Aday tercihi seçimi kaybettirdi!

Aday tercihi seçimi kaybettirdi!

CHP’nin eski yöneticilerinden Sait Aydın, “31 Mart 2019’da Seçimin kaybedilmesinde aday noktasındaki yanlış tercihin belirleyici unsur olduğunu düşünüyorum ”dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski yöneticilerinden Mali Müşavir Sait Aydın yerel ve genel siyaset, CHP ve ittifaklar, İstanbul Sözleşmesi gibi birçok konuda görüşlerini açıkladı.

Aydın,  31 Mart 2019’da Gebze’de Belediye Başkanlığı seçiminin aday tercihi nedeniyle kaybedildiğini savunarak,  “Seçimin kaybedilmesinde aday noktasındaki yanlış tercihin belirleyici unsur olduğunu düşünüyorum “dedi.

 

GEBZE’DE KENT KÜLTÜRÜ OLUŞMADI

 

-Gebze’nin sorunlarının altında yatan ana neden nedir?

Gebze’nin temel sorunları başlı başına bir göç kenti olmasından kaynaklı.  Uzun yıllardır ardı arkası kesilmeyen göç beraberinde birçok sorununda ortaya çıkmasına neden oldu. Gebze’nin sanayi kenti olması ise göçün ana nedenidir.

Anadolu’nun çeşitli yörelerinden, dört yanından iş ve aş bulmak amacıyla Gebze’ye gelip yerleşenlerin kent kültürü ve bilinciyle henüz karşılaşmamış olması Gebze’nin en temel sorunlarından birisi. Dolasıyla Gebze’ye bu anlamda bir aidiyet duygusu yok.

Göç edip geldiği yöresinden gelenek ve görenekleri Gebze’ye taşıyarak kendi mahallelerini oluşturdular. Kendi köyü özelinden sosyal yapılarını oluşturduklarından Gebze dolasıyla il olma vasfına, kent olma vasfına henüz ulaşmış değil.

Her ne kadar 50 ilden büyük nüfus ve sanayi, ticari hacmi anlamında büyük olsa da il statüsünde olmaması ise apayrı büyük bir talihsizliktir.

Burada sadece Gebze’nin nüfus yoğunluğu ve ticaret yapan, eğitim alan veya burada işçilik yapıp iş güç sahibi olan insanların elbette kabahatti yok.

Ne var ki Gebze’yi yönetenlerin çok büyük sorumlulukları var.

Yıllardır Gebze’yi yönetenler il olması noktasından büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının varlığından, katma değer üretmesinden, ülke ekonomisine katkılarından kaynaklı bu değer ölçüsünden henüz bi haberler. Yada bu konuda yani Gebze’nin il olması konusunda inisiyatif almıyorlar.

Başta bunun yani Gebze’nin il olması konusunda öncüsü olması gerekenler yerel yönetimler, STK’lar, özellikle Gebze Ticaret Odası’na çok büyük görev düşüyor. Çünkü Gebze bölgesinde 14 OSB var, bunların içinde yer alan sanayi kuruluşlarının kayıt olduğu ticaret odamız var. Bu anlamda Gebze Ticaret Odası’nın Gebze’nin gelişimine, kültürüne, yapısına, sosyal yaşamına mutlaka müdahale etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Elbette biz siyasiler kendi partisinde, kendisini siyasi olarak ifade ettiği kurumlarda Gebze’yi biraz daha öncelikli olarak gündeme getirmesi, anlatması, özellikle İzmit’e anlatmamız gerektiğini düşünüyorum.

 

GEBZE’DE PARK SORUNU VAR

 

-Gebze’nin en önemli sorunu nedir?

Tabi bu anlamda Gebze’nin çok ciddi sorunları var. En önemli sorun mesela bence park sorunudur.  Trafik sorunu var ancak park varsa çözülebilir.  Gebze’nin giriş ve çıkışları özellikle İstanbul bağlantılı. Gebze İstanbul’un arka mahallesine dönüşmüş durumda.

