2018 yılında 363 kadın öldürüldü
Eğitim-Sen Gebze Şubesi Kadın Sekreteri Ayla Aktürk, 2018 yılında 363 kadın eşi, sevgilisi, eski eşi veya sevgilisi, ya da aile bireyleri tarafından öldürüldüğünü açıkladı.
-005.jpg)
-012.jpg)
-002.jpg)
25 Kasım Gebze Kadın Platformu ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’ vesilesiyle dün kitlesel bir yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdiler. Gebze Şehit Numan Dede Caddesi başında toplanan 25 Kasım Gebze Kadın Platformu üyeleri kadınlara destek için Flormar işçileri ve çok sayıda vatandaş da katılarak destek verdi. Grup üyeleri sloganlar eşliğinde Gebze 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı’na kadar yürüdü. Burada ilk olarak Flormar işçilerinin bugüne kadarki yaşadıkları ile ilgili bilgi verildi. Ardından grup adına basın açıklamasını Eğitim-Sen Gebze Şubesi Kadın Sekreteri Ayla Aktürk yaptı.
342 KADIN TECAVÜZE UĞRADI
Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet artmaya devam ettiğini ifade eden Ayla Aktürk, “2018 yılında 363 kadın eşi, sevgilisi, eski eşi veya sevgilisi, ya da aile bireyleri tarafından öldürüldü. En az 870 kadın şiddet gördü. 342 kadın tecavüze uğradı. Son 18 ayda okula gitmeleri gereken çocuk gelin olmaya mahkûm kız çocuklarımızdan 21 bin 957’si resmi kayıtlara göre hamile. Boşanan kadınların yüzde 36,4’ü şiddet nedeniyle boşanıyor. Kadınların yüzde 44’ünün hiçbir sosyal güvencesi yok. Dünya ekonomik formu küresel cinsiyet uçurumu raporuna göre Türkiye 140 ülke arasında 131. Sıradadır. Her üç kadından biri şiddetin en az bir biçime maruz kalırken, şiddeti önlemek için daha da etkin mekanizmalar oluşturmak yerine siyasal iktidar 6284 No’lu Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesi Yasasını yok etmeye çalışıyor.
KADIN KADERİYLE BAŞ BAŞA BIRAKILIYOR
Aileyi korumayı önceleyen politikalar sonucunda ‘kadın’ adı bakanlık başta olmak üzere pek çok yerden çıkarıldı. Kadın yönelik şiddeti münferit gören tacizci, tecavüzü meşru kılan, istismarda rıza arayan, LGBT’lere yönelik nefret cinayetlerini savunan, erkeğin tekeliden bir aile ve ülke anlayışında kadın kaderiyle baş başa bırakılan bir bakanlığın üreteceği tek şey kadın düşmanlığıdır. Toplumsal yaşamı baştan aşağı dinselleştirmek, kadını kamusal alanlardan uzaklaştırmak amacıyla, sosyal politikalar diyanet eliyle dizayn eden, laik-seküler yaşamı yok eden ve kadın kazanımlarını hedef alan düzenlemeler yapılmak isteniyor. Aile ve dini rehberlik büroları, aile irşat merkezler, kadım cezası, cinsel istismarda rıza yaşı 12’ye düşüren tecavüz yasası, din adamlarının aile psikoloğu olarak görevlendirilmesi, müftülere resmi nikâh kıyma yetkisi verilmesi ve çocuk gelinlerin sayısının artması bunlardan yalnızca bazıları.
HER TÜRLÜ ŞİDDETİN SON BULSUN
Ucuz ve güvencesiz iş gücü olarak sermayenin her daim sarıldığı kadın emeği, ancak iş ve aile yaşamı uyuşturma amacıyla, esnek, parçalı istihdamın vazgeçilmez unsuru olarak, değersizleştirilerek istihdamda kendine yer bulabiliyor. Bugün aramızda olan Flormar işçileri sendikalı olup, haklarını aradıkları için patron şiddetine uğradılar. Derinleşen ekonomik krizin en ağır sonuçlarını biz kadınlar yaşıyoruz. Ekonomik kriz bizi işsiz, güvencesiz bırakarak daha fazla yoksullaştırırken her türlü şiddete de açık hale getiriyor. Her türlü şiddetin son bulduğu, tacizin, tecavüzün, istismarın, kadın cinayetlerinin, savaşın olmadığı, eşit, özgür, laik ve demokratik bir ülkede huzur ve barış içinde yaşamak hakkımız.” dedi. Yapılan basın açıklamasının ardından grup üyeleri olaysız bir şekilde dağıldılar.
Haber: Hanifi Surun
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.