Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

BEDEL ÖDEYENLER VE SESSİZ KALANLAR

BEDEL ÖDEYENLER VE SESSİZ KALANLAR

Yazarlar ve sanatçılar toplumun aydınlanmasında öncü rol oynar. Nâzım Hikmet, Aziz Nesin, Sabahattin Ali, Rıfat Ilgaz, Can Yücel, Orhan Kemal, Kemal Tahir gibi birçok yazar ülkesinin içinde bulunduğu olumsuzluklara karşı ilgisiz kalmamış; yazıları ve düşünceleriyle Türkiye’nin demokrasi, aydınlanma ve insan hakları mücadelesine katkı sunmuşlardır.

Bu isimlerin her biri, gerçekleri savunmanın ve halkın sesi olmanın ağır bedellerini ödemiştir:

Nâzım Hikmet: Siyasi saiklerle üretilen "askeri isyana teşvik" gibi suçlamalarla 1938'de tutuklanmış, Çankırı, Bursa ve İstanbul cezaevlerinde 12 yıla yakın hapis yatmıştır. En önemli eserlerinin büyük kısmını bu daracık koğuşlarda kaleme almıştır.

Kemal Tahir: "Donanma Davası" ve benzeri keyfi suçlamalarla yaklaşık 12,5 yıl hapis yatan yazar, bu uzun tecridi Anadolu'nun köklerini ve toplumsal yapıyı incelediği eşsiz bir romancılık okuluna dönüştürmüştür.

Orhan Kemal: Nâzım Hikmet ile Bursa Cezaevi'nde tanışıp onun yönlendirmesiyle şiirden romancılığa geçmiştir. Siyasi suçlamalar ve yasaklı dünya klasikleri nedeniyle yaklaşık 5 yıl hapis cezası çekmiştir.

Can Yücel: Siyasi düşünceleri ve yaptığı politik çeviriler yüzünden 12 Mart döneminde sıkıyönetim mahkemelerince yargılanarak Adana Cezaevi'nde hapis yatmıştır.

Sabahattin Ali: Eleştirel yazıları ve şiirleri nedeniyle Konya ve Sinop cezaevlerine sürgün edilmiş; Türk edebiyatının başyapıtı Kuyucaklı Yusuf’un bazı bölümleri Sinop Cezaevi'ndeki günlerinde şekillenmiştir.

Aziz Nesin: Çıkardığı muhalif dergiler ve yazıları yüzünden ömrünün çeşitli dönemlerinde defalarca tutuklanarak toplamda 5,5 yıla yakın süre hapiste kalmıştır.

Rıfat Ilgaz: Ünlü Sınıf şiir kitabı ve muhalif mizah anlayışı nedeniyle sıkıyönetim rejimleri tarafından hedef alınmış, hücrelerde ve cezaevlerinde uzun süreler geçirmek zorunda kalmıştır.

Bu kalemler, halkın acılarını omuzlayıp mahkûmiyetler pahasına inandıkları yolda yürürken; madalyonun diğer yüzünde ise bambaşka bir manzara durmaktadır. Kimi zaman uluslararası alanda prestijli ödüller almış, fakat ülkesinin yaşadığı toplumsal acılara, yoksulluğa ve adaletsizliklere karşı adeta üç maymunu oynayan, fildişi kulelerinden inmeyi reddeden isimler de var olmuştur.

Gerçek sanat, yalnızca estetik bir başarıdan veya kulelerde üretilen soyut metinlerden ibaret değildir. Sanatçının büyüklüğü, konforlu alanını terk edip etmediğiyle, rüzgar nereden eserse essin halkının vicdanının yanında durup durmadığıyla ölçülür. Tarih, fırtınalı günlerde kenara çekilip sessizliğe gömülenleri değil, bedeli ne olursa olsun gerçeği haykıranları yazar.

Bu yazı toplam 70 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
Cengiz Akgün Arşivi