Kent merkezinde yaşanan park sorunu nedeniyle trafik akışı kimi zaman önemli ölçüde sekteye uğruyor.  Gebze’de yolların yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Bu şu demek değildir kentsel dönüşüm adı altında.  Trafik akışının yoğun olduğu merkezdeki ana arterlerde özellikle yeni bir planlama yapılmalıdır diye düşünüyorum.

Gebze’de katlı otoparklar var tabi ki ancak burada da vatandaş kent kültürüne ve yaşamına uygun olacak şekilde davranmıyor.  Ortak yaşam kültürünün gereğini yerine getirmiyor. Yani aracını yolun kenarına değil de kapalı otoparklara veya benzeri yerle park etmek gereği duymuyor. Onun yerine boş bulduğu ilk yere, kaldırıma, dükkân önüne gelişi güzel aracını bırakıp gidiyor. Park kültürü diye bir şey yok. Gebze merkezde park sorunun giderilmesi yerel yönetimin çözüm üretecek çalışmaları ile vatandaşın ortak çabaları ile ortadan kalkabilir.

Gebze bölgesinde ciddi bir toplu konut var, ortak yaşam alanları, ortak parkı, ortak yeşil alanı gibi yerlerin paylaşımı noktasında çokta özen gösterdiğini söylemek mümkün değil.

Bilindiği gibi CHP 1989 seçimlerini kazanmış ve Gebze’de 5 yıl hizmet yapmıştı. 1994 itibariyle Gebze’de bizim partimiz yerel yönetimlerde yok. Dolasıyla sağ ve muhafazakâr bir anlayış yıllardır Gebze’yi yönetiyor. Bunların tabi topluma bakışı, yaşama bakışı, çağdaş bir kent anlayışına bakışı sosyal demokrat bakış açısıyla bir değil. Ki geldiğimiz noktada onu gösteriyor.

Bizler özellikle siyaset yapan dostlarımızın hedefi Gebze’de belediye başkanlığını kazanarak Gebze’nin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek, hizmet yapmaktır.

 

 

İTTİFAKLA GEBZE RAHAT KAZANILIR

 

-CHP Gebze’de seçimi nasıl kazanır?

Biliyorsunuz 31 Mart 2019 seçimlerin sonra ülkemiz de yeni bir anlayış oluştu, ittifaksız seçimlerin kazanmanın zor olduğu ortaya çıktı.  Ki CHP’nin geçmişti kaybettiği birçok yerde ittifakla yapılan işbirliği ile seçimler kazanıldı. Bunu büyük kentlerde gördük işte İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya gibi.

Elbette Gebze’de yerel yönetim seçimleri ittifakla çok rahat kazanılabileceğini düşünüyorum.  Çünkü toplum artık sağ iktidarların hizmetlerinin ne olduğunu gördü. Sağ iktidarların sosyal yardımlaşma yani toplumun dayanışma kültürü açısından ikilemli davrandıklarını gördü. Ya de bireyci ve partici anlayışın öne çıktığını gördü.

Toplumun geniş kesimlerinin kabul edebileceği bir adayla tabi ki ittifakla Gebze’de seçim alınabilir.

 

CHP’NİN ADAY TERCİHİ FARKLI OLABİLİRDİ

 

-CHP son yerel seçimi neden kaybetti?

31 Mart 2019 seçimlerinde aslında böyle bir şans vardı ancak ne hikmetse bunu partimiz değerlendiremedi.

O dönem iktidar partisinin oy düşüşü yaşadığı bir dönemdi seçim alınabilirdi. 90 bin oyla burada Gebze’de CHP seçimi kazanabilirdi.

Seçimin kaybedilmesinde aday noktasında ki tercihin belirleyici unsur olduğunu düşünüyorum.

CHP’nin çıkardığı aday toplumun tüm kesimlerinden oy alabilecek bir isim olabilirdi.  Tabi ki seçimi almanın koşulları değişti. İttifak yaptığınız partilerinde bu konuda aday belirlemede hemfikir olmanız gerekiyor.

