TÜBA, Orta Doğu’daki Son Gelişmeleri Değerlendirdi
TÜBA Uluslararası İlişkiler Çalışma Grubu’nun gerçekleştirdiği toplantıda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında ortaya çıkan bölgesel gelişmeler değerlendirildi. İran-İsrail-ABD hattında devam eden çatışmanın bölgesel ve küresel etkileri çok boyutlu olarak ele alındı.
Toplantıya TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Çalışma Grubu Yürütücüsü Prof. Dr. A. Nuri Yurdusev, Prof. Dr. Pınar Bilgin, Prof. Dr. Şener Aktürk, Prof. Dr. Ali Balcı, Prof. Dr. Ayşegül Komsuoğlu, Doç. Dr. Bayram Sinkaya ve TÜBA Genç Akademi Başkanı Doç. Dr. Mürsel Doğrul katıldı.
Orta Doğu’da yaşananların küresel boyutu
İran’daki gelişmelerin Türkiye’ye olası yansımaları, Orta Doğu’daki son gelişmelerin genel jeopolitik çerçevesi, İran’ın iç siyasi, ekonomik ve toplumsal durumu, İran–İsrail ilişkilerinin tarihsel ve stratejik boyutu, ABD ve İsrail’in İran politikalarının jeopolitik ve ekonomik boyutları, Çin’in bölgedeki rolü, uluslararası hukuk açısından askeri müdahalenin değerlendirilmesi, Gazze savaşı ve enerji güvenliği bağlamında bölgesel etkiler detaylandırıldı.
Son dönemde Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin yalnızca tekil olaylar olarak değil, küresel enerji krizi, büyük güç rekabeti ve uluslararası sistemdeki norm erozyonunun bir sonucu olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Başkan Şeker “Rusya-Ukrayna savaşıyla derinleşen enerji darboğazının ve Avrupa’nın yeniden nükleer enerjiye yönelme arayışlarının bölgesel dengeleri etkiliyor. Bu süreçte Orta Doğu’daki çatışmalar giderek daha geniş jeopolitik sonuçlar doğuruyor. Modern savaşların siviller üzerindeki etkisi artıyor ve uluslararası kurumların caydırıcılığı zayıflıyor.” dedi. Prof. Şeker, savaşların kamuoyunda adeta bir gösteri gibi izlenmesinin de önemli bir toplumsal sorun olduğunu belirtirken enerji, yapay zekâ ve güvenlik ilişkilerinin gelecekte yeni çatışma alanları yaratabileceğine işaret ederek bu konuların bilim insanları tarafından çok disiplinli biçimde ele alınmasının önemine vurguladı. Toplantıdan elde edilen sonuçların dünyanın içinde bulunduğu kritik süreçte çok değerli olduğunu ifade eden Prof. Şeker “Ülkemizin alanına ve gelişmelere haki, son derece uzman bilim insanlarıyla bu kritik süreci değerlendirmek çok önemli bir adım oldu, toplantının sonuçlarını en kısa zamanda bir rapor halinde kamuoyuyla paylaşacağız.” dedi.
Toplantıda İran’ın mevcut siyasi, ekonomik ve toplumsal durumu üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Ayrıca İran’ın iç politik dinamiklerini ve rejimin karşı karşıya olduğu meşruiyet sorunları ele alınarak ekonomik sorunlar, toplumsal protestolar ve yönetim üzerindeki baskıların rejim üzerindeki etkileri analiz edildi. İran’ın bölgesel ve askeri kapasitesine rağmen iç siyasi dengelerin kırılganlığını koruduğu vurgulandı. Katılımcılar ayrıca İran-İsrail ilişkilerinin tarihsel ve stratejik boyutlarını değerlendirirken, İran’ın nükleer kapasitesi ve bölgesel güvenlik dengeleri üzerindeki etkileri tartışıldı. İran’ın destek verdiği bölgesel aktörler ve bu aktörlerin İran’ın stratejik yaklaşımı içindeki yeri de toplantının önemli başlıkları arasında yer aldı.
ABD ve İsrail politikalarının arka bahçesi
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik politikalarının jeopolitik ve ekonomik boyutları da ele alındı. Enerji politikaları, küresel güç dengeleri ve Orta Doğu’daki değişen stratejik hesapların söz konusu müdahalelerde rol oynayabileceği değerlendirmesi yapıldı. Ayrıca Çin’in bölgedeki konumu ve büyük güç rekabetinin Orta Doğu üzerindeki etkileri de tartışıldı. Uluslararası hukuk açısından da değerlendirilen gelişmeler kapsamında, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri müdahalesinin uluslararası hukuk çerçevesi içinde nasıl değerlendirilebileceği ele alındı. Bu bağlamda, söz konusu müdahalenin uluslararası hukuk açısından tartışmalı yönleri olduğu ve küresel düzen üzerindeki etkilerinin dikkatle incelenmesi gerektiği ifade edildi. Katılımcılar ayrıca İran’daki gelişmelerin Türkiye’ye olası yansımalarına da değindi. Özellikle İranlı öğrencilerin Türkiye’ye yönelen eğitim ve göç hareketliliğinin artma ihtimali ve bu süreçte akademik ve sosyal destek mekanizmalarının önemine dikkat çekildi.
Gazze’de devam eden savaşın bölgesel dengeler üzerindeki etkilerinin de masaya yatırıldığı toplantıda çatışmaların İran, İsrail ve diğer bölgesel aktörler üzerindeki yansımaları değerlendirildi. Türkiye’nin bölgedeki rolü ve olası diplomatik girişimleri de tartışma başlıkları arasında yer aldı.
Enerji güvenliği ve bölgesel enerji akışları da ele alınarak, Orta Doğu’daki çatışmaların küresel enerji piyasaları üzerindeki potansiyel etkileri değerlendirildi. Çin, Japonya ve diğer büyük ekonomilerin enerji tedarik stratejileri ile Körfez bölgesindeki gelişmeler arasındaki ilişki üzerinde de duruldu.
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.