1. YAZARLAR

  2. İsmail Kadı

  3. FUKARALIK BELGESİ
İsmail Kadı

İsmail Kadı

Yazarın Tüm Yazıları >

FUKARALIK BELGESİ

A+A-

 

“Yoksulluğun belgesi olur mu?”  derseniz, zor bir soru.

Böyle bir soruya cevap bulmak insanı zora sokar.

Milli geliri on bir bin dolara çıkartan bir ülkede normal koşullarda yoksulluk olmaz.

On bir bin dolar geliri olan bir aile yıllık Türk parasıyla 20 bin lira gelire sahip olur.

En son duyduğum kara propaganda da hükümet büyüğümüz ekmeğin CHP tarafından karneyle verildiği günleri vatandaşa anlatıyordu.

O günleri yaşayan kaç kişi hayatta kalmış?

Ancak bu sözler çokça alkışlanmıştı.

Bahse konu olan yıllar cumhuriyetin kurulduğu 1930’lu yıllardı.

Ülke uzun bir savaştan çıkmış, eğitim, sağlık, altyapı; hiçbir şey yok, toprağını sürecek erkekler, Çanakkale’de, Sarıkamış’ta, Balkanlar’da, Yemen’de şehit olmuştu.

Sağ kalanlar ise sakat kalmıştı.

Birinci dünya savaşı ve ardından kurtuluş savaşı yaşandı.

1930’lu yıllarda Avrupa’da başlayan krizle birlikte yeni bir savaşın ateşi fitillendi.

Her iki savaşın tüm acılarını yaşamış, Mustafa Kemal Atatürk ile İsmet İnönü tüm ihtimalleri göz önünde bulundurarak ikinci dünya savaşına girmedikleri halde, savaşın uzun sürme ihtimaline karşılık aldıkları bir dizi önlem içerisinde ekmeğin karneye bağlanması da yer aldı.

O günün savaş koşullarını bugün istismar yapan siyasiler CHP’yi, ekmeği karneye bağlamakla eleştirmişti.

Gelelim bugüne…

Savaş yok.

Ancak yoksullara ucuz ekmek dağıtımı karneye tabi tutuldu.

Yolsuzluğun olduğu bir yerde yoksulluk kaçınılmazdır.

Dünyada en fazla yoksulu olan ülkelerin başında  Müslüman ülkeler gelmekte.

Birileri çok zengin olunca, geriye kalan büyük çoğunluk yoksullaşır.

Kocaeli gibi sanayi kentinde 20 bin kişiye ucuz ekmek kartı dağıtmak, yoksulluğun belgelenmesi demektir.

Perşembe günü Gebze’de bir fırından ekmek alırken, genç bir bayanla fırın işletmecisinin arasında geçen tartışmaya tanık oldum.

Genç bayan indirim kartı olmadan fırından ekmek almaya geldi.

İşletmeci de kart olmadan ekmek veremeyeceğini söyledi.

Genç kadının gururu incinmiş olmalı ki, “bir ekmek için yalan mı söylüyorum?” diyerek fırından ayrıldı.

Herkesin hayatında bir değil birden çok hikaye var.

Yoksula indirimli ekmeği reva görenlerin unuttukları bir konu var.

Yoksullar ekmek dışında başka bir şeylere  ihtiyacı yok mu?

 

Gelişmiş ileri demokrasinin ölçüsü, ucuz ekmeğe talim etmek midir?

Bu yazı toplam 255 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.