31 Mart 2019 seçimlerinde Millet İttifakının çıkardığı adayın yetersiz kaldığını, gerekli heyecanı yaratmadığı ve seçmen üzerinde etki oluşturmadığını hep birlikte gördük. Sonuçta seçim kaybedildi. Aday İYİ Partinin adayı idi fakat CHP seçmeninde kabul görmedi. Çünkü tanınmıyordu.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesini kazanmakta Gebze bölgesi belirleyicidir. Çünkü burada kazanılan belediyeler sayesinde Büyükşehir’de kazanılıyor.

CHP Gebze bölgesi diye adlandırılan Gebze, Çayırova, Darıca ve Dilovası’nda seçimi kazanmadığı sürece Büyükşehir Belediyesini de kazanamaz. Bu gerçeklilik nettir.

İddia ediyorum CHP Gebze Belediyesini kazandığı zaman Türkiye’de genelde iktidar olur.

 

ADAY ŞİMDİDEN BELİRLENMELİ

 

-Aday konusunda ne yapılmalı?

Bugünden baktığımızda umutluyum ancak belediye başkanlığına aday olacak isimin şimdiden belirlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda ittifak yapılacak partilerle gerekli ortak çalışmaların yapılması gerekiyor. Yoksa seçime 3 ay kala açıklanan adayla seçim kazanmak mümkün değil.

İlk yerel seçimde hem yerelde hem de genelde CHP’nin çok daha başarılı olacağını düşünüyorum.

 

 DEĞİŞİM BAŞARIYI GETİRİR

 

-Adaylar nasıl belirlenmeli?

Kocaeli’nin bilindiği gibi vekil sayısı 14 oldu. Şimdi ünlü bir düşünürün sözü var, “yılan kabuğunu değiştirmediği sürece ölmeye mahkûmdur”  diye.  Siyasette de öyle, değişim mutlaka şart.  Mevcut vekil arkadaşlarımız elbette partimize hizmet etmişlerdir, partiyi temsil etmişlerdir. Bunlara teşekkür etmek gerekiyor. Benim kişisel görüşüm böyle tabi ki taktir yine genel merkezin.  Milletvekili aday belirlemede yöntem ne olur onu bilemiyoruz.  Ancak bana göre aday belirlemede ön seçim mutlaka olmalı.  Parti örgütü, üyesi bu konuda sandıkta son sözü söylemeli. Örgütte tanınmayan, karşılığı olmayan isimler kabul görmüyor. Örgüt kimin aday olacağına kendisi karar versin. Örgütün vereceği karar saygı duyarız. Benim tercihim ön seçimdir.

 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KADINI SAVUNUYOR

 

-İstanbul Sözleşmesi ne ifade ediyor size?

İstanbul Sözleşmesi ülkemizin ön ayak olduğu ve zaten İstanbul adıyla anılan uluslararası bir sözleşmedir. Kimileri sözleşmeye çok cinsiyetçi bakıyor hâlbuki ki insanı yaşatır İstanbul Sözleşmesi. Tabi Türkiye’yi yönetenlerin İstanbul Sözleşmesine bakışı cinsiyetçi bir bakış açısıdır. Erkek egemen bir anlayışla bu konuya baktıklarından ötürü kadını yok sayıyor. Dolasıyla mevcut siyasal iktidarın çağdaş yaşam gibi bir derdi falan yok. Ki kendilerinin dünya görüşlerine göre haklı ve mantıklıdır.  Çünkü kadının yaşamın her alanında yer almasını, özgür birey olmasını istemiyorlar.  Dolayısıyla bunların İstanbul Sözleşmesi’nden caymasını normal buluyorum.

İstanbul Sözleşmesi kadını aile için şiddetten, tacizden, tecavüzden korumayı, özgür birey olmasını amaçlıyor, erkek ile birlikte aynı eşit koşullarda yaşamasına savunuyor. Bunları istemeyenlerin kadınların haklarını savunması doğru ve inandırıcı değil. Onlar kadını yarım insan olarak görüyor.

