Halil Yeni

Halil Yeni

Barış Akademisyeni M. Cengiz Erçin On Yıllık Hukuk Mücadelesinin Ardından Görevine Döndü

Barış Akademisyeni M. Cengiz Erçin On Yıllık Hukuk Mücadelesinin Ardından Görevine Döndü

Ne siyasi iktidarların ne de gerici tarikatların olanaklarıyla yetiştiler. Onların dershanelerinde okumadılar, yurtlarında kalmadılar, ayrıcalıklarından faydalanmadılar. Bilgileriyle sınava girdiler, emekleriyle kazandılar ve bu ülkenin en değerli akademisyenleri arasında yer aldılar.

Nazım Hikmet’in dizelerindeki gibi “ne sevmekten ne zulümden” korktular. Bilimden, aydınlanmadan ve halktan yana saf tuttular. Yıllarca FETÖ başta olmak üzere gerici örgütlenmelere karşı mücadele ettiler. Bu nedenle her dönemin hedefi oldular; haklarında soruşturmalar açıldı, davalar yürütüldü, tehditlerle susturulmak istendiler. Ancak susmadılar. Bilgilerini iktidarın değil, halkın yararına kullandılar. Yetiştirdikleri öğrenciler için yalnızca bir akademisyen değil, aynı zamanda birer yol gösterici oldular.

AKP iktidarının Olağanüstü Hal döneminde çıkardığı kanun hükmünde kararnamelerle başlattığı tasfiye sürecinde, iktidara yakın olmayan akademisyenler de hedef alındı. 8 Şubat 2017 gecesi yayımlanan KHK ile çeşitli üniversitelerden 330 akademisyen ihraç edildi. Bunların 115’i Barış Akademisyenleri Bildirisi’ne imza atan isimlerdi. “FETÖ ile mücadele” söylemi altında, yıllarını gerici yapılanmalara karşı mücadele ederek geçiren ilerici, demokrat ve barıştan yana akademisyenler görevlerinden uzaklaştırıldı. Akademik yaşamları boyunca FETÖ ve benzeri tarikatların baskısıyla karşı karşıya kalmış birçok bilim insanı da OHAL uygulamaları kapsamında üniversitelerden ihraç edildi.

1 Eylül 2016’dan itibaren çıkarılan 12 KHK ile yükseköğretim kurumlarından ihraç edilen akademisyen sayısı 6 bini aştı. Sonraki yıllarda açılan davalar sonucunda yüzlerce akademisyen görevlerine döndü. Ancak hâlâ görevlerine iade edilmeyi bekleyenler ve devam eden hukuk mücadeleleri bulunuyor. Bu tablo, Türkiye akademisinin üzerine çöken ağır gölgeyi ve uzun yıllara yayılan belirsizliği bütün açıklığıyla ortaya koyuyor.

O akademisyenlerden biri de Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. M. Cengiz Erçin’di. Barış Bildirisi’ne imza attığı gerekçesiyle 1 Eylül 2016 tarihinde yayımlanan 672 sayılı KHK ile görevinden ihraç edilen Erçin, yaklaşık on yıl sonra mahkeme kararıyla görevine iade edildi.

Kocaeli’de meslektaşları, öğrencileri ve dostları tarafından karşılanan Erçin’in dönüşü, yalnızca kişisel bir hak mücadelesinin değil, yıllardır süren bir adalet arayışının da sembolü olarak değerlendirildi. Karşılama çağrısı yapan kurumlar, hukuksuz biçimde ihraç edilen bütün akademisyenler ve kamu emekçileri görevlerine dönünceye kadar mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

Karşılama sırasında konuşan Erçin ise Barış Akademisyenlerini şu sözlerle anlattı: “Barış Akademisyenleri bu tıp fakültesindeki onurlu insanlardır. Siyasal bilgilerdeki onurlu insanlardır. Mühendislik fakültesindeki akademinin ak yüzü insanlardır. Bunu böyle bilin. Bunlar parayla pulla uğraşmazlar. Muayene peşinde koşmazlar. Sabah saat altıda arabaları burada park edilmiş olarak bulunur. Hekimlik, tıp, hak, hukuk, adalet; hepsi aynı kökten gelir: Hak’tan. Bizim mezar taşlarımızda kardeşlik ve eşitlik yazacak.”

Bu yazı toplam 79 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Halil Yeni Arşivi