Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

BEN BİMEM LİDERİM BİLİR!

BEN BİMEM LİDERİM BİLİR!

Ülkemizde uzunca bir süredir görüldüğü üzere siyaset kulvarı her yöne selam çakan kimi politikacılarla dolu.

Sabaha solcu başlayan kimi düzen siyasetçisi öğlen ülkücü-dindar, akşama ise muhafazakâr-liberal olarak günü tamamlıyor.

Veya tam tersi şekilde...

Dön baba, dönelim misali!

“Kazanmak istiyorsam herkesten ve her kesimden oy almak zorundayım” algılayışı bir yandan mantıklı olsa da öte yandan ‘omurgasız’ siyasetçinin en başlıca özelliğidir.

Gebze’de zaman içinde farklı bir partiye kapağı atan birisi, ‘’Gebze’ye daha iyi hizmet için iktidar partisine geçtim’ ’deyivermişti!

Oysa gelişmiş demokrasilerde saflar ve görüşler nettir.

Kişi, kişiler, küçük bir azınlık değil, toplumun tüm katmanlarının çıkarı her şeyin üzerindedir.

Ki, siyasetin varlığının nedeni de budur.

Siyaset bir kandırma, koltuğu kapma, bırakmama yeri değildir.

Benden sonra tufan hiç değildir.

Aslında bir ülkede kabul gören demokrasi anlayışının hangi ölçütlerde olduğu siyasetçinin kalitesi ve karakterinin de belirleyici unsurudur.

Demokrasi sözde, teoride kalmışsa, siyasetçide, yasalarda, hak, hukuk adalette aynı şekilde kağıt üzerinde kalmıştır.

Avrupa demokrasi tarihi Rönesans itibarıyla çok ağır bedellerin sonucunda yazılmıştır.

Almanya’da, İtalya’da, İspanya’da faşizmin zulmü altında yıllarca kalındıktan sonra demokrasi sağlam temeller üzerine yeniden inşa edilmiştir.

Bugün bu ülkelerin hepsinde insan hakları, hak, hukuk, adalet, düşünce özgürlüğü, farklı inançlara, dillere saygı, yaşam güvenliği vb gibi konular demokrasinin varlık nedenidir.

Bizim ülkemiz de ise demokrasi eskinin kimi alışkanlıklarının, teokrasi, otokrasi, iktidar kimde ise onun vesayeti altında zaman, zaman sekteye uğramıştır.

2024’te yapılacak olan yerel seçimler bu anlamda ülkemiz de demokrasinin hangi boyutlarda olduğunu ve seçmenin ise demokrasiyi algılayışı etkili olacak.

Bilinçli yurttaş ve seçmen elbette gerçek anlamda tüm kural ve kurumlarıyla demokrasi adına tercihini yapacak ve safını belirleyecek.

Geri kalan ise, “Ben bilmem liderim bilir” diyerek düşüncelerini ve tercihlerini bir başkalarına teslim edecek.

Zaten bugüne değin ülkemizde demokrasini bu denli kıytırık olmasının nedeni de bu değil mi?

Lider her şeyi bilir, kutsal ve dokunulmazdır, yücedir!

Kafasına göre her şeyi dizayn eden lider ve şürekasını o hale getiren ise sormayan, sorgulamayan, biat ederek ‘mürit’ olmuş parti üyeleridir.

Siyasette kurallar, değerler ve gerçeklik ortadan kalktığı anda inandırıcılıkta bitiyor.

Türkiye örneğindeki gibi.

Bu yazı toplam 2248 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
Cengiz Akgün Arşivi