Ayrıca meclis kararı olmadan kaldırılması da ayrı bir skandaldır. Meclis karar alır onaylatır fakat yeni sistemde meclis yok sayılıyor. Örneklerini zaman içinde birçok kere gördük.

 

CHP SON DÖNEM ETKİN MUHALEFET YAPIYOR

 

-CHP’yi son nasıl buluyorsunuz, etkin muhalefet yapabiliyor mu?

CHP’nin son dönem genel anlamda ülke çapında etkin muhalefet yapmaya başladığını görüyorum. Önce eleştiriyordum. Sokağa inmeleri gerektiğini, halka dokunmaları gerektiğini savunuyordum. Çünkü sokakta ki insanın ne düşündüğünü bilmeniz gerekiyor.  Sadece Salı günleri TBMM’de grup toplantılarıyla muhalefet olmaz.  Şuna da karşıyım sadece muhalefet etmek CHP’nin tek başına işi değildir. CHP’nin dışında kalan partilerde toplumsal muhalefeti örmelidir.

 Son dönem sayın genel başkanın milletvekillerin çeşitli gruplara bölerek mesela ekonomi masası gibi veya sokaklarda yapılan çalışmaları çok yerinde buluyorum. Bu elbette yeterli değil biraz daha fazla çaba göstermemiz gerekiyor. Biraz daha vatandaşa dokunmamız gerekiyor. Toplumun yani insanların olmadığı yerlerde siyaset olmaz. Sadece TBMM’de veya parti genel merkezlerinde yapılan siyasetle iktidar olmak mümkün değil. Sokakla halkla diyalog kurmak, onlara ulaşmak ve anlamak gerekiyor.  

SAİT AYDIN KİMDİR?

Sait Aydın, 1 Mayıs 1973 tarihinde Gümüşhane’de doğdu. İlköğrenimini Gümüşhane’de tamamlamıştır. Orta öğrenimini Çayırova Ortaokulu, Lise eğitimini Kartal Ticaret Lisesi’nde almıştır. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunudur. Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirlik yapmaktadır. Orta seviyede İngilizce bilmektedir. Evli ve 3 kız çocuğu babasıdır.

Siyasi hayatına 1996 yılında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gebze Gençlik Kolları Üyeliği ve yöneticiliği ile başladı.

1999 yılında Belediye Meclis Üyesi Adayı oldu.

2005-2007 yılları arasında İlçe Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı.

2007 ve 2011 dönemlerinde yapılan Genel Seçimlerde aktif olarak görev aldı.

2013 ve 2014 dönemlerinde İl Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı.

2014 Yerel Seçimlerinde Belediye Meclis Üyesi Adayı oldu.

CHP Gebze İlçe Örgütü’nde aktif olarak siyasi yaşamını sürdürmekte.

Gebze’deki  Eğitim ve Spor hizmetlerinde aktif olarak yer aldı.

Atatürkçü Düşünce Derneği ,Kocaeli Yükseköğretim Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği‘nde aktif olarak üyelik yaptı.

 Özellikle Yerel Yönetimlerde CHP’nin İktidar olmadığı kentlerde; alternatif etkinliklerle seçmen ve sokak algılamasında çekim merkezi olacağı düşüncesiyle yola çıkarak Cumhuriyetin Kuruluş felsefesi vizyonu ile amaç ve faaliyetler açısından Sivil Toplum Örgütlerinde ve  Toplumsal Muhalefeti örgütleyen Söyleşi ve panel organizasyonlarında aktif görevlerde bulundu.

Gebze Cem ve Kültür Evi Derneği’nde Kurucu Üyelik yaptı.

Alevi Kültür Dernekleri Kocaeli Şubesi’nde Denetim Kurulu Başkanlığı yaptı.

Gebze Hayır platformu,  Gebze sivil Toplum dayanışma platformu, Kocaeli Üretim Platformlarında katılımcı olarak görev aldı.

Röportaj, fotoğraflar, video: Cengiz Akgün

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.