1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Anadolu’da bir yerlerde çoban ateşleri yanacak yine bence
Anadolu’da bir yerlerde çoban ateşleri yanacak yine bence

Anadolu’da bir yerlerde çoban ateşleri yanacak yine bence

“Son Enstitülüler” adlı belgeseli hem izletmek, hem anlatmak için Gebze’ye gelen Yapımcı Yönetmen Çağatay Taşkın Yamen, “Salonda birileri varsa duyarlılık vardır. Anadolu’da bir yerde çoban ateşleri yanacak yine bence” dedi

A+A-

CHP Gebze İlçe Örgütü’nün geçen hafta sonuna damgasını vuran kültürel etkinliğinin Gazeteci Yazar Deniz Zeyrek ile birlikte bir diğer konuğu, Yapımcı Yönetmen Çağatay Taşkın Yamen oldu. Bu haber dizisine dün Deniz Zeyrek'in “Masumiyet İstasyonu” adlı kitabıyla başlamıştık. Bugün Çağatay Taşkın Yamen’in “Son Enstitülüler” belgeselini değerlendirme ile sürdürüyoruz. Yarın yine Deniz Zeyrek’in belgesel ve köy enstitülerine dair değerlendirme ile sonlandıracağız.

Etkinliğe dair ilk haberimiz salı günü, aktüel habercilik kıvamında yayınlandı. Bizi o etkinlikten dört haber çıkartmaya iten etken, etkinliğe gösterilen ilgiydi ve bu ilgi; Zeyrek ve Yamen’in hemşerilerinin, akrabalarının ilçemizde olmasına, salonda çoğunluklu yer almaları basitliğine indirgenemezdi. O ilgi Zeyrek ve Yamen şahsında Köy Enstitüleri’ne idi. Biz de kendi çapında, o ilginin karşılığını buradan da vermeye çalıştık.

SALONDA BİRİLERİ VARSA

DUYARLILIK VARDIR

Etkinlikte Deniz Zeyrek’in belgesele dair değerlendirmesi ve belgesel izlenmeden önce Yamen’e bir söz hakkı daha verildi. Kısa ve öz; “Geçmişten günümüze Köy Enstitüleri’nin hala ekmeğini yiyoruz, aydınlar varsa devamını yaşıyoruz. Salonda birileri varsa duyarlılık vardır. Anadolu’da bir yerde çoban ateşleri yanacak yine bence” dedi. Tadına doyulmayan söyleşinin başı ve devamı ise şöyleydi:

 

 

-         Köy Enstitüleri’ne dair belgesel fikri, sizde nasıl oluştu?

 

-         Talip Apaydın (Köy Enstitüleri Yılları yazarı) sürecin en önemli isimlerinden biri. Aslında herkes bu hikâyenin bir parçası. Dedemiz vardı. 1989’da vefat etti. Hatta kızları buradalar, gelmişler. Yıllardır Gebze'de yaşıyorlar. Biz dedemizin hikâyesini sonradan duyduk. Oradan aldığımız manevi mirastı bu. Yaşadıkları. Ve hala yaşayan birileri varken harekete geçmek gerekirdi.

 

-         Yaklaşık dört beş gün önce (Eylül ayının son günlerinde) Mehmet Hacaloğlu diye bir yaşlımız vefat etti. Konuştuğumda yaklaşık 92 – 93 yaşındaydı. İstanbul'da bulundu. Dört beş gün önce vefat etti. İzmir'de defnettiler. Ve insanlar gittiler.

Konuşmacılardan iki kişi kaldı. Birisi Perihan Akça. Allah uzun ömürler versin. Yaşına rağmen dinç. Bu insanlara belgeleyelim istedim. Çalışmaya 10 sene önce başlattık. 6-7 ay önce film hazır oldu. Filmin adını Deniz (Zeyrek) koydu. Çok emeği var.

Hedeflediğim biri şuydu: O dönemin gerçeklerini, yaşananları yansıtmak istiyorduk. Onlar okuyup öğretmen oldular.

Belgesel; Cilavuz mezunlarını model alarak Köy Enstitüleri genelleme projeksiyon tutuyor.

 

 

Firdevs Gümüşoğlu var. Bilirsiniz. Profesör Doktor kitabının yazarı. Sağ olsun o da destek oldu. Filmin teknik tarafı kendisi anlatıyor.

Ben bu anlamda bu ben özellikle kendime gelen hemşerilerim, akrabalarım, arkadaşlarım, okulları, liseden çok uzatmak istemiyorum. İlgileri için teşekkür ederim.”

 

denizle.jpgÇağatay Taşkın Yamen, belgeselin isim babası Deniz Zeyrek ile.

 

onurluk-004.jpgYapımcı Yönetmen Çağatay Taşkın Yamen’e onurluğu CHP Çayırova İlçe Başkanı Binali Eniş ve CHP Darıca İlçe başkanvekili Hüseyin Özalkan tarafından verildi.

 

receple.jpgYamen; CHP Gebze İlçe eski Başkanı Recep Dursun ve beraberindekiler ile.

 

 

 **

 

BİR HİKAYEDE AKÇAY’DAN

 

Vali’ye: Öğretmeni bekliyoruz.

Siz de Cilavuz’da mı okudunuz

Programda moderatörlüğü üstlenen Sema Aktemur Akçay sözü yine Deniz Zeyrek'e vermeden önce yaşanmış bir hikaye anlattı: “Yazar Sultan Efendioğlu Ekinci’nin “Natlus” adlı kitabında okudum. Olay onun köyünde geçiyor: Bir gün şehrin ileri gelenleri; Vali, kaymakam, il sağlık müdürü, milletin efendilerinin yaşadığı köyleri gezerken Ekinci’nin köyünden geçiyorlar. Erkanı karşılayan muhtar koç kesmiş. Çok güzel donatmışlar sofrayı. Bir süre sonra Kaymakam, sofraya ne zaman oturulacağını sormuş. “Yok efendim biraz daha beklememiz lazım” deyince Vali Bey ile Kaymakam gözgöze gelmişler: “Acaba bizden üstün birileri mi var?” diyecekken Vali dayanamayıp sormuş: “Biri mi  geliyor.”

Cevap verilmiş: Siz Cilavuz’da mı okudunuz? Derslerine mi katıldınız?”

Öğretmen gelmiş ve içeri, sofraya geçmişler.

 

sema-soldaki-2.jpg

Bu haber toplam 698 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.