak da o yapının içerisinde olmanız gerekir. Elbette bu, parti yönetimlerinin aldığı her kararı koşulsuz kabul etmek anlamına gelmez.
Tam tersine…
Yanlış gördüğünüz kararı eleştireceksiniz. İtiraz edeceksiniz. Fikrinizi söyleyeceksiniz. Ancak bütün bunları yaparken ortak mücadele zeminini de koruyacaksınız.
Bugün Yeni Parti üzerinden sosyal medyada yaşanan tartışmalara biraz da bu açıdan bakmak gerekiyor.
Alınan bir karar size göre yanlış olabilir. Peki bu durumda yapılması gereken nedir?
“Küstüm, oynamıyorum” demek mi?
Yoksa masaya oturup konuşmak, neden yanlış olduğunu anlatmak, karşı tarafın gerekçelerini dinlemek ve mümkünse ortak bir noktada buluşmak mı?
Bence ikincisi.
Çünkü siyasetin doğasında farklı düşünceler vardır. Herkesin aynı şeyi düşündüğü, her kararın oybirliğiyle kabul edildiği bir siyasi yapıdan zaten söz edilemez.
Asıl mesele, farklı düşüncelerin nasıl yönetildiğidir.
Bugün Yeni Parti’ye yönelik sosyal medyada esip gürleyen, parti içindeki her tartışmayı büyüten ve meseleyi kişiselleştiren bir yaklaşımın kime yaradığını da sormak gerekiyor.
Ana muhalefet partisinin kendi içerisinde sürekli tartışması, birbirini yıpratması ve enerjisini iç mücadeleye harcaması kimin işine gelir?
Siyasetin rakipleri elbette bunu ister.
Onların istediği, ana muhalefetin kendi içinde birbirine düşmesi ve siyaseten paçalanmasıdır.
O nedenle eleştirinin de bir dozunun olması gerektiğini düşünüyorum.
Yeni Parti’nin veya Özgür Özel’in her yaptığı doğru olmak zorunda değil. Elbette eleştirilecekler. Yanlış görülen kararlar açıkça ortaya konulacak.
Ama eleştiri ile yıpratma arasındaki çizgiyi de kaçırmamak gerekiyor.
Çünkü siyaset, birbirine küsmekle değil; konuşmakla, tartışmakla, ikna etmekle ve uzlaşmakla yapılır.
Bugün belki yanlış gördüğünüz bir karar alınmış olabilir. Yarın aynı kararın arkasındaki gerekçeyi daha iyi anlayabilirsiniz. Ya da sizin itirazınız kabul edilir ve karar değişebilir.
Bunun yolu sosyal medyada birbirini topa tutmak değil, siyasi akıl ve ortak sorumlulukla hareket etmektir.
Sonuçta aynı çatı altında siyaset yapan insanların birbirine karşı değil, ortak hedefe doğru mücadele etmesi gerekir.
Eleştiri olsun. İtiraz da olsun. Ama aidiyet ve ortak mücadele duygusu da kaybolmasın.
Çünkü siyasette küsmek kolaydır.
Asıl mesele, farklı düşüncelere rağmen aynı hedef doğrultusunda yürüyebilmektir.