+1 Farkla Hayata Değer Katanlar
21 Mart Down Sendromu Günü, dünya genelinde genetik bir farklılığın ötesinde sevginin ve "+1" farkın hayata kattığı derinliğin simgesi olarak kabul ediliyor. Radyo K.İ’ye konuk olan Kocaeli Gündüz Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi Müdürü Ebru Aygün Dilek, bu anlamlı günde Down sendromuna dair doğru bilinen yanlışları ve toplumun üzerine düşen görevleri mercek altına aldı.
Down sendromunun bir hastalık değil, tamamen genetik bir farklılık olduğunu vurgulayan Aygün Dilek, Down sendromunun insan vücudundaki 21. kromozomun hücre bölünmesi esnasında ayrılamayıp üç adet olmasıyla ortaya çıktığını anlattı. Aygün Dilek, 21 Mart tarihinin biyolojik olarak 3 adet 21. kromozomu temsil ettiğini belirterek, bu +1 kromozomun bireyin fiziksel ve bilişsel özelliklerinde kendine has bir imza bıraktığını belirtti.
ERKEN EĞİTİMİN SOSYAL YAŞAMA ETKİSİ
Ebru Aygün Dilek, eğitim sürecinin bebeklikten itibaren aile sevgisi ve doğru iletişimle başlaması gerektiğini dile getirdi. Tanı alındığı andan itibaren uzman desteğiyle yürütülen fizyoterapi, duyu bütünleme ve zihinsel gelişim eğitimlerinin önemine değinen Aygün Dilek, bu sürecin bireyin ileride kendi ayakları üzerinde durabilmesi için temel oluşturduğunu söyledi. Erken dönemde nitelikli eğitim alan çocukların ayakkabı bağlamak gibi öz bakım becerilerini çok daha hızlı edindiğini vurgulayan Aygün Dilek, bu sürecin, bireylerin toplumsal yaşama katılımını artırarak onları sosyal açıdan çok daha aktif kıldığını ifade etti. Ayrıca Aygün Dilek, akranlarıyla birlikte eğitim gören bireylerin özgüveninin arttığını, toplumun geri kalanının da empati ve sabır gibi önemli değerleri kazanarak daha bilinçli yetişkinlere dönüştüğünü sözlerine ekledi. Down sendromlu bireylerin geniş bir duygu yelpazesine sahip olduğunu hatırlatan Aygün Dilek, onların da acıkınca ağlayabildiğini, ergenlikte bunalım yaşayabildiğini, aşık olabildiğini veya hayal kırıklığına uğrayabildiğini hatırlattı. Aygün Dilek, toplumun Down sendromlu bireylere karşı korumacı veya çocuksu bir dil yerine normal davranmasının, acıma duygusuyla yaklaşmamasının ve onları sabırla dinlemesinin en büyük destek olacağını vurguladı.
BAŞARI HİKAYELERİ VE TOPLUMSAL KATILIM
Aygün Dilek, günümüzde Down sendromlu bireylerin fast food zincirlerinden kafelere, memurluktan özel sektöre kadar pek çok alanda başarıyla çalıştığını belirtti. Pablo Pineda gibi üniversite bitiren öğretmenlerin yanı sıra Türkiye'den de örnekler veren Aygün Dilek, milli sporcu Berk Can Bulut, dünya rekortmeni Emirhan Akçakoca ve Avrupa şampiyonu İrem Öztekin gibi isimlerin bu alandaki sınırları zorladığını hatırlattı. Ebru Aygün Dilek, ailelerin çocuklarını saklamadan eğitim süreçlerine dahil etmelerinin ve psikolojik destek almalarının bu başarıların en önemli anahtarı olduğunu söyleyerek konuşmasını tamamladı.
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.