“2016 iş kazalarıyla geçti”

“2016 iş kazalarıyla geçti”

MMO  KOCAELİ ŞUBESİ GEBZE İLÇE TEMSİLCİLİĞİ:“2016 iş kazalarıyla geçti” ** Makina Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi Gebze İlçe Temsilciliği...

MMO  KOCAELİ ŞUBESİ GEBZE İLÇE TEMSİLCİLİĞİ:

“2016 iş kazalarıyla geçti”

 

** Makina Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi Gebze İlçe Temsilciliği açıklamasında, 2016 yılının  yine iş kazalarıyla  geçtiği belirtilerek, “Geçen yıl 1970 emekçinin ölümüne neden olana "iş kazalarının" çok büyük bir bölümünde ne yazık ki haber değeri bile görülemedi.”denildi.

 

 

Makina Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi Gebze İlçe Temsilciliği tarafından yapılan açıklamada 2106 yılının  emekçi kesimler için  yoğun iş kazalarıyla geçtiği  belirtildi.

Açıklamada şunlar ifade edildi, “ Her yıl binlerce emekçi çalışma ortamından ya da çalışma koşullarından kaynaklanan nedenlerle hastalanıyor, sakat kalıyor ya da yaşamını yitiriyor. Emekçilerin yaşamını ve sağlığını kaybetmesine yol açan bu olaylar söz konusu “iş kazası” olduğunda bazen, “meslek hastalığı” olduğunda ise neredeyse hiçbir zaman resmi kayıtlara geçiril(e)miyor. Geçen yıl 1970 emekçinin ölümüne neden olana "iş kazalarının" çok büyük bir bölümünde ne yazık ki haber değeri bile görülemedi.

GERÇEKLER GİZLENİYOR

            Bir olayın “kaza” olarak nitelendirilebilmesi için öngörülemez / önlenemez olması gerekir. Oysa madenlerde, tersanelerde, inşaatlarda, atölyelerde, ofislerde, sınıflarda gerçekleşen tüm olaylar önceden öngörülebiliyor ve engellenme olanağı bulunuyor.  İş kazalarının takibi sürecinde de çoğunlukla gerçek sorumlular gizlenmeye, sorumluluklar iş güvenliği alanında çalışan uzman ve hekime yıkılmaya çalışılırken, iş yerini idari ve finansal olarak yönetmede söz sahibi olan işverenler ile denetimden sorumlu kamu otoritesi ise sorgulama dışı bırakılıyor.

2016 İŞ CİNAYETLERİ RAPORU

2016 iş cinayetleri raporunda da görüleceği üzere, iş cinayetlerinin inşaat, tarım ve taşımacılık gibi örgütlülüğün en az,(Sendikalaşma Oranı: İnşaat İş kolu: %2,54, Taşımacılık %7,49, )  taşeronlaştırma, esnek çalışma, mevsimlik ve kayıt dışı çalıştırma uygulamalarının en yaygın olduğu, kuralsız çalışmanın kural haline geldiği iş kollarında yoğunlaştığı dikkat çekmektedir. Buna paralel olarak dünya üzerinde sendikal örgütlenmenin hak sayıldığı ve emekçilerin çoğunluğunun örgütlü olduğu, Norveç, İngiltere, Fransa ve Almanya'da yüz binde 0,4-2 arası gerçekleşirken bu oran sendikalaşma oranı açısından OECD üyeleri içinde sonuncu olan ülkemizde 2016 yılında yüz binde 9,61 olarak gerçekleşmiştir. İlimizde ise bu oran yüz binde 15,01 olarak gerçekleşmiştir.  Bu veriler bile başlı başına ölümlerin ancak örgütlü mücadele ile engellenebileceği ve hak arama mücadelesinin önemli bir parçası olduğunu göstermektedir.

KOCAELİ İÇİN RAPOR HAZIRLANIYOR

Haziran 2012'de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği yasasının yayınlaması sonrasında kamuoyunda İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğinin önem kazandığına dair bir yanılsama da meydana gelmiştir. Ancak veriler ölümlerin önlenmesi için gereken adımların atılmadığını göstermektedir.

Komisyonumuzun bir diğer amacı da ilimizde meydana gelen iş cinayetlerini incelemek ve kamuoyunun yanlış yönlendirilmesini önleyecek raporlar hazırlamaktır.

Komisyonumuz iş cinayetlerinde yaşamını yitirenlerin ailelerinin de hukuki mücadelesini desteklemeyi hedeflemektedir.

Bu amaçları gerçekleştirmenin ise tek bir yolu vardır o da başta sendikalar ve meslek örgütleri olmak üzere emekten yana tüm kesimlerin birlikte mücadele etmesidir.

KAZALARIN NEDENLERİ ORTADAN KALDIRILMALI

İş cinayetlerini önlemenin yolu onu yaratan nedenlerin ortadan kaldırılmasıyla gerçekleşebilir. Yani çalışma düzeni içerisinde işçinin, emekçinin insanca yaşamını sürdürebileceği bir üretim düzenini sağlamak gerekiyor. Burada rekabet edemiyor olabilmek, maliyetler gibi nedenlerin hiçbirisi mazeret olamaz. Bir ekonomi, üretim sistemi bütün bunların hepsi insan içindir. İnsanları öldürmeden üretim yapamıyorsanız o zaman sizin üretim sisteminizde bir yanlışlık vardır. Bugün öldüren, kapitalizmin geldiği süreçtir. Buna mahkûm değildir insanlık. Ölmeden de üretim yapılabilir. İnsanlık, insanca yaşayacak sömürüsüz bir düzeni de kurabilir. Bizim önümüze sanki bundan başka bir yol yokmuş, mecburen bunlar yapılmak zorundaymış, işçiler ölmek ya da sömürülmek zorundaymış gibi bir durum dayatılıyor. Bu asla kabul edilemez. Burada tek bir mesele vardır. O da bir sınıf mücadelesidir. Bu kadar cinayetin olmasındaki önemli etken de sınıf mücadelesinin zayıf olmasıdır. Dolayısıyla burada yapılması gereken bu mücadelenin yanlışlarını da dikkate alarak yeniden en etkili bir şekilde nasıl bir mücadele örgütlenir? Bunun çabasını göstermektir…”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.